Sayfalar

15 Temmuz 2009 Çarşamba

Post, ki.. üç, dört..

Post 1: Bora Geldi
15 günlük tatilin ardından, geçtiğimiz Cuma günü Bora eve döndü.
Onu çok özlediğim için aynı gün işten izin aldım ve birlikte vakit geçirdik.
Meğer özleyen sadece ben değilmişim.
Bu fotoğraf Bora eve ulaştıktan yarım saat sonra (!) çekildi…


Çok özel bir ayrıntıyı atlamamalıyım. Bora bizi bile şaşırtan bir hareket yaptı ve Ayvalık tatilinden hepimize minik hediyelerle döndü! Bana şık bir bilezik-küpe takımı, babaya anahtarlık, kardeşe iki bidilik çorap. Hediyemi alınca usulca sordum, “N. Hanım’ı unuttun mu yoksa?” diye. Unutmamış. Ona da süslü bir toka almış. Eh oğlum, sen nasıl bir adamsın? Kanatsız meleğimsin….

Post 2: Buzz kimin Limonata
Dün (Pazar) buralar aşırı sıcaktı. Önceden söz verdiğim için öğlen çocukları alıp Mc Donalds’a gittim. Klima çatlatan sıcakları mıdır yoksa restoran eve yakın olduğundan mıdır bilinmez araba soğuyamadı bir türlü. Yana yana gittik geldik.

Çocuklar demişken.. Hadi bu çocuk..
Annesinin dondurmasından otlanan bu ibişe ne demeli?

Sıcaktan bayılan Bora eve girer girmez kanepeye boylu boyunca serildi. Hesapta havuza gidecekti. Evin serinliği çok hoşuna gitmiş yazık… Bunu havuza değişmedi.

Alt kat çok serin oluyor gerçekten. Akasyaların gölgesi ve toprak zeminin etkisiyle her dem klimalı gibi. Ama üstler tam bir fırın. Ortalama 29 derece diyim siz anlayın. Geceleri bile klimayla uyuyoruz.

Çağan’ı bir çırpıda yıkayıp yatırdım. Aslında niyetim uzanmaktı ama TV karşısında kalmasına kıyamadığım için limonata yapmaya çağırdım Bora’yı.

Tam giriştik ki arkadaşları geldi. Doluştu mu demeliyim yoksa? Baktım sıcakta dolanıyorlar, kıyamadım: “Gelin beraber yapalım” dedim. Çok hoşlarına gitti, sürü halinde, sırayla ve hevesle yaptılar limonatayı.

Sonrası fotoroman:




Post 3. Yiyos içiyos, ortalığı batırıyos
Yaz başı, serin bir sabah.

Sabah alemlerinin kralı, erken öten horoz Çağan kuşlara laf ata ata kahvaltısını suratına sıvıyor. Küççük herif, koca kaseden sadece üç kaşığı ağzına isabet ettirebiliyor. (Yemeğin sonunda bunu alıp komple suya sokmak suretiyle pakladım)

10 yorum:

BirBen dedi ki...

Okuyunca Bora'nın yaşında olmak istedim.Etrafımda sevdiğim arkadaşlarım,beni çok özleyen bir aile ve şirin mi şirin bir kardeş:)
En şanslınız o görünüyor buradan:))

Magissa dedi ki...

OIP, bu iki oglan benim icime cok guzel hisler dolduruyor, neden acaba.

Canim yine limonata cekti, citir oglan elinden olmasa da bir yapayim bakayim bu aksam. Cafe Fernando tarifiyle denemek istiyorum, bakalim nasil olacak.

Bir de ilk fotografta kocaman cocuklarin arasinda devrilmis Cagan'a bayildim, cok komik gorunuyor tombul serce.

Senem dedi ki...

OIP, senin kuzular her çocuğun yaşaması gereken türde bir yaz geçiriyor, ne güzel! Akasyaların gölgesinde bir ev, cehennem gibi sıcaktan serin eve girip kanepelere serilmek, anneyle evde buz gibi limonata yapmak ve bir ev dolusu arkadaş... nefis!

Bu arada Bora'nın düşünceliliğine bayıldım. Keşke daha çok böyle erkek çocukları yetişse.

Çağan'ı da tombiş yanaklarından öpüyorum. Neva ile benzerlikleri hala devam ediyor sanki :-)

Tibet'in annesi dedi ki...

İlk fotoğrafta ufaklık yerde uyuyakalmış gibi, çoookkk şirin :))))

olmadık işler peşinde dedi ki...

BirBen,
Şimdi özendiğimiz bu haller, bizim çocukluğumuzda doğal yaşam biçimimizdi. Sokakta oynamalar, arkadaşlar, kalabalık aile ortamında geçen tailler...
Şimdi elimizden geldiği kadarını onlara verip, olabildiğince mutlu etmeye çalışıyoruz çocuklarımızı. Biraz zorlama, biraz fedakarlıkla.
Sevgler

olmadık işler peşinde dedi ki...

Magissa,
Bu iyimserliğin meyvelerini de görürüz inşallah :)
CF tarifi benim de ağzımı sulandırıyor ama bir kadar da üşeniyorum. (Ben sana bizim tarifi vermiştim, bir önceki limonata postunda.)
Çağan'a gelince: tombik dönerim sürekli yerlerde yuvarlanır oldu şu sıralar

olmadık işler peşinde dedi ki...

Senem,
BirBen'e yazdığım gibi, biz anne babalar her şeyimizi onların mutluluğuna adıyoruz. Neva büyüdükçe siz de böyle arayışlara gireceksiniz inan.
Bu arada Neva'nın yaz sefasını bayılarak izliyorum ben:) Benziyorlar di mi?

olmadık işler peşinde dedi ki...

Tibet'in annesi,
Uyuya kalmış gibi oluşuna aldanmayın sakın. Topaç gibi fır fır dönüyor halının üstünde!

Calanon dedi ki...

Butun anneler ve ogullari sizin gibi olsa bu hayat cok daha renkli ve baris dolu olur bence. Boyle dusunceli, kalbi sicak bir cocuk yetistirdigin icin ictenlikle kutlarim seni. Eminim minik doner de agabeyi gibi olacak, her ikisini de op benim icin.

olmadık işler peşinde dedi ki...

Calanon,
Gururlandırdın beni çok, teşekkür ederim:)