Sayfalar

28 Ağustos 2007 Salı

Oğlağın önde gideniyim. Fena mı?

İflah olmaz bir "OĞLAK"ım ben. Bu burç hakkında yapılmış ne kadar yorum varsa, hepsi benim için de geçerlidir. En önemli karakteristiğimiz işine titiz, çalışkan, inatçı, dayanıklı ve mükemmeliyetçi olmak. Peş peşe sıralandığında ne kadar da sıkıcı ve yorucu! Adı üstünde işte "OĞLAK". Kayalık tepelere tırmanan, zor koşullarda yaşamını sürdüren, dayanıklı, güçlü bir hayvandan almışız tüm özelliklerimizi.

Ama maalesef hayatı zehir edecek kadar katı bir mükemmeliyetçiliğe ve sorumluluk duygusuna sahip olduğumu inkar edemem. Dayanıklılığa gelince üstüme yoktur. Sanki programlanmış gibiyim. Forrest Gump gibi yani. Bu asla iş ile sınırlı bir güdü değil üstelik, her ne rol olursa olsun büyük küçük farketmez. Anne, eş, çalışan, evlat, komşu, dost, kardeş olarakda yüksek çıtalarım var. Uzar gider bu liste.

Kadınlığın doğasından gelen bazı kontrol edilmesi zor zaafları saymazsak pek öyle tavizlere, eeh'lere, "ayy yapamam"lara yer yok. Bir gün de "aammaan booşver!" demez mi insan? diyemem...

Tüm bunları şikayetçi olmak için söylemiyorum, aksine özellikle bir kadın olarak hayat karşısında bu kadar dayanıklı ve dimdik durabilmekten çok hoşnutum. Özgüven ve kendine saygının büyük bir erdem olduğuna inanıyorum. Güvenilir, sığınılabilir, tutunulabilir olmanın nesi kötü? Siz "gerçek ve samimi" olunca hayatınızda biriktirdiğiniz insanlar da "gerçek ve samimi" oluyorlar doğal olarak.

Sadece bu ara yoruldum sanırım. Hayatımın en uzun yazını yaşadım. Üst üste sıkıntılar, kötü haberler, tatil yapamamak beni yordu . Kendimle ilgilenmeyi, kendimi şımartmayı özledim. Bir süreliğine kepenkleri indirip "bencillik oyunu" oynamanın ne zararı var. Aksine zorunlu bir ihtiyaç olmuş demek ki, oturup kendimi kendime şikayet ediyorum.

Az daha unutuyordum. Tüm bu özelliklere birebir sahip ve neredeyse klonum sayılabilecek bir adamı seviyorum üstelik. O da bir oğlak. Tek farkımız birimiz sağ beyin, diğerimiz sol. Çoğunlukla Ying-Yang gibiyiz ama bazen iki inatçı keçiye parmak ısırtacak türden inatlaşmalar yaşıyoruz. Hani bir laf var, "bir ipte iki cambaz oynamaz" diye. Öyle bir oynuyor ki, tadından yenmiyor!! :))

2 yorum:

AycA dedi ki...

bu yazıyua nasıl geldiğimi sorma ! bilmiyorum..
yoksa senin koca kişin demi oğlak benimki gibi . bir ipte iki cambaz aynen bizde de..

OiP dedi ki...

:)) evet sorma, bizde iki oğlağız evde! çivi çiviyi söker lafı tam karşılıyopr bu durumu:D