Sayfalar

31 Mayıs 2008 Cumartesi

Yediğim içtiğim benim olsun


Bu sabahki kahvaltı operasyonu için beni harekete geçirecek çok fazla işaret aldım.

Hayatta en sevdiğiniz yemek nedir diye sorsalar hiç düşünmeden “kahvaltı” derim. Kahvaltıda yediklerimi belki de günün geri kalanında yemiyorumdur. O derece…

Bora ile birlikte hafta içi de kahvaltı ediyoruz. Daha hızlı ve ve rutin bir şeyler atıştırıyoruz.
O nedenle hafta sonu kahvaltısının ayrı bir önemi var bizim evde.

Geçtiğimiz anneler gününde eşim “akşam yemeğe gidelim” dedi. Ben itiraz ettim.
“Bir hediye olacaksa eğer, kahvaltıya götür beni” dedim…

Dün ofiste Melis’le konuştuk. Sofra hazırlama ve süslemenin ne güzel bir şey olduğundan bahsedip, zamansızlıktan tabak-çatal-bardak üçgeninde teferruatsız sofralar hazırladığımızdan yakındık. Akşam nette gezinirken Cafe Fernando’nun kahvaltı yazısını gördüm. Yahu dedim, "tüm bunlar bir işaret, üşenme de şöyle süslü püslü bir sofra kur bu sabah".

Evin en çok sevdiğim köşesi olan mutfakta, güzel bir sofra hazırladım.
Vazgeçilmezim siyah zeytinlerimi sarımsakla tatlandırdığım özel zeytinyağı, kekik ve kırmızı pul biberle süsledim. Çayı demledim, Bora’ya ada çayı hazırladım.
Nefis bir kahvaltı oldu.

Geçen hafta sonu da Bayramoğlu’ndaydık. Balkonda yaptık kahvaltılarımızı.
Yemyeşil bahçe, kuş sesleri falan harikaydı.

Kim ne derse desin, güne nefis bir kahvaltı ile başlamak gibisi yok.

30 Mayıs 2008 Cuma

Önüm arkam sağım solum proje, Türkçe isim kullanan ebe

Haber başlığını gördüğümde, gözlerime inanamadım. Aynen şöyleydi:
"Sarıyer’in göbeğinde OksiZen Konakları"(!)

Bakar mısınız yaratıcılığa?? Oksi - ZEN
Bunu bulanlar hiç mi sesli okumadılar acaba?

Haberin devamı da adı kadar dumur. "İtalyan mimarisi ile konak yaşamının modern yorumu olarak projelendirilen OksiZen Konakları ..." falan feşmekan...

Bu işin çivisi çıktı gerçekten.

İtalyan stili konak yaşamını (nasıl bişi acaba?) OksiZEN adı ile pazarlayan süper zeka yatırımcımıza kolaylıklar diliyor, sizleri son zamanlarda pire gibi çoğalan abuk subuk konut projesi isimlerine şahane bir yazı döşenen Doğan Hasol ustadan yaptığım alıntı ile başbaşa bırakıyorum (...)

"Son zamanlarda konut yapımı hız kazandı. Bunda faizlerin düşmesiyle birlikte bankaların konut kredisi verebilmesinin ve belediyelerin kolayca yeni konut alanları açmasının rolü var. Böylece, konut sektörü küçük yapsatçılardan büyük gayrimenkul yatırım ortaklarına geçiyor. Daha büyük alanlarda daha çok sayıda konut.. toplu konutlar, siteler...
Buraya kadar olanlar doğal...
Ancak bu sitelerin adlarında bir çarpıklık var. Dilerseniz örneklerle anlatalım derdimizi.

İşte konut adlarından abecesel sıralamalı örnekler...
Bunların tümü Türkiye'de:
Alice Village
Almondhill (badem tepesi demek oluyor. proje Acıbadem'de ya...)
Ataşehir Residence
Bautek Kuğu Evleri
Burj El Turco
Evidea
Flora Residence
Fms Park Village
İncity
İstanbul Apartments
İstanbulbis
Kempinski Residence
Astoria
Kentplus
Mashattan
Mega Kent
Millenium Park
My Country
My Town
My World
Narcity
Nautilus Residence
Power Center
Şelale Premium Residence
Terrrace Fulya Residence
Uphill Court
Yakacik Country Villalari
Yeshill Göktürk
bu adları gazete ilanlarından..... "

diye devam ediyor yazı. Doğan Hasol, yapı 288

Bu isimleri hangi duygu ve hangi gazla koydular acaba çok merak ediyorum?
Ben de İngilizce isimli bu sitelerden birinde oturuyorum.
Yurdum esnafına adres verene kadar göbeğimiz çatlıyor. Yasaklansın bence...

O K’lock

"Duvar saatleri geri dönüyor.
K’lock sizin için, size özel tasarımlarıyla duvarlarınızdaki yerini almayı bekliyor" demişler ve de iyi etmişler...

Ahşap, metal, akrilik, cam, keçe ve deriden oluşan K’lock duvar saatlerine bayıldım.

Birbirinden farklı tasarımları www.klock.com.tr adresinde görebilirsiniz.

Taka tuka ses çıkardığından mutfak, banyo dışında saat kullanamayan ben, şuna bayıldım.

26 Mayıs 2008 Pazartesi

Korkutan Boya



Efendim siz de farketmişsinizdir ki, Ajda Pekkan Polisan - Gülen Boya’nın yeni yüzü oldu. Kafamızı çevirdiğimiz her yerde, her kanalda burun buruna geliyoruz kendileri ile. Bu birlikteliğin çıkış noktası ve reklamın sloganı "Yıllarca genç kalır"(...)

Basın bülteninden öğrendiğimize göre, Gülen Boya, Ajda Pekkan ile çekilen reklam filmlerinde kadınlara, boyanın yaşamlarının bir parçası hatta bir yaşam tarzı olduğunu göstermeyi amaçlıyormuş(?!?...)

Bak bak...
Not alın lütfen. Boya bir yaşam tarzı ve biz farkında değiliz. Ajda'lı boya reklamı ile öğreniyoruz. Yıllarca genç kalan Ajda ile (...)

Kendi adıma bir çıkarımda bulunamadım malesef. Yıllarca doğal biçimde genç kalmak harika... Ama fahiş bütçeli, bol acılı, bitmek tükenmek bilmez ameliyatlarla, bol makyaj ve silikon takviyesi ile genç kalmayı başarmış, üstelik bu özelliği dillere destan olmuş bir ünlümüz ile neyi öğretiyorlar ki bana?

Mesaj, kavram, simge hepsi çok çelişkili.
Kaldı ki reklamlar çok kötü.
Şu reklamın son sahnesinde ölü balık gibi yağmura duran Ajda nasıldır öyle?
Korku filmi gibi resmen yaa... İçim bir hoş oluyor izlerken.

Gülen Boya bu kampanyadan beklediğini alamaz.
Filli Boya'nın sempatik, samimi ve yalın reklamlarının gölgesinde kalır.
Ben doğallıktan yanayım. Bu kampanyadan hiç ama hiç hoşlanmadım.
Hatta Gülen Boya adıyla, logosuyla çok sevdiğim bir marka iken, yaratmaya çalıştığı yeni imajı ile soru işaretleri bıraktı kafamda.

Çocuk gözüyle

Çocukların hamilelik ile ilgili tespit ve tepkileri çok değişik.
Bir kaç örnek:

9 yaş
+ Edoş'cum bir kuzenin daha olacak, hamileyim bir tanem....
- Geçmiş olsun halacım (!!)

bu da 9 yaş
- A-aaa!! Siz hamile mi oldunuz??
+ Evet öyle oldum (...)

