Sayfalar

29 Kasım 2006 Çarşamba

24 kampı


24'ün 2. sezonunu izlememiştik. 7 DVD'den oluşan setini alarak ekran başına kamp kurduk. Bir hafta boyunca her gece, her fırsatta izleyerek bitirdik. (Başımız göğe erdi) Ohh be! Özgürüz sonunda :)

21 Kasım 2006 Salı

PRAG II - TEREZİN'İN KÜÇÜK KALESİ - The Small Fortress of Terezin

Terezin'i Prag gezimizin en etkileyici, en unutulmaz anısı olarak hep hatırlayacağım. II. Dünya Savaşı'nda Gestapoların esirlerine ve elbetteki Yahudilere yaşattıklarının en acı yüzü ile karşılaştık burada. Belgesel ve filmlerden, kitaplardan öğrendiklerimiz ya da anladıklarımız, burada tanık olduklarımızla anlamını yitirdi. Yüreğimizi acıtan, boğazımıza yumruk yemiş gibi sarsan bir duygu bu. Burada yaşananların gerçek olduğuna, bir insanın bir diğerine bunları yapabildiğine inanmak mümkün değil. Terezin Kampı'nı gezerken Schindler'in Listesi filmi canlandı gözümde.

50-60 kişinin üstüste yaşadığı küçücük yığın hücreler, toplu mezarlar, karanlık hücreler, zavallı insanların hikayesini anlatan rehberler... Hücrelerin hemen yanında insanların kurşuna dizildiği idam alanı... Biraz ilerisinde mahkumlara işkence ile inşa ettirilen yüzme havuzu var. Bunu SS subayları ve ailelerinin eğlencesi için yapmışlar. SS'lerin sinema salonu da var... Yüreğimiz ağırlaşmış bir halde pek te konuşmadan ayrıldık kaleden.. Kalenin girişindeki 10 bin kadar mezarın bulunduğu ulusal mezarlıkta dua ettim.

Oradan yürüyerek 1,5 km ötedeki The Ghetto Museum'a gittik. Müze çok güzel planlanmış bir sergileme sistemine sahip. Kampta yaşayanların günlükleri, fotoğraf, resim, giysi, mektup, kimlik ve daha pek çok döküman vardı. Girişte kampta ölen 2 bin kadar çocuğun adının yer aldığı hol çok inciticiydi. Üst katta yer alan, çocukların kamp yaşamını anlatan sergi ve onların yaptığı resimler de öyle.. Beni derinden sarsan ve önünde dakikalarca kalakaldığım bir metin vardı. Özetle şöyleydi : "Kamp yaşamı en çok çocukları zorladı. Neden buraya getirildiklerini hiç anlamadılar. Her gün annelerine sordular... Neden buradayız, eve gitmek istiyorum... neden her yer kirli? neden bu siyah patatesi yemek zorundayım? süt, şeker, çikolata istiyorum... Anne beni bir şeyler ısırıyor, bu yatak çok pis kokuyor.." Bir anne olarak çocuğumu orada hayal etmeğe dahi dayanamadım... Bu çocuklardan 2 bin'i hiç bir zaman büyüyemedi...

8 Kasım 2006 Çarşamba

PRAG

Bayram tatilinde Prag'a gittik. Başta İtalya turu satın alıp, acentadan şüphelendiğimiz için (Bamtur - kesinlikle uzak durulmalı) son anda rotayı Prag'a çevirdik. İyi yapmışız. 2. Dünya Savaşı'nda hasar almayan tek şehir olan Prag'da tarihi doku çok iyi korunmuş. Şehir bir film seti gibi. Büyüleyici bir atmosfer var. Ortaçağ Avrupasında dolaşıyor gibi hissediyorsunuz kendinizi.

Tur curcunasını sevmediğimiz için Prag'ı kendimiz dolaştık. Melis gitmeden önce çok araştırma yaptığı için, nerede ne yapacağımız ile ilgili bir sürü döküman ve tavsiye ile gittik Prag'a. İnanılmaz çok yürüdük ama süper eğlendik. Prag ile ilgili anlatacak çok şey var, gitmeyi planlayanlar için de tonla tavsiye!

Nerede ne yapılmalı?

Eski Şehir:
- Charles köprüsünden geçilmeli, köprünün başındaki kuleye çıkılmalı ve şehre şöyle bir tepeden bakılmalı.
- Havelka sokağına gidilmeli, burada pazar kurulur, alınacak hediyeler için buradan alışveriş edilmeli. Cafelerde birşeyler atıştırmak koşulu olmadan kahve içmek mümkün!
- Torture Museum (İşkence Müzesi) mutlaka görülmeli. Biraz içiniz kalkacak ama eski çağların ilkel işkencelerine tanık olunmalı
- Meydandaki saat kulesi ve kuledeki saat başı havarilerin geçişi izlenmeli. Meydandaki tıka basa kalabalıktan faydalanarak kapkaç yapan insanlara dikkat edilmeli.
- Bu bölgede özellikle meydanda yemek yenmemeli. Garsonların tabağı bir kafanıza atmadıkları kalıyor. Ayrıca oturup kahve tatlı atıştırmak imkansız. İlla yemek yemelisiniz.
- Döviz bozdurma işlemi "exchange" isimli yerde yapılmalı. Burası şehirdeki en güvenilir döviz bürosu. Dikkat!! Döviz bozdurulan yerlerin önünde bekleyen ve yüksek kurdan para bozacağını söyleyenlere asla takılmayın. Bu konuda herkes bizi uyardı. Bunlar dolandırıcı. 2 Türk'ü dolandırdıklarını gördük. Adamlara Macar parası vermişler :(
- Burada fazla kalmak Gotik Zehirlenmesi! yapabiliyor. Eski Şehirde 1-2 günden fazla takılmak sıkıcı olabilir.

Yeni Şehir (Metro durağı - Mustek)
- Modern bir semt. Bilindik markaların mağazalarını birarada bulabilirsiniz. Boulevard Cafe'ya oturup, güleryüzlü hizmet ile bira içerek cadde seyredilmeli. (Debenhams'ın karşısında)
- Prag'ın geleneksel, meşhur Black Light Theatre bu semtte izlenmeli.
- Ulusal Müze dışarıdan görülüp fotoğraflanmalı. Asla gezmeyin, hayatımda gördüğüm en saçma ve gereksiz müzeydi. İçeride ulusal hiç bişi yok!

Andel (Metro durağı)
- Normal Çek insanlar burada takılıyor. Normal derken turistleri azarlamak yada sömürmek işi ile uğraşmayanları kastediyorum. Üşenmeyin, yemeğinizi burada yiyin. "Potrafena Husa" isimli şık tasarımlı pubda fish and cips yiyip, bira içip mutlu olacak, sempatik garsonlarına tip vermek için can atacaksınız.