Sayfalar

19 Mart 2009 Perşembe

Zihnimin Kanatları

  • Sabah köşe başında kavga eden liseli aşıklar gördüm. Öfff içim bayıldı hallerine. Yüzyıllar kadar uzak geldi bana olayları. Bunlar birbirini günde ancak 1-2 saat görür, o saatlerin çoğunu da kavga ile ya da konuşmadan (karakter atarak derdik eskiden) geçirirler. Sonra ayrılırken, ayakta bi saat "öyle dedin, böyle dedin "diye uzattıkça uzatırlar... Ayy şiştim..
  • İşe gidip gelirken yol kenarındaki yeşil alanlarda bi takım otlar toplayan insanlar görüyorum. Kadını da var bunların adamı da. Nedir, necidir bilemedim. Ama var böyle bir eğilim...
  • Bir de bunların bira içeni var. Evet, yol kenarlarına kurulup E-5 trafiğine nazır kafa çekiyorlar. Hele Pendik köprüsüne gelmeden hemen önce yol kenarında her akşam üstü düzenli içen bir grup var ki hastasıyım. Adamlar yaz, kış demeden, yağmur güneş demeden istisnasız her gün oradalar. Nasıl güzel bir muhabbettir Allahım, gıpta ediyorum keyiflerine.. Gamsız herifler!
  • "İşe başlayınca zayıflarım nasılsa" diyordum ya yok öyle bişi. Hem zaten niye işe başlayınca zayıflıyorum, amele miyim ben, çaycı mı, office boy muyum ki zayıflıycam. Evin önünde bin, ofisin kapısında in, otur otur dön tekrar. Daha da kilo almazsam iyi valla.

  • Resim klasörünü kurcalarken gördümde aklıma geldi. Ankara'da annemin yattığı fizik-tedavi rehabilitasyon hastanesinin yanı başındaki kafeteryanın adı "Rehabilitasyon Cafe" idi. Dahice!!
  • Son olarak, başlık Nermin Bezmen'in aynı adlı eserinden. Hehe bu da benim "aynı adlı eser" yorumum!!!

Hiç yorum yok: