Sayfalar

28 Aralık 2006 Perşembe

HOUSE TEDDY


tık.. tık.. Eric PRYDZ - Proper Education (Sebastian Ingrosso remix)

Hey loser !

Yeni yıl, bayram derken herkes birbirine bol bol e-card gönderiyor. "Rude Mountain"; ismi popüler e-card sitesi "Blue Mountain"ndan esinlenen, matrak, eğlenceli ve gerçekten kaba bir e-card sitesi. Börtü böcekli kart göndermekten sıkılanlara tavsiye edilir.

"AYNI" adlı roman

80'lerde çocuk olanlar hatırlar... TRT radyosunda "Arkası Yarın" programı vardı... Programda bir tiyatro oyununu, radyo uyarlaması ile dinlerdiniz. Kim bilir kaç gün sürerdi. Olaylar hep bir yerde kesilir, "arkası yarın" derlerdi. Sadece seslerden oluşan bu hikaye çocuk aklıyla gözünüzde canlanır, sesler hayalinizde vücut bulurdu. Fonda hep olayla ilgili bir takım efektler olurdu... Rüzgar sesi, kapı gıcırtısı, çaydanlık fokurdaması vs... Transistörlü Telefunken radyonun başında bunları merakla dinlerdim. Her programın başında spiker "bilmemkimin aynı adlı romanından uyarlanan şu eser" diye anons yapardı. Bir oyun biter başkası başlar bu anons tekrarlanıp dururdu. Saf akıllı ben şaşardım... -Demek her yazar adı "aynı" olan bir roman yazıyor- derdim... Yıllar sonra, küçüklüğünde bunu böyle zanneden çok insan olduğunu görünce için için hoşuma gitti..
Bitip giden bir yılın hüznünden midir nedir, bu aralar aklıma hep eski günler gelir oldu?

25 Aralık 2006 Pazartesi

WEB'DE MÜZİK DİNLE


bigu'da gördüm bunu... harika bir müzikçalar.. modunuza, türe, yıla göre seçip çalıyorsunuz. Sitenin adı musicovery... çok eğlenceli. A-ha - Summer Moved On'u dinledim şimdi.

audiogalaxy, müzik

Zamanında audiogalaxy vardı. 2001 yılıydı sanırım bu siteyi keşfettiğimde. Bir tür P2P mp3 download agent programı olan audiogalaxy ile her aradığınız parçayı bulmak ve indirmek çok çok kolaydı. Arama yaptığınızda müzik türlerine, sanatçıya vs. göre listelerdi. O müzik türü hakkında bilgi verir, benzer türleri refere ederdi. Bunda ilk indirdiğim parça Roger Sanchez'in şimdi adını hatırlamadığım bir parçasıdır. Zaman içinde buradan indirdiğim parçalarla inanılmaz bir arşiv yaptım. Bi zaman sonra telif hakkı vs. derken önce donduruldu sonra paralı oldu, sonra da yalan... Yerini kaZaa aldı. Bir süre de bunda takıldıktan sonra aradığımızı bulamaz hale geldik. Farkettik ki herkes eMule'da. Son 1 yıldır eMule'dan şarkı indiriyorum. Bugüne kadar indirdiğim müziklerle oluşturduğum arşivin büyüklüğü 15 GB'ı aştı. Diskler doldu taştı.

Bu akşam e-Mule'da Morcheeba - let me see'yi ararken bir anda aklıma geldi audiogalaxy... Duruyormuş hala... Hey gidi hey.

kar yağsın

Fotoğraf: Nuri Bilge Ceylan
Yarın kar yağışı bekleniyor. Dışarı baktığımda yarından sonra olacaklar gözümün önüne geliyor ve bugün "kar ve kış" için söylediğim tüm olumsuz sözleri geri alıyorum. Aklıma 2001 ve 2002 kışları geldi... Yollar, kaldırımlar, ulaşım berbat olmakla beraber, her yer öbek öbek bembeyaz örtü ile kaplanmıştı. Kara doymuştuk...

Kış çocuğu olduğum için belki de, karlı günleri özledim. Allah sokaktaki insan ve hayvanların yardımcısı olsun...

24 Aralık 2006 Pazar

ateş, ampul ve cam enjektör

Arada bir gözünü açabildiğinde, net olarak görebildiğin şey tepede sarı ışığını alabildiğince saçan çıplak ampuldür. Fonda ev halkının uğultulu konuşmaları, yem yiyen tavuklu çalar saatin tik takları ve televizyon sesi duyulur. Har har yanan sobanın sıcaklığı yüzüne vururken, geniş bir divanda burnuna kadar çektiğin battaniyenin altında bunalmış bir şekilde yatıyorsundur.

Hastalığın verdiği inanılmaz halsizlik ve ateşle yarı baygın yatarken, soğuk bir el alnına dokunup ateşini kontrol eder. “Ateşi düşmedi mi?” diye sorar dünyanın en güzel sesiyle annen, annesine. Onun sesini duyunca bütün gün döne döne yattığın divanda battaniyeyi sıyırıp gülümsersin. O da sana sıcacık gülümser ve kocaman bir öpücük kondurur alnına. İşten yeni dönmüş ve seni görmek için anneannenin evine uğramıştır. Onu görünce moralin düzelir ve biraz kendine gelirsin. Sana hazırladığı, içine ekmek doğranmış bol naneli yoğurt çorbasını zorla da olsa içersin.

Onlar yemek yerken kapı çalar. Kim olduğundan adın gibi eminsindir gelenin. İğneci “Uzun Bacaklı Feyzi Amca”dır gelen. Boyun kısa olduğu için değil gerçekten çok uzun boylu bir adamdır iğneci Feyzi. Pek konuşkan bir adam olmayıp, daima acelesi vardır. İğne yapılacak bir başka hastaya yetişmek için bisikleti ile yollara düşecektir işi bitince. Küçük siyah çantasından metal kapaklı iğne takımını çıkartır, içinden gerçekten uzun ve deliğini net bir şekilde görebileceğin kalın iğnesini alarak kaynatır. İğnesini kocaman cam enjektöre takıp, poponda yarım milimetrelik bir delik açar. Geride korkunç bir acı, popoda alkollü ıslak pamuk ve alkol kokusu bırakarak gider. 6 gün sabah akşam tekrarlanan bu işkence sonunda iyileşirsin.

Her kış, anneannenin evinde, oturma salonunda bu sahne tekrarlanıp durur. 80’lerin başında bizim oralarda çocuk olanların çoğu bunu benzer şekilde yaşamıştır…

Ebru ile konuşurken hatırladık bunu.

Dağda haftasonu

Nadasımı, Cuma günü yaptığım başıboş izin ve haftasonu Başdeğirmen Konakları'nda geçirdiğimiz hafta sonu tatili ile tamamlamış bulunuyorum.

Başdeğirmen Konakları, Kocaeli-Karamürsel'e 7 km mesafede (İstanbul'a 1-1,5 saat) Karapınar Köyü Vadisi içerisinde yer alan bir alabalık ve konaklama tesisi. Ormanın içinde mis gibi dağ havası alarak, sakin bir haftasonu kaçamağı için çok ideal. Burada ikiz villalardan oluşan dublex evlerde kalıyorsunuz. 10 adet villa var, 6 adet daha yapıyorlar. Bir de yaz sezonu için yüzme havuzu inşa ediyorlardı. Odalarda şömine, buzdolabı, tv, sıcak su, banyo ve merkezi ısıtma sistemi var.

Yemekler de harika... Kiremitte alabalık, köfte, kavurma,tavuk ve yine kiremitte kaşarlı mantar ve kızarmış peynir nefis. Kahvaltısı da ayrıca güzel.

Biz 3 yıldır her kış 8-10 aile toplanarak geliyoruz buraya. Böylece tesisi kapatarak bizbize vakit geçirebiliyoruz. Bol bol tavla, king ve tabu oynuyor, yürüyüş yapıyoruz. Çocuklar da birlikte çok eğleniyorlar. Seneye yine uğrayacağız, ama bu kez yazın. Çünkü havuzu ve güneşli güzel bir hafta sonunu doğada doyasıya yaşamak için.

Absolut Bling-Bling

Absolut Vodka, yeni yıl için sınırlı sayıda hazırladığı altın renkli özel hediye şişesi "Bling-bling"i tanıtıyor. Bu kokoş şişe ile tanışmak için web sitesine göz atın.

... ve bir de kokteyl tarifi:
ABSOLUT GOLDY ROSE
1 ölçü Absolut
10 sarı/turuncu gül yaprağı
Yarım limon suyu
Yarım ölçü bal
Soda

Gül yapraklarını ve balı viski bardağı içinde karıştırın. Absolut, limon suyu ve kırılmış buzu ekleyin, karıştırın. Üzerine soda ve kırılmış buz ekleyerek servis edin.

