Sayfalar

10 Ağustos 2009 Pazartesi

Nafile sohbetler

Yiğit Özgür

Bir ara, yeni bir bebeğin yaşama kattığı olumlu şeyleri görmenin, zorluklarla baş edebilmenin ilk adımı olduğunu yazmıştım. Yeni bir bebekle yaşamak hiç de kolay değil, ancak dünyanın sonu da değil. Biraz iyimserlik, biraz olumlu düşünce, biraz sabır ve tabi disiplin.. Böyle başlayınca, işlerin yoluna koyulması daha kolay oluyor sanki.

Bu kadar büyütmeye de gerek yok. Yese de yemese de, uyusa da uyumasa da tüm bebekler bir şekilde büyüyüp gitmiyor mu sonuçta?

Çağan dalmaya hazırlanıyor

Geçenlerde bir yaşını henüz geçmiş oğluyla yanımıza oturan bir anneyle sohbet ettik. Çağan ve onun oğlu birlikte oynaşırken, alışıldığı üzere “sizinki uyuyor mu, yiyor mu, kaç kilo” ve daha bir sürü soru sordu bana. Ben açıkçası bu tip sohbetlerden kaçıyorum. Çünkü korkuyorum. Bilen bilir, bu Murphy kanunu gibidir. Yiyor dersin yemez, uyuyor dersin uyumaz çocuk. Hep tersini yapar.

Ben bu soruları “eh, peh” diye yuvarlak cevaplarla geçiştirdim, ama annemiz çok doluymuş, başladı anlatmaya. “Bizimkisi çok fena, canıma okuyor” diye başladı. Bebeği her gece 7-8 kez uyanıyormuş ve meme emmeden uyumuyormuş. Asıl ilginci annenin sütü biteli çok olmuş. Yemeğini gezerek yiyormuş falan falan.

Bebeği düzene alıştırması, kurallar koyması ve uygulaması gerektiğinden, böyle olursa her ikisinin de rahat edeceğinden bahsedecek oldum, dinlemedi bile. Gece uyanmasın diye çocuğu gündüz az uyutup akşam geç yatırıyormuş. “Yorgun çocuk daha zor ve az uyur” diyecek oldum, “yok yok bizimkisi kimseye benzemez” dedi. Bin bir bahane üretti. Daha fazla konuşmanın kimseye faydası olmayacağını anlayınca boşverdim.

Aslında bebek değil, kendisi kendisine eziyet ediyor. Ondan sonra da “çocuk mu, illalah! Bir daha asla!” diyor. Bence haksızlık ediyor.

4 yorum:

Hülya'nın Tuna'sı dedi ki...

evet bütün bebekler ayrıdır ama temelde hepsi AYNIDIR. Bir düzen oturtamayan annelerin kaçamağı da "ama bizimki farklı" dır. Diildir oysa, sadece annenin sağduyusu eksiktir ya da bazı şeylere erken müdahale edemediği için başarısız olduğunu kabullenmek istemez. Annelik verilmesi gereken bir sınav sanki. Çok zor kabulleniyor bazı anneler hata yaptıklarını. Ben de artık kimseye "yemek rutini oturutun. erken yatırın vs" gibi akıllar vermiyorum. "Aaa erken yatarsa erkenden kalkar, benle yatsın benle kalksın. salak mısın sen erkenden yatırıyosun çocuğu" diyenlerden o kadar bıktım kiiii

olmadık işler peşinde dedi ki...

Hülya,
Kimseye sormadan akıl veren biri değilim ama bu örnek çok tahrik ediciydi.
Durmadan sızlanan annelere tahammül edemiyorum ben... Hele ki haksızlarsa..

* YeLiZ * dedi ki...

Seni COK iyi anliyorum.Bu yaz cok geldi basima ama bana sormuyorlar direk;
-aaa bu cocuk bu seste nasil uyuyor , ne kadar sanslisin(hayir efendim sansli degilim sesle uyumaya alistirdim , zillerin ustune not yazmadim bebek uyuyor diye Tv de kismadim)
-aaa nasil oluyorda gece kalkmiyor(gunduz yoruluyor , yatmadan banyo yapip uyuyor iste )
Bunun gibi bircok ornek
En tuhafi ise insan bildikleirni paylasmak istiyor , kendi sorarak arastirarak ogrendikleri ..belki bir faydasi olur diye ama dinlemiyorlar ki .E madem merak etmistin dinle , belki bir faydasi olur !!!

olmadık işler peşinde dedi ki...

Buyur! Çok güzel örneklemişsin Yeliz. Bu soruları sorduran merak değil belki de??!!?!!