Sayfalar

25 Ağustos 2006 Cuma

Siemens’i sevmek, LG ile flört etmek

Marka bağımlılığı şekilcilik değil. Belki 20’li yaşlara kadar böyleydi, ama 30’larda bu farklı bir anlam kazanıyor. Bağımlı olduğumuz markalar, tercihlerimiz, beklentilerimiz, yaşam tarzımız ve duygularımıza hitap ediyor. Satın alma kararını verirken marka ve ürünün kalitesine duyduğumuz güvene, imaj ve vaatlerine duyduğumuz sevgi de ekleniyor. Bir marka değil değer satın alıyoruz.
Nereden geldi aklıma? Geçenlerde telefonumu değiştirmek zorunda kaldım. 3 yıldır severek kullandığım Siemens M55’im yavaş yavaş teklemeye başladı. Günlerce tüm mağazaları dolaştım ve sadece Siemens marka telefonlara baktım. Bir türlü M55’imin yerini alacak bir model bulamadım. Renkli, spor ve trendy bir telefondu M55. Siemens’te bu tarz yeni bir modele rastlamadım. 2 kez M55’ten tekrar almaya yeltenip vazgeçtim. Sonunda LG Chocolate’ı beğendim çok. Ama Siemens’ten vazgeçmek istemedim ve sonuç olarak çok da bayılmayarak bir Siemens CF75 aldım. Aklım ise LG’de kaldı.
Telefona çok para vermeyi sevmeyenlerdenim. Düşüyor, kayboluyor yada çalınıyor. LG’nin bu modeli bu kadar pahalı olmasa alır mıydım diye düşünüyorum?!?! Alırdım sanırım… Modeller, reklamlar ve marka imajı çok etkileyici… Sanırım yeni bir aşk doğuyor aramızda… Şimdilik Siemens’i aldatmadım ama LG, Siemens’in boş bıraktığı kulvarda koşuyor.

Hiç yorum yok: