Sayfalar

18 Eylül 2006 Pazartesi

Okulun ilk günü, ilk okul günü

Bugün okullar açıldı. Okulun ilk günü, ilk okul günü... Boracık 1. sınıfa başlıyor. Haftalardır heyecanla beklediğimiz, özenle hazırlandığımız okulumuz açılıyor. Teoride olaya topyekün hazırız. Dede ve anneannemiz de bu ilk günü bizimle yaşamak için aramızdalar. Akşamdan son kez kontrol edilerek yan yana dizilen rengarenk okul giysilerimiz hazır. İtina ile açılmış kalemler, hiç aşınmamış silgi çoktan çantadaki yerini aldı. Hem bunların hepsini Bora kendisi düzenledi. Action Man’li mavi komando çantasına itina ile yerleştirip 3 kez kontrol etti.

Sabah hep birlikte yapılan kahvaltıdan sonra okulun yolunu tuttuk. Törenler, sıra olmalar derken hoop hadi sınıfa. İlk dersin ardından zil çaldı ve koşarak bahçeye dağılan irili ufaklı yeşilli turunculu çocuklar. Bora da geldi. Anaokulundan arkadaşları ile aynı sınıfta olduğu için çok mutlu. Üstelik tenefüste oyun parkında oynayacak. Ya biz? Onu öpüp tekrar derse uğurladık. Ben anne olarak küçük bir ayrıcalıkla sınıfa kadar eşlik ettim oğluma. Sıraya oturunca sanki daha mı büyük gözüküyor ne?

Küçüçük bebeğim artık okul sıralarında. İçimde büyük bir gurur ondan daha da büyük bir heyecan ve bolca da burukluk var. En son artık anne sütünü kestiğimizde hissetmiştim bu duyguyu. O zaman da aynı ayrılık hüznü sarmıştı içimi. Hiçbiri ayrılık değil oysa, sadece büyüyor Boracık. Sevgiyle sarmalanmış kozasından, rengarenk bir kelebek olarak çıkıyor yavaşça. Okuldan ayrılırken, heyecandan bitap düşmüş dizlerimin, bacaklarımın vücudumu taşımakta zorlandığını fark ettim. Ömrünün her günü böyle güzel ve neşeli geçsin canım oğlum.

Hiç yorum yok: