Sayfalar

22 Ekim 2009 Perşembe

Köpek Kulübü



Hayvan sevgisiyle yanıp tutuşan Boracık, okulda Köpek Kulübü’ne üye oldu. Okulun bahçesinde yaşayan kadrolu köpeklerin yavrularından birinin bakımını üstlenecek, ona isim verecek, öğle aralarında dolaştıracak, dergi çıkartacak vs.

Eve köpek alma hayalleri şimdilik askıda olduğundan, bu kulüp işi biraz pansuman oldu aslında.Hak veriyorum ona, ben de çok istiyorum evde bir köpek ama şu sıralar, emek, efor, sorumluluk kotam dolup taştığından böyle bir yükün altına girebilmem imkansız.

Bu kulüp işi bir ölçüde rahatlatacak onu. Anlatırken gözleri parıldıyor. Sorumlu öğretmen üyelere görev vermiş. “Kulübe en çok katkı sağlayana idari görev vereceğim” demiş. Bizimkisi oturdu poster hazırladı PowerPoint’te. Beğenmiş öğretmeni, başkan yardımcısı yapmış bunu. Öyle mutlu ki.

Şimdi dergi hazırlıyorlar. Adı “Dostumuz Köpek”. Ödevlerini bitirip bilgisayar başına koşuyor. Google’dan fotoğraflar buluyor, araştırıyor, kopyalıyor, yapıştırıyor durmadan. Ben de yardım ediyorum. Birlikte karikatür çizmeye karar verdik mesela.

Yanımda yattığı akşamlar bana köpeğim Dük’ü anlattırıyor. Sarılıp yatacağı bir Golden’ın hayaliyle dalıyor uykulara.

Ben deliyim, bana kalsa kucaklar bir yavruyu getiririm hemen eve ama allahtan babamız aklıselim. Bir yavruya yer açmak için hayatımızda, biraz daha zamana ihtiyacımız olduğu açık. Du bakalım zaman ne gösterecek....

4 yorum:

BirBen dedi ki...

Sevgili Oip,bir köpeğin sorumluluğu bir bebeğin sorumluluğu kadar ciddi bir konu.Aynı özen,aynı ilgi,aynı bakım gerekiyor.
Ben ortaokuldayken evimize bir rus finosu almıştık.Adını hevesle Sunny koyduk.Evimize güneş gibi doğmuştu.13 sene yaşadı bizimle.Bir apartman dairesine tıktık onu.Komşularla kavgalar ettik,çiftleştirmek istedik olmadı,tatillere yanımızda götürdük kayboldu bulana kadar tedirgin olduk,büyük köpeklerle dalaştı iç kanama geçirdi kaybolunca,yeri geldi evde bırakıp çıkamaz olduk,birilerine vermek istedik kahroldu gittiği yerlerde günlerce yemeden içmeden kesildi geri aldık.Çok sevdik onu bebeğimiz gibi,ama biz seviyorduk sadece,yemeğini annem verirdi,tuvalet eğitimini de,evde yalnız kalınca oraya buraya da yapardı,koklaya koklaya bulmak zorunda kalırdık.İlgi istiyordu ya bizden, hiç ayrılmamalıydık ondan.13 sene sonra ben evlendim,annem çalışmaya başladı,depresyona girdi,yaşı da ilerlemişti kanser oldu.Sonra doktorlar çok acı çektiğini uyutmamız gerektiğini söylediler.Ellerimizle hayatına son verdik.O gün saatlerce ağladım.Sonu böyle olmamalıydı,keşke hiç almasaydık doğal ortamını bozmasaydık,eve hapsetmeseydik.Senin bahçeli bir evin var sanırım ama yine de bir daha düşün,sorumluluklar senin sevgileri çocukların olacak,belki de gün gelip sıkılacaklar ondan...Bora'yı çok iyi anlıyorum ama okulda bu tip işlerle uğraşması çok daha iyi.Nacizane fikrim...

olmadık işler peşinde dedi ki...

BİRBEN,
Ne güzel özetlemişsin. Şu yazdığın satırların her bir kelimesini biz de aynen yaşadık biliyor musun:(

Ben de çok istiyorum köpek sahibi olmayı ama bakımı, hayatımızda kaplayacağı yer, sorumluluğu inanılmaz büyük olacak, biliyorum.

Evimiz bahçeli değil malesef, yazlık öyle. O da site zaten. Müstakil bahçeli bir evim olsa dakika düşünmezdim zaten.

Diğer yandan Bora da haklı. Köpek sahibi olmak inanılmaz özel bir deneyim. Evin ferdi gibi oluyorlar, çok akıllılar ayrıca.

Koşullar el vermeden almayacağız zaten. Umarım çok geç olmaz Boracık açısından...

Magissa dedi ki...

Olmaz, olmaz... Şartlar uygun olmadan alıp da her iki taraf için tatsız olacak bir deneyimdense, herşeyi hale yola koyup Çağan'ı da biraz büyüttükten sonra "aile köpeğinizi" alırsınız misler gibi.
Ailede herkesin gerektiğinde bakımına el verebileceği gün gelecek nasıl olsa. Yoksa köpek kaldı başına canım OİP'cim :))

olmadık işler peşinde dedi ki...

Kaldı mı tam kalır bilirim. Sabahın 6'sında köpeği gezdir, 6 buçuğunda bebeni emzir, 7'sinde abisini yedir, sonra kendini giydir... Off bastılar valla!