Sayfalar

7 Şubat 2008 Perşembe

Hastayım...

Hastayım... Hem de fena hastayım.
Çok canı pek ve kolay kolay ıhhh! demeyen,
gripte nezlede asla izin alıp yatmayan ben,
bu sefer inim inim inler, yatak döşek uzanır vaziyette hastayım.
Nakavt oldum...
Tam tarifini şu yazımda anlattığım gibi hastayım....

Bademciklerim çiçeklenmiş iki yumruk halinde boğazımı döverken,
ne bir şey yutabiliyor ne de ateşimi düşürebiliyorum.
İki akşamdır acilde serum ve iğne bombardımanı altındayım.
İlk akşam 39'dan inmeyen ateşim bize sabahı sabah ettirdi.

Ateş nöbeti ile gelen titremelere karşın üstü açık yatmak zorunda kalmalar..
Çocuk gibi ağlaya ağlaya ılık duşa girip, kurulanmadan giyinip titreyerek uykuya dalmalar...
Üfff rezalet bir şey bu ateş...

Neredeyse 1,5 gün aralıksız uyudum.
Dünkü son ilaç ve serum bombardımanından sonra neyse ki ateşim düştü ve salondaki kanepeye yerleşerek, evdeki sosyal hayata katıldım.

Bora ve Can, U. eşliğinde mutlu mutlu oynuyor, kediler çocuklarla coşuyorlar.
Babam ve kocam her gün uğruyor.
Kalkıp iki satır birşeyler yapasım geliyor.
Sonra şuracıkta yatarken, arada tatlı bir uyku bastırıyor.

Doktor en az dört gün dinlenmelisiniz dediğinde içimden gülmüş ve yarın öğleden sonra işe giderim demiştim.
Nasıl da uydurmuşum....

Hiç yorum yok: