Sayfalar

10 Eylül 2009 Perşembe

Etkin sunum teknikleri (peaahh!!)


Şu toplantılar tam bir tiyatro sahnesi valla.
Nedir bu rol kesmeler bilmiyorum.

Nasıl da en bilmiş, en ikna etmeye çalışmacı, en ciddi ve havalı pozlara bürünüyoruz hemencecik değil mi? Öğretilmiş ezberlenmiş triplerle “beden dilimizi”, “jest ve mimiklerimizi” devreye sokup, ennn etkileyici biçimlere girmeye çalışıyoruz. Herkesin suratında o çok sıkıcı “heheh! ben çok bilirim” havaları...

Konuşurken karşıdakilerin gözünün içine bakmalar, sesini ayarlayıp, genizden konuşmalar, lazer ile orayı burayı işaret etmeler, elini kolunu sallamalar falan nedir abicim?

Ben değil miyim ki eve gidip, bir eşofman bir şort çekip, terlikleri geçirip ayağıma en domestik pozlarda bebelerine bakan.

Sen değil misin ki uzanıp kanapede, poponu kaşıyarak TV zaplayan.

Nedir yani bu tripler, şekiller, şemaller? Alla allaaa!!!

7 yorum:

Calanon dedi ki...

:)

* YeLiZ * dedi ki...

aman birak iyidir sekil semal
insanlarin bahsettigin gibi evdekitutumlariyla sunum yaptiklarini dusunsene
popo kasima
burp yapma
efendime soyliyiiim sakiz cigneme
ewwwwwwwww
hahahhaaha

Esra Solomon dedi ki...

hahaha, iste bir faydali tespit daha olmus:))

Ben daha once neden farketmemisim bu blogu acaba:))

olmadık işler peşinde dedi ki...

Yeliz
Dün toplantı çıkışı yazmıştım bu postu. Böyle ciddi ortamlarda hep gözümde canlanır insanların doğal halleri. Gülerim halimize. 5 dakika önce kapıda kıkırdaştığımız insan orada bana "OİP hanım buyrun sizi dinleyelim" deyince komiğime gider hep:)
Canım elbette, iyi ki evdeki gibi değiliz :) hababam sınıfı gibi olurdu o vakit :)

Esra
Bu tespitlerin hiç kimseye bir faydası yok malesef:)

* YeLiZ * dedi ki...

OIP faydasi var sekerim,hemde cok
Sayende yuzumuz guluyorrr :))

Melis dedi ki...

:))) gözümün önüne geldi valla o toplanma halleri. "Ozlemisim" demek isterdim o toplantıları ama yalann!! Bu eşofmanlı/şortlu hayat daha mı güzel ne?!

olmadık işler peşinde dedi ki...

Gelir tabi. Hasını bilirsin sen bu durumların:))
Özleme canım benim, çek eşofmanı beline kadar, yayıl koltuğa, Aralık'a ne kaldı ki şurda :) (duvara çarpı atıyorum, bilesin)