Sayfalar

28 Nisan 2009 Salı

Nasılsın?

  • Kaç gündür içim, kalbim kabarık. İçin için hüzünlüyüm. Burnumun arkası böyle hüngür hüngür ağlamışım gibi uyuşuyor. (tanıma bak!? tam da orası ama) Endişeli, gergin ve huzursuzum. Bahardan mı acaba?
  • 23 Nisan tatilinde bizimkilere gitmiştik. Birlikte çok güzel vakit geçirdi, gezdik tozduk ama her şeye rağmen buruk ayrıldım oradan. Annemi öyle görmek çok üzüyor beni. Hala alışamadım ben bu duruma, hala... Bu ruh halimde onun da etkisi var gibi...
  • Artık işten erken çıkmıyorum. 18:30 gibi evde oluyorum. Çağan beni görünce heyecandan ağlıyor. Hemen süt emmek istiyor ve emerken uyuyakalıyor. Bu zamansız şekerlemeden huysuzluk yaparak uyanıyor ve en çok 20:00'de uykuya dalıyor. Sadece 90 dakika görüyorum onu... Bu da beni çok üzüyor.
  • Bugün iş yerinde Çağan'la yaşıt bebeği olan bir arkadaşım, gecede 3 kere uyandıklarını söyledi, ağzım açık kaldı. "Bizimki sabaha kadar uyuyor dedim" çok lazımmış gibi, sonra bin pişman oldum. Netekim demin iki kez uyandı yavrucak!!! (tut dilini OİP)
  • Yaz geldi kabak dolmaları ortaya çıktı!! Yeme de yanında yat..
  • O lala!! Evde bir sürü tester birikmiş! Çocuk gibi seviniyorum gördükçe, durmadan sürüyorum bunlardan...
  • Bora kitap ayracı yapmış bana... Kendisini çizmiş ve "I love Pizza" yazmış üstüne. Üç boyutlu gibi acayip şeker bir şey. Aylardır bekleyen "Siyah Süt"ün arasına yerleşti hemen. (bu ara duraklama dönemindeyim ya, kitap da okumaz oldum)
  • Genel olarak mutsuzum....

12 yorum:

Calanon dedi ki...

Insan bir takim olumsuzluklarin icinde ne kadar da cabuk kaybolabiliyor oyle degil mi? Cok iyi anliyorum hislerini. Yasadiklarimiz farkli ama anliyorum. Ozlem cok agir vurabiliyor insana bir anda, hele yenice bir anne icin cok daha zor olsa gerek.

Neyse ki guzelliklerle susluyor hayat cirkinlikleri, zorluklari; o kabak dolmasi kollar, ustunde kurukafali tisort giymis bir oglan cocugunun resmi her kitaba bakisinda, ha bir de haftasonlarini unutmamak lazim.

Hepinize bol gulucuklu gunler...

olmadık işler peşinde dedi ki...

Tam da öyle Calanon, tam olarak...
Kayboldum galiba..
(Kurukafa detayını nasıl yakaladın ki?)

Girno dedi ki...

ÇAğan'a duyduğunuz her özlem de, ya da her karışıklıkta (bakıcı vs) içim bir tuhaf oluyor, kalimero vardı kara bir civciv, "ama haksızlık bu, öyle değil mi?" derdi, o geliveriyor aklıma, böyle yavruısunu özleyen, çalışmak zorunda kalan annecikleri her gördüğüm ya da duyduğumda... Annesine doyan çocuklara gıpta ile bakıyorum, yavrusuna doyanlara da tabi... BEnim savıma göre anne denen mahluk, yarım gün çaılşmalı, evde kalmak da boğucu ve eğitimi çöpe atmak demek oluyor zira. Ne zaman gerçekleşir bu ütopyam bilmem ama bildiğim bir şey var, bu annelik feci bir şey... Ve hatta
ne menem bir şey ki hiç bitmiyor, bir süre sonra da aynı hisler kendi annesine duyuluyor insan tarafından... (sizi anlamanın ötesindeyim yani)

not: ruh durumum benim de çok parlak değil ama ben hamilelik hormonlar vs ye bağlıyordum, bahar mı, annelik mi çarpar bilmiyorum ki...

Tibet'in annesi dedi ki...

ruh durumumuzun her halini bahara yoruyoruz, yazık ona :) ama bu sıkıntılı hallerin hepsi ona rastlıyor, ne yapalım? ben de çevremdekiler de aynı...
ben ilk 4 ayı bitirip, işe döndüğüm gün ağlayacaktım neredeyse, çocuğum orada ben burda, haksızlık bu diye. sonra normal saatte çıkmaya başladığımda da aynı hisleri yaşadım, artık eve geç gideceğim, bebeğimi ne kadar göreceğim??? sabahtan akşama kadar özlüyorum... bir de şimdi bir süredir ananesinde, düşün artık beni! :(

bu arada biz de Karasu'luyuz. Akçakoca'da ve Düzce'de de akrabalarımız, tanıdıklarımız var...
söylemeden geçemedim :)

Rahsan Collyer dedi ki...

Bizde de aynı duurmlar sorma, Mina şöyle güzel uyuyor, aman ne uyumlu o kadar seyahat ettik banamısın demedi... diye konuşup dururken son 2 gecedir bizi ayağa dikti.

Bir de şu Avene kremler dikkatimi çekti. Mina'nın teni çok hassas ve alerjik olduğu için banyo sonrası son durulama suyuna (ehe ehe) bir kapak o beyaz Avene kremden koyuyoruz. Çağan da mı alerjik?

olmadık işler peşinde dedi ki...

Girnoİçime bir ayna tutmuşsun sanki:) Daha dün doğum izni 1 yıl olmalı diye düşünüyordum. 2 ay nedir ki? Anneye annelik içgüdüsüyle yaklaşmaya gelince, yaşlandıkça çocuklaşıyorlar ya kaçınılmaz olur bu...

olmadık işler peşinde dedi ki...

Tibet'in annesiYaşayanlar anlıyor işte. Anneannesinde yazmışsın, içim burkuldu okuyunca. Çok çok iyi bakılıyordur eminim ama anne kucağı gibi olur mu hiç? Yazık size de:(
Hemşeri sayılırız ha:)

olmadık işler peşinde dedi ki...

Rahşan

Ben nazara çok inanıyorum. Kesin nazar bu. Ne zaman böyle bir muhabbet olsa (biz bize dahi) aksini yapıyor. Söylemiyorum diyorum, olmuyor:))

Aven'lerin çoğu benim. Çağan alerjik değil ama pişik önleyici kullanıyoruz. Alerjik ve atopik olan Bora. Ona da böyle bir sürü ürün kullanıyoruz. Yıkama, yağlama ve hatta cila:)

Rahsan Collyer dedi ki...

Ya ne bilim, ben bi halt anlamadım bu işten. Yani nazar olayına inanayım mı inanmayayım mı karar veremiyorum. Ama şu bi gerçek ki ne zaman herşey süper gidiyor olsa ve ben bunu dillendirsem mutlaka o tren rayından çıkıyor. Sırf Mina için diil, genel olarak diyorum. Artık adı nazarmıdır, yoksa evrene yollanan sinyalin geri dönüşümüdür mü ne haltsa hiç içime sinmiyor.

Bizim Mina da atopik malesef, dediğin gibi yıkama, yağlama ve de cila gerekiyor habire ama bu tembel anası biraz ihmal ediyor.

olmadık işler peşinde dedi ki...

Vah Minacığa:( Bora'da geçen yaz sonu çıktı bu durum. O gün bu gündür sürekli kolluyoruz, düzenli kremler sürüyoruz, doktora görünüyoruz... Sık yıkanacak, terli kalmayacak vs.. Önümüz yaz, nasıl olacak da olacak bakalım?

Hülya'nın Tuna'sı dedi ki...

nazar duası okuyun geçer :))
hiçbir süreç sürekli iyi yönde ilerlemez arkidişler. evrenin kuralı bu. ya da murphy miydi neydi birinin kuralları işte.
bu arada postu tıklayıp okumaya başladığımda fotolar açılmadı önce. kabak dolmasını okuyunca hakkaten dolma fotosu beklerken çağan'ın ısırmalık yerlerini gördüm. ağzımın suyu aktı resmen uleyn..

olmadık işler peşinde dedi ki...

"Çok güldük ağlamasak bari" gibi bir şey yani:))

İlahi kabak dolması fotosu bekliyormuş bir de:)