Sayfalar

30 Ağustos 2006 Çarşamba

Bul ve etiketle!

wikimapia sitesinde yer alan dünya haritası üzerinde herhangi bir noktaya, yapıya ulaşmak ve etiketlemek çok kolay. Etiketleri tüm kullanıcılar paylaşıyor. İstanbul için bir çok etiketleme yapılmış. Tanıdık yerleri bulup etiketleyin.. eğlenceli ve kolay. (istanbul'un 1,5 yıl önceki haritası bu)

25 Ağustos 2006 Cuma

Siemens’i sevmek, LG ile flört etmek

Marka bağımlılığı şekilcilik değil. Belki 20’li yaşlara kadar böyleydi, ama 30’larda bu farklı bir anlam kazanıyor. Bağımlı olduğumuz markalar, tercihlerimiz, beklentilerimiz, yaşam tarzımız ve duygularımıza hitap ediyor. Satın alma kararını verirken marka ve ürünün kalitesine duyduğumuz güvene, imaj ve vaatlerine duyduğumuz sevgi de ekleniyor. Bir marka değil değer satın alıyoruz.
Nereden geldi aklıma? Geçenlerde telefonumu değiştirmek zorunda kaldım. 3 yıldır severek kullandığım Siemens M55’im yavaş yavaş teklemeye başladı. Günlerce tüm mağazaları dolaştım ve sadece Siemens marka telefonlara baktım. Bir türlü M55’imin yerini alacak bir model bulamadım. Renkli, spor ve trendy bir telefondu M55. Siemens’te bu tarz yeni bir modele rastlamadım. 2 kez M55’ten tekrar almaya yeltenip vazgeçtim. Sonunda LG Chocolate’ı beğendim çok. Ama Siemens’ten vazgeçmek istemedim ve sonuç olarak çok da bayılmayarak bir Siemens CF75 aldım. Aklım ise LG’de kaldı.
Telefona çok para vermeyi sevmeyenlerdenim. Düşüyor, kayboluyor yada çalınıyor. LG’nin bu modeli bu kadar pahalı olmasa alır mıydım diye düşünüyorum?!?! Alırdım sanırım… Modeller, reklamlar ve marka imajı çok etkileyici… Sanırım yeni bir aşk doğuyor aramızda… Şimdilik Siemens’i aldatmadım ama LG, Siemens’in boş bıraktığı kulvarda koşuyor.

MUSIC EVOLUTION

Arkadaşımın yolladığı nefis animasyon LG filmi...

24 Ağustos 2006 Perşembe

SİMLİ KARTPOSTALLAR

Eskiden bayram, yeni yıl geldi mi kartpostal yollardık sevdiklerimize. İlkokuldan liseye kadar azalarak devam etti bu alışkanlık. Listesi olurdu kart gönderileceklerin. Okul çıkışı bir heves koşardım kırtasiyeye. Göndereceğim kişilere göre seçerdim kartpostalları. Kırtasiyelerin kah önünde kah içinde boylu boyunca kartpostal standları olurdu. Çocuk resimlisi, kardan adamlısı, yılbaşı çamlısı ve simlisi.




En çok bu simlileri severdim. Eliniz üstünüz başınız sim içinde kalırdı.Klişe sözler yazardık bunlara en özenli yazımızla:
"Biricik Arkadaşım, yeni yılını kutlar derslerinde başarılar dilerim" yada
“Canım Arkadaşım, Senin ve ailenin Bayramını kutlar, mutluluk ve başarılar dilerim.” yazılırdı.Tanesi 75 kuruştan alınan pullar yalanarak yapıştırılır, postanede sıra beklenirdi “Yurtiçi” kutusunun önünde. Beğendiğimiz kartpostalları biriktirir koleksiyon yapardık, bir şeker ya da çikolata kutusu içinde. Peçete koleksiyonu da olurdu kaçınılmaz biçimde. Misafirliğe gidilen evlerden özenle alınırdı.Kartpostallar eskide kaldılar. Geçmişin, yaşanmış saf dostlukların anıları olarak. Simlerinin parıltısı, bedenlerine göre orantısız büyük kafalı pembe yanaklı sarışın çocukları, gülümseyen noel babaları ile… Durup dururken özledim onları..