Uyum

Turkuaz eşarp, turkuaz ayakkabı.
Fıstık yeşili pardesü ve fıstık yeşili ayakkabı.
Fuşya eşarp, fuşya bişii....

Örtünmenin amacı dikkat çekmemek iken, neden sürekli böylesine göz çıkaran renklerin ve renk uyumu çılgınlığının peşindesiniz ey hanımlar?

İnanın bana dayanılır tarafı yok...

20 Mayıs 2008 Salı

Yarışma telaşı

Uzun uzun yazamama gerek yok. Lego 75. yıl anısına, el becerisi ve hayal gücü gelişmiş 5-7 ve 8-9 yaş grubu çocukların katılımına açık bir yarışma düzenlemiş.

Kazanan 2 çocuk Danimarka'daki Lego Dünya Şampiyonası'nda Türkiye'yi temsil edecekmiş.

Türkiye elemeleri İstanbul Ankara ve Bursa'da olacakmış.
Ayrıntılı bilgi: http://www.adoreoyuncak.comadresinde yayınlanacakmış.

Biz katılacağız bakalım...
Bora şimdiden telaşına düştü bile...

Kuru ciltler için tavsiye

Benim gibi kurudan öte çorak bir cilde sahipseniz, hamilelikte mahvoldunuz demektir. Yıllardır denemediğim yağ, krem, nemlendirici kalmadı. Hepsi yalan, hepsi bir kaç saatlik. En son çareyi şahane kokulu Johnson's Baby Bed Time Oil'i duş sonunda ıslak ıslak sürüp, ardından nemlendirici kullanmakta bulmuştum. Ama bu bile tatmin edici değildi.

Hamilelikle azan cilt kuruluğuna karşı doktorum "Mustela" ürünlerini önerdi. Eczanelerde satılan bu dermo-kozmetik nemlendirici hayatımı kurtardı. Gerçekten çok başarılı. Hamilelik sonrası da kullanmaya devam edeceğim sanırım.

16 Mayıs 2008 Cuma

Pek manidar

Eşim 23 Nisan'da bırakmıştı sigarayı.
Ben ise takip eden 29 Ekim'de.
Ulus olarak 19 Mayıs'ta vedalaştık sigarayla.
İlginç bir tesadüf...

Daha büyük acılar sizin olsun


Elim gidip gidip geliyor. Yazsam bir türlü yazmasam başka...
- Yazma, unutmaya, hatırlamamaya çalış... dedim kendime olmadı.

Adi pedofiller, nasıl kıyabiliyorsunuz bu masum yavrulara.
Hayvanlar(!) kendi çocuklarına dahi tecavüz ediyorlar.
Yetmezmiş gibi dayak, işkencenin her türlüsü...
Söyleyecek bir kelime, sıfat bulmakta güçlük çekiyorum. Dağarcığımdaki hiç bir küfür yetmiyor içimdeki nefreti ve iğrenme duygusunu tarif etmeye...
8 yaşındaki küçücük oğluna kızgın ütü basıp, defalarca tecavüz eden adam, insan mıdır?
Oyuna, sevgiye, korunmaya, kucaklanıp okşanmaya ihtiyacı olan bir evlada, canından doğmuş bir cana nasıl yapılır bütün bu adilikler...
Bütün bunlara tanık olup, katil olmamak mümkün müdür? Nasıl göz yumulur?

Minicik, pamuk oğluma baktıkça içim cız ediyor.
Bir anne, "8" yaşında bir oğul annesi olarak içim dağlanıyor.
Aklıma geldikçe gözyaşlarıma hakim olamıyorum.
Oyunlara dalmışken, uykuya yatırırken, yıkarken, güzel yanaklarını öpüp, ensesinden kokusunu içime çekerken, işkence çeken o küçücük evlat geliyor aklıma.
Haftalar oldu ama acısı içimden çıkmıyor.
Küçücük kuzu ne acılar çekti, ne kadar yaralandı kimbilir?
Bir daha normal olabilir mi? Bu hayatta bir daha mutlu olabilir mi?
Nasıl kıydınız, nasıl?....

