Sayfalar

6 Ekim 2008 Pazartesi

Aferin bana....

Bu yaz bol bol kitap okudum demiştim ya... İşte bunların kısa bir özeti:

Yahudi Efendi - Toksöz B. Karasu
Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerini anlatan kitapları çok severim. "Yahudi Efendi" bunlardan biri. Kitabı çok çok beğendim...

"Vahideddin’in meşru oğlu Ertuğrul’dan önce, Yahudi asıllı cariyelerinin birinden bir oğlu olur. Ancak sarayın bu çocuğu tanıması mümkün değildir. Adam Zakir adını verdikleri bu çocuk saraydan uzakta bir köşkte, Ermeni ve Müslüman öğretmenlerle büyütülür; bir yandan annesinden ötürü Yahudi kültürünü de öğrenmektedir. Ertuğrul’un kendisinin yerine padişah olacak olması Adam Zakir’in içindeki haseti beslerken, bir yandan da nefsini köreltmeye ve dinler arasındaki yolunu bulmaya çalışır.

Osmanlı İmparatorluğu’nun son yıllarını ve Cumhuriyet’in filizlendiği ilk yılları başarıyla anlatan Yahudi Efendi, dünyanın savaşlarla biçimlenen çehresini ve doğumundan itibaren huzurun peşinde koşan bir ruhun arayışlarını konu alıyor."

Veda - Ayşe Kulin
Ayşe Kulin, Osmanlı İmparatorluğu`nun son günlerinde, işgal altındaki İstanbul`da bir konakta yaşananları anlatıyor bu kitapta.
Yine harika bir anlatım, yine mükemmel bir öykü. Çok beğendim...

Sırça Tuzak - Nermin Bezmen
Bu kitabı satın aldığımda şu yazıyı yazmıştım. Kitabı okurken çok sıkıldım. Konu çok sıradan, betimlemelere boğulmuş anlatım bir süre sonra okuyucuyu da boğuyor. "Sadede gelmek için" sabırsızlanıyor insan okurken. Hani şu son günlerdeki TV dizileri var ya, ağır ağdalı gereksiz uzatılmış... Tam bir hayal kırıklığı.



Kurt Seyt & Murka - Nermin Bezmen
Nefis öykü "Kurt Seyt ve Shura"nın devam kitabı. Çarlık Rusyasında Muhafız alayı askeri olan yazarın dedesi Kurt Seyt'in gerçek, sıradışı ve tradejik yaşam öyküsünü anlatıyor.

1920'li yılların İstanbul'unda başlayan öykü, Seyit'in dinmeyen özlemlerini, inişli çıkışlı, durulmayan hayatını, yuh artık dedirten türden arabesk ötesi acılarla örülmüş yaşamını tüm detayları ile anlatıyor. İlk kitaba oranla biraz daha ağır bir dille ve çok fazla betimleme ile yazılmış olsa da, yakın tarih ve gerçek yaşam öykülerini sevenlerin kaçırmaması gereken bir eser.


Melekler ve Şeytanlar - Dan Brown
Dan Brown kitapları içinde okuma sırası gelmeyen bir bu kalmıştı. Nihayet becerip okuyabildim. Bekleneni veren, güzel kurgulanmış bir polisiye-macera kitabı. Öykü CERN (Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi) ve "Parçacık Hızlandırma Deneyi"nin çevresinde gelişiyor. İlginç ki bu deney geçtiğimiz ay hayata geçirildi. Enteresan...

Musa'nın Gülü - Ergün Poyraz

Bu kitap serisi nedeni ile Ergenekon tutukluları arasında olan yazar, bu kitabında Dışişleri Bakanı ve Cumhurbaşkanı adayı Abdullah Gül’ün geçmişini ve hakkında bilinmeyenleri gözler önüne seriyor.

İlginç ve belgelere dayalı iddialar içermekle birlikte, aynı olayı ve örneği defalarca, peş peşe tekrarlayan, aceleyle yazılıp yayınlanmış, bolca redaksiyona ihtiyacı olan kitabı dayanamayıp yarım bıraktım. Asla huyum değildir aslında...

Baba ve Piç - Elif Şafak

Uzun zamandır okunmayı bekleyen sansasyonel kitap. Bu Elif Şafak'la ilk buluşmam. Başlarda sıkıcı buldum ancak yarıdan sonrası hoşuma gitti ve ilgiyle okuyorum. Henüz bitmedi.

"Baba ve Piç, İstanbul-San Francisco hattında gidip geliyor: Müslüman-Türk Kazancı ailesiyle Ermeni asıllı Amerikalı Çakmakçıyanların 90 yıla yayılan öyküleri iç içe. Kederli bir geçmişi tamamen unutmak mı daha doğru, geçmiş bilincini beraberinde taşımak mı? Diğer yandan bir kadınlar romanı Baba ve Piç: Erkeklerin apansız ve açıklamasız ölüverdiği, geriye hep kadınların kaldığı bir sülaleden dört kuşak kadının hikâyesi. Anneannelerin, ciciannelerin, teyzelerin hafızalarıyla can bulan bu romanı severek okuyacaksınız." diyor tanıtımında...

Hiç yorum yok: