Sayfalar

26 Eylül 2006 Salı

SEN DE GEL OYNA SUSAM SOKAĞINA!


20 yaş ve üzerinde olanlar gayet iyi bilir Susam Sokağı'nı. Çocukluğumun unutulmazlarındandır. Videosuna rastlayınca nasıl sevindim, nasıl duygulandım anlatamam (of ya ağlıycam neredeyse). Oturup seyredişim geldi gözümün önüne. Dün gibi hatırlıyorum tipleri, olayları, şarkıları... Bunlar böyle hep neşeli, birlik beraberlik içinde yaşar giderlerdi. Edi'yle Büdü tartışırdı durmadan. Şarkıları da çok komik olurdu. Minik Kuş, Kurabiye Canavarı da vardı... Şarkılardan birisi şöyleydi;
- yağmurlu fırtınalı bir havaaaa!!
- şaşırdım yolumu karanlıkta
- bana söyler misiniz? nasıl gidilir susam sokağınaaa!!!
- olmuyor olmuyor olmuyooor dıışşiyynnn!
Ne masum ne temiz bir çocuklukmuş bizimkisi. Yazık bugünün çocuklarına..

24 Eylül 2006 Pazar

UydurMASYON

Web sitemizde "revizasyon" yapıyoruz dedi birisi birgün. Revizyon diyecekti ama daha havalı olsun diye böyle bir laf uydurdu kendince. Gazetelerde daha fazla "reklamasyon" yapmalıyız dedi biri toplantıda. Bunun "müşteri şikayeti" demek olduğundan habersizdi ne yazık ki. Bir diğeri bir fikri çok "ütopaz" buldu. Ütopik olduğunu düşündü ama böyle ifade etti. "IQ" gazetesine ilan versek dedi bir başkası "İK" yerine. Hayat "promasyon, deprasyon, ondülasyon, lokasyon, ultrasyon, dekarasyon" saçmalıkları arasında dönüp dururken konu hakkında iki satır yazıp, YETEEER! demek geldi içimden... Bu insanları böyle konuşmaya iten faktoring! [cansız manken Vahe demiştir bunu da] neydi?

23 Eylül 2006 Cumartesi

PDF Calender

2002'de Alman tasarımcılar Kai Heuser ve Antonio Vasile tarafından kurulmuş olan LOUNGE72™ ticari olmayan bir tasarım portalı. Zamanla 20 kadar tasarımcının buluşma noktası olmuş. PDF Calendar, 12 tasarımcının her ay için ayrı tasarımı ile sunulan eğlenceli bir online takvim. Her bir ayı pdf olarak siteden download edip print alarak kulanabiliyorsunuz.

Köpeğinizi sokaklara terk etmeyin

"NOT ALL DOGS GO TO HEAVEN" isimli kampanya; bakamadıkları, birlikte yaşamaktan sıkıldıkları gerekçesi ile köpeklerini sokaklara, açlığa ve ölüme terkeden insanlara sesleniyor. Her yıl bilinçsizce sahiplenilmiş yüzlerce köpek sahipleri artık onlarla oynamak istemedikleri için sokaklara bırakılıyor. Bunlardan birkaçını daha önce gördüm. Nereden mi tanıdım? Benim de bir köpeğim oldu ve tam 12 yıl ailenin bir üyesi olarak bizimle birlikte yaşadı. Dikkatlice bakarsınız çaresizce sahibini arayan, başını oksatmak için sabırsızca sokulan bu köpekleri, sevgiye muhtaç bakan acı dolu gözlerinden tanırsınız.

Arama motorlarından çeviri hizmeti

Google ve Alta Vista pek çok dilde çeviri hizmeti veriyor. Şimdilik Türkçe'yi destekleyemiyor. İngilizce biliyorsanız tüm dillerdeki siteleri bir kaç saniye içinde çevirip okuyabilirsiniz. Ya da metinleri copy paste ile anında çevirebilirsiniz.
İncelemek için tıklayın:
Google Translate
Alta Vista Babelfish

20 Eylül 2006 Çarşamba

Süper Gerilla "BEL FITIĞI"

Bir şehir efsanesi olan, İstanbul'da istisnasız tüm köprü, alt ve üst geçitlerde gördüğümüz bir yazıdır bu "bel fıtığı - 0555.487 66 ..". Altında mutlaka telefon numarası bulunur. Son 10 yıldır cep telefonu numarası yazılır. Ankara ve İzmit'te bile görmüşlüğüm vardır bu yazıyı. Nasıl örgütlenirler, neden hep benzer yerlere yazarlar, bu kadar çok bel fıtığı hastası mı vardır diye sayısız soru gelmektedir insanın aklına. Hem neden üst geçit ve köprülerdedir. İnsanlar sabah-akşam ordan oraya koşturmakta, yolda belde bir anda beli fıtık olmakta, acil olarak bir fıtık uzmanı mı aramaktadırlar?
Bu akşam Melis'le dönerken irdeledik olayı. Türlü yorumlarla pek bir eğlendik. Eve gelince, bir araştırayım bakalım neymiş aslı astarı dedim. Bir de ne göreyim? Meğerse bu numara "genelev vb. yerlerin" numarasıymış. Israrlı yorumlar var böyle olduğu konusunda. Şaşırdım önce, sonra takdir ettim adamları. Nasıl düşünmüşler? Nasıl uygulamışlar? Sürekliliği, ilgi çekmeyi, yayılmayı, açık havayı, yaya trafiğini nasıl irdelemiş ve değerlendirmişler? Üstelik tek kuruş ödemeden. Sonra bu bağımsız ve özgür eylemlerine neden "bel fıtığı" adını vermişler?
Bravo diyorum ve gördüğüm ilk numarayı arayıp, işin aslını bizzat öğrenmeyi düşünüyorum. Öğrenince yazarım tekrar...

19 Eylül 2006 Salı

Ömrümden uzun ideallerim var

ALS hastalığı nedeniyle artık yalnızca gözleriyle konuşabilen Suna Kıraç'ın kendi hayatını anlattığı kitabı. İnanılmaz güçlü, cesur, yurtsever, mütevazi ve akıllı bir kadının yaşam öyküsü var kitapta. Bir solukta okudum. Hayran oldum, böyle bir insanın bu şekilde hastalanmış olmasından ise büyük üzüntü duydum. Dilerim bir mucize olsun ve sağlığına kavuşsun.
Not: Kitabın yeni basımında bolca redaksiyon yapılması lazım. Sanırım Suna Hanım’ın doğum gününe yetiştirmek için acele edildiğinden pek düzeltme yapılamamış. Kendisi görüp düzelttirmiştir gerçi çoktan :) kitabı okuyanlar bilir...
ALS hastalığı nedir?
Tedavisi mümkün değil denen, "motor nöron hastalığı" olarak da bilinen Amiyotrofi Lateralskleroz (ALS) nadir görüldüğünden pek bilinmeyen bir hastalıktır. Kas ve sinir erimesi hastalığı olarak ta tanımlanır. Sadece motor nöronları etkilediği için beyin fonksiyonları bozulmaz, hasta ileri dönemlerde bile etrafta olup bitenin farkındadır ama tek bir kasını bile hareket ettiremez.

çok fena çizerim 2 - yaz bitti

klişe yorumlar yapmayacağım. yine bitti işte. her yıl olduğu gibi hüzünle yolculuyor, gelecek yıl özlemle bekliyoruz kendilerini...

18 Eylül 2006 Pazartesi

Okulun ilk günü, ilk okul günü

Bugün okullar açıldı. Okulun ilk günü, ilk okul günü... Boracık 1. sınıfa başlıyor. Haftalardır heyecanla beklediğimiz, özenle hazırlandığımız okulumuz açılıyor. Teoride olaya topyekün hazırız. Dede ve anneannemiz de bu ilk günü bizimle yaşamak için aramızdalar. Akşamdan son kez kontrol edilerek yan yana dizilen rengarenk okul giysilerimiz hazır. İtina ile açılmış kalemler, hiç aşınmamış silgi çoktan çantadaki yerini aldı. Hem bunların hepsini Bora kendisi düzenledi. Action Man’li mavi komando çantasına itina ile yerleştirip 3 kez kontrol etti.

