Sayfalar

18 Haziran 2009 Perşembe

Yaz geldi

Yaz geldi.
Nereden mi anladım?

Mesela fabrikanın önünde mal yüklemeyi bekleyen kamyon şoförlerinin ayaklarından.
Çorapla giyilen kahverengi sandaletleri gördüm mü, “hah” derim yaz geldi...

Sonra okulların kapandığı ilk hafta sonu, yazlığa akın eden çocuk, çombalaktan.
Suratlarında tatilin başladığına inanamaz, içi içine sığmaz bir ifade, ağzı kulaklarında, gürültülü ve başıboş kahkahalarla bir aşağı bir yukarı dolanırlar.
Onların o zincirden boşanmış hallerine bakınca anlarım yazın geldiğini.

Kokusundan bilirim ben yazı.
Güneş kremi, yosun ve klor kokusundan. Yaz parfümlerinin o uçuşkan kokusundan. Bir de antiperspirant bilmeyen, duş almaktan haberi olmayanların o ağır, o kavrulmuş soğanımsı kokusundan...
Hatta ilk önce bu sonuncu gelir burnuma. “vah” derim “yaz geldi, yandık şimdi”!..

3 yorum:

Tibet'in annesi dedi ki...

Yaz mevsimini çok seviyorum ama şu ter kokuları olmasa. İstanbul'da evine toplu taşıma araçlarıyla dönmek zorunda olmak ciddi kabus bu yüzden :(

Loreathan dedi ki...

Çorapla giyilen kahve rengi sandaletleri

owwww çok korkunçtur onlar

olmadık işler peşinde dedi ki...

Tibet'in annesi,
Toplu taşıma araçları, hele ki bir de klimasız ise gaz odası gibidir sanırsam!!??!

Loreathan,
Hele bir de paçaları kıvrılmış kot pantolanla giyilmişlerse!?! :O