20 Aralık 2006 Çarşamba

15 ARALIK....KENDİNİ NADASA BIRAKMA

Son 3 ay durmaksızın koşturmaca, stres ve geç saatlere kadar süren süren çalışmalar içinde geçti. 24 dizisindeki gibi saniyelerin dink dink kafanızda öttüğü, bir yerden diğerine yetişmek için vücudunuz kadar aklınızın da koşuşturduğu bir çalışma dönemi... İşlerin bittiği, herşeyin geride kaldığı geçen Cuma yani 15 Aralık, özlemle beklediğimiz, hayalini kurduğumuz tarihti. İşte o Cuma ile başlayan ve etkisinin bir sonraki Cuma'ya kadar sürmesi beklenen (genelde 1 hafta sürer) nadas dönemindeyim. Böyle zamanlarda insan bir duruyor, tam duruyor... Sonsuz bir rahatlama, huzur, başıboşluk ve vurdumduymazlık basıyor insanı. İstemdışı bir durum bu. Zorlasanızda bünye "yok!! yeter!!" diyor. İndirimler tam gaz giderken, alışveriş dahi istemiyor canım:) O derece!?!?

10 Aralık 2006 Pazar

harika tuvaletler

Süper olmuş. İçerikten bişi anlamamakla birlikte Brezilya'da düzenlenen "Midia Indoor 2006" isimli bir yarışmada ödül alan işler olduğunu düşündüm. İngilizce sayfa da yapsalarmış keşke.

6 Aralık 2006 Çarşamba

hoops and yoyo


Hoops & Yoyo Hallmark'ın çok sevimli karakterleri. E-cardları ise çok eğlenceli.

TURKEY CINEMASCOPE


Nuri Bilge Ceylan'ın olağanüstü güzel fotoğrafları www.nuribilgeceylan.com adresinde görülmeli!

5 Aralık 2006 Salı

bunu da söyledim ya...

Oğlum ev ödevini yaparken ilgisi sürekli başka yerlerde. Sandalyede kıpır kıpır, kah dönüyor kah yatıyor. Dikkatini toplamakta zorlanıyor. Akşam, ben okuyorum o yazıyor. Bir kelimeyi yazarken zorlandı.. Defalarca tekrarladım, heceledim, harfleri sesleri vurguladım. Nnnladım, uuuuuladım, iiiiledim olmadı. En sonunda, henüz 2 aydır eli kalem tutmuş bu küçük adama
-Jojo'daki kahramanların isimlerini ezberleyeceğine, biraz okuma yap!
diye çıkıştım..
Bu ne şimdi ya?!?! Şaka gibi... Dilime biber sürücem...

4 Aralık 2006 Pazartesi

COSMOPOLİS

Anlamsız ve gereksiz insanların, anlamsız ve gereksiz konular hakkında atıp tuttuğu, ne zaman televizyonu açsam ya kendisi ya tekrarı ile karşılaştığım, ne idüğü belirsiz CnnTürk programı. Kendisini stil ikonu zanneden programın yapımcısı ve sunucusu Sevim Gözay, durmadan araba kullanan, laptopta bişiler yazan cool kadın triplerinde. İç bunalatan hatta daraltan, gereksiz bir Cosmopolitan özentisi...

3 Aralık 2006 Pazar

ANDERSEN'DEN MASALLAR

Yeni aldığımız masal kitabında sıkça;
• Kesin sesinizi! Bunu öyle kesin bir yetkelikle söylemiş ki...
• Çirkin ördek palazı
• Oğlan o kitapta doğanın tansıkları, anadilin önemi, inanç ile bilgi üstüne yazılı olan her şeyi okudu.
• Eski bir Yunan söylencesine göre…
Şeytanın -süt- leğeni adını taşıyan sarı renkli çiçek…
• Güneşin senin önceline, daha önce de onun önceline neler yaptığını gözümle gördüm.
gibi cümle ve kelimeler yer alıyor. Okurken hööo?!?! diyorum. Oğlumsa "O ne demek? Bu ne demek?" diye soruyor… Çoğu kez fark edip önceden bilindik bir terimle değiştirsem de, arada bir yakalanıyoruz bu entelektüel kelimelere.
Kitap aslında bildiğiniz “Andersen Masalları”. Çeviren ise Murat Alpar. Sağolsun Murat Bey epey bir zorlamış yani kendini çevirirken. Şimdi bu bir çocuk masal kitabı, bunları okuduğumuz adamlar 5-7 yaşlarında. Neden tansık yazıyorsunuz değil mi? Palaz ne sonra? Yavrudur o..
Ayrıca bu kitapta belkemiği, yabanelması, gugukkuşlar, yabangüvercinleri gibi imla kuralına aykırı biçimde yazılmış kelimeler de mevcut. Okurken rahatsız oluyorum. Bu dili sevmedim.
Ben annelere Her Güne Bir Masal kitabını tavsiye ediyorum. Bunu 3 kez baştan okuduk. Hala severek okuyoruz…

2 Aralık 2006 Cumartesi

happydent

ARAŞTIRMACI TELEVİZYON GAZETECİLİĞİ

Ne demektir ki bu böyle? Televizyon gazeteciliği nasıl bir hadisedir? Farklılaşmak değil garipleşmektir kanaatimce... Saçmalamaktır.