22 Ağustos 2006 Salı

my left foot

geçtiğimiz Pazar Armutlu'da minik oğlumu aniden beliren koca dalgalardan korumak adına, sığ ve taşlık kıyıdan denize hesapsız bir atlayış yaptım. Denizden kahraman olarak çıkmakla birlikte, sol ayağımda korkunç bir ağrının da bana eşlik ettiğini farkettim. Topuk eklemlerimi fena hırpaladığım (distorsiyon) için doktor 7 gün istirahat verdi ve 3 hafta bu ayağa basma dedi. 2 gündür hilafsız yatıyorum. Ev insanı olmadığım için inanılmaz yıpratıcı bi durum. Günde ortala 2-3 film ve dizi ile sayfalarca kitap, sayısız web sitesi tüketiyorum. Çok fena çok sıkıcı sürekli yatmak :( kanapede izim çıkacak:)

dansı akıllara zarar, sesi evlerden ırak olası kişi


ajdar da kesinlikle olmadık işler peşinde! allam o ne özgüven o ne maymunluk öyle. tipine, dansına, şarkı sözlerine, sesine ayrı ayrı hasta olunası bi insan bu...

-çiktaa çiktaa çik çikitaa çikita muzzzz!! grup olalım gruupp, şurup olalım şuruupp!!

ağlamak istiyorum...

17 Ağustos 2006 Perşembe

Meraklısına Reklam Çekimleri

Professional Photoraphic Represantation - kısa adı ile pprtürk adlı sitede türk reklam fotoğrafçılarının portfolyoları ve tanıtımlarının yanısıra, ajansların hangi müşteri için hangi fotoğrafçıyla çalıştığı, son zamanlarda hangi çekimlerin yapıldığı, çekimlerde saç, makyaj ve sanat yönetmenliğini kimin yaptığı gibi bilgiler yer alıyor. Aylık bültenlerden yeni reklam fotoğraflarını inceleyebiliyorsunuz.
Reklam fotoğrafı çekimi için teklif almak mümkün... temmuz ayı bülteni için >tıklayın...

14 Ağustos 2006 Pazartesi

Bilim Merkezi

Şişli Belediyesi Bilim Merkezi’nde açtığı “Sindirim Yolculuğu” deney biriminde çocuklar sindirim sisteminin içinde dolaşıyor. Dünyada içine girilip gezilebilen ikinci sindirim sistemi modeli olan “Beslenebilirim Sindirim Yolculuğu” altı odadan oluşuyor. Buna benzer pek çok eğlenceli deneysel aktivitenin yer aldığı Bilim Merkezi alan olarak küçük ancak çocuklar için eğlenceli ve eğitici bir yer.

eyes wide open

Avusturyalı ROX Energy Drink'in promosyon olarak hazırlattığı uyku maskeleri çok komik olmuş. Kocaman açılmış gözlerle uyuma esprisi çok güzel gerçekten :) Burada da dağıtsa keşke bir firma. Malum yurdumuzda otobüs ve tren seyahatlerinde koltuk arkadaşımızın yankesici olma ihtimali var! Korkmadan yer-içeriz ikram ettiği şeyleri ilaçlı da olsa, mis gibi uyuruz ama korkmayız. tırsar adam gözleri görünce :D
kaynak:coloribus

11 Ağustos 2006 Cuma

hergün mutlaka!! :D


ilginç bir video. kızımız 3 yıl boyunca hergün kendi fotoğrafını çekip film yapmış. şaşırtıcı olan pozisyonunun hep aynı olması. gözlerdeki ifade hiç değişmiyor mesela.
Director: Ahree Lee
Music: Nathan Melsted
Festival Screenings
Audience Award: Second Place, Experimental Film Fest New Haven
Jury Award: Honorable Mention, Experimental Film Fest New Haven
Official Selection, Light Plays Tricks 6 Short Film Festival (2003)
Official Selection, Los Angeles International Short Film Festival (2004)
Official Selection, Film Fest New Haven (2004)
Official Selection, Silver Lake Film Festival (2004)

yeter!! benecoL

kabızlığını dünyaya activia ile ilan eden yurdum insanına saçma sapan bir sağlık ürünü daha. yiyorsun lahmacunu, kızartmayı.. içiyorsun üstüne kalbim benecol'ü, oohh!! kolestrolden eser yok :) ürünün saçmalığı bi yana nasıl olmuş becerip bu kadar kötü bir reklam yapabilmişler hayret doğrusu? millet işi gücü bırakıp birbirini arıyor:
- kalbim benecol
- tamam benecol!!
- her gün mutlaka!!
falan diyor.

anlayamadığım hadi ajans getirdi sana bu reklamı marifet gibi, hiç mi biri çıkıp -ne bu şimdi demedi? aa harika! süpper orrcinall bi fikir!! diye mi atladınız? pes doğrusu?
- kalbim benecol
- aloo?? kalbim kim?
- hahayt benecol!
- alo kimsin?
- nıhahaaa haaa benecol!!
- manyak mısın nesin. töbe töbe.. dııt..

10 Ağustos 2006 Perşembe

Art of the Can Contest


RedBull'un teneke kutu tasarım yarışması. Geçen yıl Efes Pilsen benzer bir yarışma düzenlemişti. RedBull projelerinin kalitesine bakılırsa adamların bu konuda epey bi yol almış olduklarını söyleyebiliriz.

3 Ağustos 2006 Perşembe

Sophie Toulouse

Süper bir grafik tasarımcı!.. Nike ve Madonna için yaptığı işleri mutlaka biryerlerde görmüşsünüzdür. Görmeyenler buyursunlar. Sanatçının birbirinden ilginç ve etkileyici tasarımlarına web sitesinden göz atabilirsiniz.. Sitede animasyonlara da yer verilmiş. ben bunu beğendim :)

RedBull Air Race İstanbul


RedBull Air Race web sitesinde yer alan videodan organizasyonun tamamını izleyebilirsiniz.
Gerçekten çok etkileyici ve kaçırılmayacak bir gösteriydi. Organizasyona ilişkin hoş olmayan birkaç nokta vardı. İlki ve en önemlisi saat 14.00'te başlayacağı duyurulan gösteri 15.30'da başladı ki zaten yarışların başlama saati 16.30'du. On binlerce insanın o sıcakta erkenden toplanıp gösteriye kadar boş boş bekletilmesi hoş değildi. Bu toparlanma ve bekleme süresinde ilgi çekici bir kaç aktivite ile zaman geriçirilmesi gerekirdi. Beklemekten sıkılıp çok ayrılan oldu.
Bir diğer olumsuzluk ise sunucuların saltanat kayığından yaptığı yayındı. Binmişler şatafatlı kayığa bir yandan Haliç'te geziniyorlar bir yandan da anlatıyorlar. Arkada bir adam kayığı çekiyor üstünde işli osmanlı cepkeni, kafada fes! olmuş mu? tüm dünya sizi izliyor.. bu mu Türkiye? Böyle mi tanıtıyorsunuz bizi! hayret ettik... :(

neden "olmadık işler peşinde ?"

tanıyanlar bilir, internet konusunda pek bir meraklıyım. blog furyası çıkar da ben de kıyısından köşesinden bulaşmaz mıyım? web sitesini yayınlayalı 2 yıl kadar oldu, ancak günlük olağan yoğunluktan ötürü çok da sık güncellemek mümkün olmuyordu.. ancak blog öyle değil, güncellemesi kolay ve interaktif. Adını "olmadık işler peşinde" koydum.. çünkü zamansızlık, iş ve özel yaşam yoğunluğu için de biliyorum ki olmadık işler peşindeyim :)