Sabah hep birlikte yapılan kahvaltıdan sonra okulun yolunu tuttuk. Törenler, sıra olmalar derken hoop hadi sınıfa. İlk dersin ardından zil çaldı ve koşarak bahçeye dağılan irili ufaklı yeşilli turunculu çocuklar. Bora da geldi. Anaokulundan arkadaşları ile aynı sınıfta olduğu için çok mutlu. Üstelik tenefüste oyun parkında oynayacak. Ya biz? Onu öpüp tekrar derse uğurladık. Ben anne olarak küçük bir ayrıcalıkla sınıfa kadar eşlik ettim oğluma. Sıraya oturunca sanki daha mı büyük gözüküyor ne?

Küçüçük bebeğim artık okul sıralarında. İçimde büyük bir gurur ondan daha da büyük bir heyecan ve bolca da burukluk var. En son artık anne sütünü kestiğimizde hissetmiştim bu duyguyu. O zaman da aynı ayrılık hüznü sarmıştı içimi. Hiçbiri ayrılık değil oysa, sadece büyüyor Boracık. Sevgiyle sarmalanmış kozasından, rengarenk bir kelebek olarak çıkıyor yavaşça. Okuldan ayrılırken, heyecandan bitap düşmüş dizlerimin, bacaklarımın vücudumu taşımakta zorlandığını fark ettim. Ömrünün her günü böyle güzel ve neşeli geçsin canım oğlum.

12 Eylül 2006 Salı

Trafik

İstanbul'da yaşamanın en büyük bedeli "trafik" olsa gerek. Her sabah ve her akşam istisnasız katlandığımız, randevulara, havaalanına, toplantılara yetişmek için erkenden yola çıkarak saatlerimizi harcadığımız ulaşım çilesi... Bu akşam eşim ve K., Olimpiyat Standı'nda oynanan Galatasaray-Bordeux maçı için 20.15'te yola çıkıp 22.15'te kös kös eve geri döndüler :p Taa Şirinevler'den dönmüşler. Sebep duran, ilerlemeyen, delirten trafik! Evde TV karşısında mis gibi bira içip sohbet ederek maç izlemekde güsel :) yetinmesini bilene... (dakika 89 tek gol yok)

ikea - KOM IN I GARDROBEN

İkea gardrop sistemlerini ilginç bir site ile tanıtıyor. Soyunma odası kıvamındaki bu şık tasarımlar içinden ben tipler ve müziğe aldırmaksızın 4. kattakini seçtim. bakalım sizinki hangisi? >> adresi: www.kominigarderoben.se

bu da bizim ikea türkiye web sitesi.

8 Eylül 2006 Cuma

Diesel Heaven - microsite


Diesel'in 2006 sonbahar - kış kampanyası için hazırlanmış "Cennet" temalı microsite'ı Diesel Heaven ilginç olmuş. Biraz durağan olmakla birlikte, konsept odaklı çalışmakta ne kadar başarılı olduklarına bir kez daha ikna ediyorlar.

7 Eylül 2006 Perşembe

Le Cool Magazine Amsterdam

Haftalık olarak yayınlanan dijital dergi Le Cool Magazine, Amsterdam'ın büyülü ve eğlenceli yaşamına ışık tutan, alternatif şehir rehberi ve ajandası. Tasarımı ve sunumu çok etkileyici. Üye olarak düzenli olarak takip edebilirsiniz.
Hande Altaylı'nın "Aşka Şeytan Karışır" adlı bir çırpıda okunup biten kitabından...

günahı yalnız günahkârlar mı işler? kötülüğü sadece kötüler mi yapar? ahlâksızlık sadece ahlâksızların mı tekelindedir? yüzyıllardır aşkın insanoğluna yaptırdıkları için şeytan işi denilmiştir.
sol yanımızda?
omzumuzda?
içimizde?..
şeytan bunun neresinde!
aşka şeytan karışır. karışmamışsa o aşk değildir...


Kitabın sonu, ı-ıhh!

Google Trends

Google Trends, 1 yada daha fazla terimin seçilen zaman aralığında arama popülerliğini grafik olarak gösteren farklı bir uygulama. Zaman dilimini belirlemek için sağ üstteki alanlardan seçim yapmak gerekiyor. Grafiğin ölçeğinin olmaması devantaj, bu da olsa epey bir iş görürmüş. Uygulamaya örnek olarak "formula 1" yazıyoruz. Karşımıza çıkan grafikten anlıyoruz ki, 223 ülkede yayınlanan formula istanbul grandprix'i ile Türkiye'yi süper tanıttığımız koca bir yalan.

6 Eylül 2006 Çarşamba

United 93

11 Eylül saldırısında, kaçırılan 4 uçaktan hedefine ulaşamayarak Shanksville-Pennsylvania'da yere çakılan United 93 uçuş numaralı uçakta yaşanan can pazarını ve aynı gün ülkede yaşanan kaosu anlatan, sarsıcı film. Yönetmenliğini Paul Greengrass'ın yaptığı, ünlü hiçbir oyuncusu bulunmayan film, tüm komplo teorilerine ve propaganda söylentilerine rağmen, insanı derinden etkileyen bir anlatım ve gerçekliğe sahip. Kaybedilen hayat ve geleceklere duyduğumuz derin üzüntü ve Allah'ın adını sayıklayarak cana kıyan teröristlere duyduğumuz öfke ile göğsümüze kocaman bir yumruk yemiş gibi çıktık sinema salonundan. Kaçırılmaması gereken bir fim.
Not: Amerikan Ulusal Sivil Havacılık Dairesi Başkanı Ben Sliney, filmde kendisini oynuyor. Bu cehennem gününü, film için tekrar yaşaması inanılmaz..
Trailer:

5 Eylül 2006 Salı

çok fena çizerim

yıllardır doğru düzgün çizmiyorum. üniversitede eni konu uğraştığım karikatür tiplemeler, sadece sıkıcı toplantılarda aklıma geliyor. bu son toplantıdaki karalama. üşenmedim photoshop'ta renklendirdim. tarz-teknik falan yok ama fena olmadı :)aferin bana :p

Google image labeler

Google'ın image search özelliğini geliştirmek için başlattığı oyunun adı ve sitesi. Bu adrese girdiğinizde sistem sizi rastgele bir partnerle eşleştiriyor. Her ikinizin ekranında eşzamanlı olarak aynı fotoğraf görünüyor. Fotoğrafta gördüklerinizi yazıp, hızla etiketliyorsunuz. Partneriniz ile aynı tanımı kullanınca google resmi tanımış oluyor, puan veriyor ve bir sonrakine geçiyorsunuz. toplam süre 1,5 dakika. Siz eğlenirken, Google beleşe sistemini geliştiriyor. Çok akıllı bir iş yapmışlar. (ancak biraz yavaş sanki?)

1 Eylül 2006 Cuma

msn messenger: SAKLANMAYAN SOBE!

Olmadık işler peşinde bir bilgi işlem yöneticiniz olduğunu düşünüyorsanız, masum olmayan tüm sohbetlerinizi ya evinizden ya da webmessenger'dan yapın derim... internette, free yada trial yazılımları kolaylıkla download edilebilen tonlarca casus program ve çevremizde bu kadar meraklı insan varken sohbetlerimize çeki düzen vermekte ve önlem almakta fayda var...
Pek bir becerikli olan bu yazılımlardan birinin marifetlerine göz atalım:
Some key features of "Messenger Detect":
· Detect and record all MSN chats in your local network automatically.
· No need to install any client software on the target computers.
· Work secretly undetected by the target computers.
· Easy-to-use interface makes detecting and recording simple.
· Accessing and setting are all password protected
· Log is automatically saved as the same format as you see in the MSN Messengers including Instant messages with color and font, emotion icons and more.
· Search log very easily and efficiently.
· Edit log directly in Messenger detect
· Set your favorite color. 11 color themes provided!
· Export the rich text messages to a RTF file easily.
· Read recorded messages for you.
· Date time stamp is added on every recorded message.
Gördüğünüz gibi arkadaşlar bu iş şehir efsanesi olmayı aşıp, ayağa düşmüş bir yazılımın ucundadır. Bu iş bu kadar kolayken, her meraklı bilgi işlemci bir gün bunu tadacaktır gibi geliyor bana. Özel hayatın gizliliği, teknolojinin fettanlığına yenilmiştir... Bu oyunda saklanmayan sobedir, ebe için söylenecek sözler bu site için ayıp şeylerdir...