O baba ve onun gibiler hadım edilsin...
Bir daha asla ama asla dokunamasın kimseye...
Asla...

çocuk istismarını durdurun...

11 Mayıs 2008 Pazar

Bora vs Sabiha Gökçen


Sabiha Gökçen Havalimanı'na yeni bir dış hatlar terminali yapılıyor. Havalimanı işletmesi el değiştirdi. Yeni bir konsept ile her şey yeniden yapılanıyor. (...muş)
Logo değişmiş, her yerde dev reklam panolarında gülümseyen insan fotoğrafları falan var.
Geçtiğimiz Cumartesi Bora ile Ankara'ya giderken gördüğümüz reklam panolarından birine inanamadım. Reklamdaki çocuk Bora'ya çok benziyordu. Fotoğraf çektirmeye isteksiz de olsa bir tane çekebildik...

10 Mayıs 2008 Cumartesi

Mesaj kaygılı üst geçitler

Bi zahmet imla kılavuzu alsaydınız keşke. "Artırdık" yazılır o...

Olan biten

Taşındığımızdan beri doğru dürüst yazamadım. Hem canım istemiyor, istese vakit olmuyor, vakit olsa internet bağlantısı yok. Yeni bir semte geçtiğimiz için yeni bir telefon numarası almak ve bu yeni hatta adsl'i aktartmak falan uzun sürüyor. Şu anda komşulardan idare ediyoruz.

Gündüz işte de yazamıyorum. Neyse bu sürede pek çok şey oldu:
  • Yeni eve yerleşmeye çalışıyoruz. Hala eksikler var. Bir kaç parça yeni eşya almak durumunda kaldık, onlar da geldiğinde tam olacak.
  • Bu arada Troya'yı izlemeye gittik. Davetiye geldiğinden tam da taşınma telaşının ortasında gittik hatta. Yerimiz çok öndeydi. Bu nedenle koreografiyi, hayranlık verici uyumu iyi göremedik. Bu tip gösterilerde uzakta, yukarıda olmak daha güzel oluyor. Bilemiyorum, güzeldi ama çok etkileyiciydi diyemem....
  • Geçen hafta Iron Man'i izledik. Bu film ile Marvel karakterlerinden biri daha beyazperdeye aktarılmış oldu. Çocuk filmi demek hafif olur, görsel efektleri, aksiyon sahneleri, müzikleri, başarılı oyuncuları ve nefis kostümleri ile sürükleyici ve ilgi çekiciydi. En çok Iron Man rolündeki Robert Downey Jr.'a bayıldım. Karizmatik, etkileyici ve çok başarılıydı. Iron Man'i başarılı kılan bir diğer faktör, süper kahramana değişmeden önce saftirik, çocuksu olan diğer kahramanların aksine, Tony Stark (iron man) olgun, başarılı bir iş ve bilim adamı...
  • Annemler 11 ay sonra evlerine döndü. Artık bastonla rahatça yürüyor, tek başına giyinip soyunuyor ve tuvalete gidebiliyor. Elinde ise hala gelişme yok. Bir yardımcı buldular. Bu saaten sonra yeni bir hayata başladılar. Umuyorum ki bundan sonra daha huzurlu olacaklar...
  • Ve... beklenen haber bugün geldi! Bebeğimizin cinsiyeti belli oldu. Mutaassıp abimiz 7. aya kadar cinsiyetini saklarken, bu minik pek bir edepsiz çıktı. Ultrasonda bir açtı, pir açtı şeyini utanmaz. Yaşasın bir oğlumuz olacak.... (inşallah) Hemen koşup minik, minicik giysiler aldık ona. Canım benim...