Sayfalar

25 Aralık 2009 Cuma

Hoşgeldin melankoli

Aralık ayı basar beni.
Her yıl bu zamanlar, içimdeki melankolik kadın ortaya çıkar ve içimi kocaman bir İSTEKSİZLİKLE kaplar.
Kaplumbağa gibi kafamı sokup içeri, orada öylece tek başıma kalmak istiyorum.

Bir yılın ve bir yaşın daha bitmesi mi, yoksa koca bir yılın yorgunluğu mu buna sebep bilmem?

Her yıl bu zamanlar yaptığım gibi, eski parçaları dinliyorum son bir haftadır. 2000’ler toplu geçidi yaptım ofiste. Dinledikçe eskilere dalıyorum. Hatıralar, olan biten herşey gözümün önünden geçiyor. Murathan Mungan’ın dediği gibi “Durup durup ardına bakan kadınlar”dan mıyım yoksa ben de?!!??

Yok yok.. O kadar değil. Mehteran bölüğü gibi, iki ileri bir geri yapanlardan değilim. Kendimde en sevdiğim özellik de bu zaten: Küllerimden çok hızlı ve çok daha parlak doğarım ben. Küsmem, kolay vazgeçmem.

Şimdilik izin verdim içimdeki melankolik kadına. Yılda bir ortaya çıkıp, ne var ne yok diye şöyle bir bakınmak onun da hakkı değil mi? Ufuneti geçsin ve geldiği yere dönsün ışık hızıyla...
ziiuuuv!! diye..

6 yorum:

Magissa dedi ki...

Zaman zaman olunca o da guzel. Sadece cok kaptirmamak lazim galiba.

öykününannesi dedi ki...

OİPcim, ben çok severim öyle melankolik, kendimle başbaşa kaldığım hafif küçük emrah hallerimi. abartmadan tabi. yılda bir kafidir ;)

olmadık işler peşinde dedi ki...

MAGİSSA,
Sen hatırlarsın. Vardı ya hani bir tip, paresülü, denizin kenarında, rüzgarda falan uzaklara bakardı. Bunalım bir tip. Ergün Gündüz mü çiziyordu acaba? Hay allah hatırlayamadım. Onadn oldum işte!!

Magissa dedi ki...

Vardi valla bak, sen diyince hatirladim ... Ergun Gunduz'du sanirim, yes.

Ozgur dedi ki...

zıplamadan önce alçalmak gibi belki... bana da geldiler. hoş geldiler, güle güle gitsinler...

olmadık işler peşinde dedi ki...

ÖZgur,
Aynen:) Denizin dibine çarpıp hızla yukarı sıçramak gibi:)