Sayfalar

8 Ocak 2010 Cuma

Ecnebi anne


25 yorum:

kara kitap dedi ki...

bence onların üzerinde iyi ev hanımı olma baskısı olmadığı için.bir de çocuklarını daha sorumluluk sahibi yetiştiriyorlar.biz çocuğumuz adına herşeyi yapmaya pek bir hevesliyiz.fazla korumacıyız.

NzN dedi ki...

Bir çocuğa bile gerek yok ki aslında!
Genel olarak gülmesini bilmeyen bir milletiz biz.
Bu koşullarda da nasıl gülsün bu insanlar?!

Bir de milletin tuzu kuru diyesim geldi.
Bir çocuk yaparken bile "eyvah eyvah ben buna nasıl bakarım?" soruları çıkmıyor ki anne&baba adaylarının kafasından. Okulların yıllık ücreti olmuş 20k-30k.
Bir dokunursan bin ah işitiverirsin OİP'cim :)
Ben en iyisi burada durayım...

gorkem dedi ki...

ayy bir de bunlarin baba versiyonlari var, iki bacaginda iki cocuk, kolunda bi tane, bi de bebek arabasi..onlar daha bi nasil yani tarzinda. biraktim kocayi, ben oyle baba istiyorum :)

Ozgur dedi ki...

Biz depresif, durmadan söylenen mızmız ve şımarık insanlarız. Çocuksuzlarımız da somurtuk. Dışarı çıkınca zaten yolda gülersen ya manyak, ya başka bişi diyolar. Kendi kendine gülene ne derler? Deliii.....

olmadık işler peşinde dedi ki...

KARA KİTAP,
Rahat değiliz evet. Çok korumacı ve vesveseciyiz aynı zamanda.. Sorumluluk vermeye de korkuyoruz nedense?

NzN,
Genel olarak mutsuz ve gülmeyen bir toplumuz doğru. Felaket tellallığını da pek seviyoruz. Koşullarımız yeterince iyi değil belki ama, iyi olana da "oh aman çok şükür" demeyi bilmiyoruz sanki.

olmadık işler peşinde dedi ki...

ÖZGÜR,
Tabi canım ne gülmesi. "Aman çok güldük, ağlamayalım sakın?!!" diyen başkası var mıdır acaba?

Çocuk doğurunca, "öff, püüf! dünya benim sırtımda, öldüm bittim"lere başlamak nedir, onu da anlamış değilim. Yaşım elverse bir tane daha yaparım hemen söyliim:)

NzN dedi ki...

Ben kendi adıma bol bol gülen hatta kocaman kahkahalar atan biriyim diyebilirim gönül rahatlığı ile:):)
Etrafımda da genelde gülen insanlar vardır. Yakın arkadaşlar olarak tabii ki.
Ama sokağa çıktığımda genelde somurtan insanlar görüyorum. Ne kadar üzücü! Gidip hepsini güldüresim geliyor tek tek. Ne derlerse desinler! Deli desinler, şaklaban desinler, soytarı desinler...
Ne derlerse desinler, yeter ki gülsünler!!Bir çok ağır hastalıkların tedavilerinden biridir gülmek.
Ama bir çok insan için o kadar kolay olmadığını biliyorum. Evden sabahın köründe çık, 2 saatini trafikte, üst üste leş gibi kokan otobüslerde ve de ayakta geçir. Aynısını bir de akşam yap. Hafta 7 gün ve senin 6 günün böyle geçsin. Böyle sürünmene rağmen bir de yeterince para kazanama. 2 kuruşun hesabını yap.
Bakalım o zaman da gülebiliyor musun NzN? Yine de denerim! Eskiden hayatlar buna benzer olmasına rağmen sıcaklık varmış milletimde. HEp o zamanlardan bize miras kalmış bence Türk milleti misafirperverdir, yardımseverdir, sevgidoludur lafları...

Günümüzün gerçekliğini dolduramaz bence artık bu laflar.

beste dedi ki...

bende dagilanlar grubundanim hatta hasta bile oldum ama sonra biraktim isin ucunu biraz, fazla korumacilik fena birsey ya vazgecmek lazim! bu arda fransizlar avrupanin en cok cocuk rekorunu kirmis durumdalar sagim solum cocuk dolu biz fransiz filmlerinde boyle gormemistik dimi ama:)

olmadık işler peşinde dedi ki...

GÖRKEM,
Hakikaten bazen babaları da yanında oluyor benim gördüklerimin, aynen yazdığın lezzette:) Tayyib'in bi bildiği var sanırsam:p

NzN,
En son demişsin ya işte, Türk insanı falan diye, o yok artık. Baştakiler bize geçirdikçe (afedesiniz) biz de evrim geçirdik toplumcak. Git bir anadolu kasabasına köyüne, git bi Karadeniz'e, o dediğin misafirperver, güleryüzlü insanlar orada yaşıyorlar hala.
Bi de yapı meselesi. Mesela ben de optimist bir insanım. Hemen her zaman olumlu tarafından bakarım olaylara. Çevremde mız mız insan olsun istemem bi de.. Enerjimi emer böyleleri.

BESTE,
Fransız stili ve imajı zamanında müthiş pazarlanmış, müthiş pompalanmış dünyaya zaten. Hiç gitmedim ama giden herkes bunun böyle olmadığını söylüyor.

Çok çocuklu bir çevrede yaşamak güzel olsa gerek. Bıcır bıcır, canlı, renkli, veletlerle dolu bir dünya... Ne güzel...

İlknur dedi ki...

beste yazmis zaten ama benim de gordugum bu fransada her yer cocuk kayniyor. Buraya geldikten sonra en de uc cocuk yapsam basa cikabilir miyim diye dusunmeye basladim.. Ikiyi gectim artik ucuncuyu hedefledim :)

kutupayusu dedi ki...

bence biz toplum olarak bitirdik çocuklarımızı...bu zamanda çocuk olmakta zor...o kurs bu sınav ....bi de bak komşunun oğlu bilmem kaç almış..filancanın kızı şurayı kazanmış.... bi de telefonla takip sistemimiz var ....çocuklarımızın cebine koyuyoruz paraları alıyoruz oyuncakları kıyafetleri...pc ler ..okul servisleri vs.ler....herşeyi veriyoruz onlara ve beklentilerimiz olmassa kafalarının etlerini yiyoruz... zor zor.... çocukta şaşıp kalıyo...

Calanon dedi ki...

Rahatsiziz, oluruna birakamiyoruz hic bir seyi kolay kolay, hep bir elestiri var ya baskalarindan ya kendimizden, yok bu iyi degil, yok su soyle olmali, yapilmali.

Sartlar cok cok farkli degil baska ulkelerde de su an. Ama bence bizim en buyuk sorunumuz (cogu Asya ulkelerinde de oldugu gibi) ailelerin cokca karismasi, aileyi birak sokakta tanimadigin insan bile karisiyor aman usur, yok soyle yok boyle.

Beste'nin de dedigi gibi ilk baslarda ben de hasta ettim kendimi, sonra biraktim biraz daha isin ucunu, herkes rahatladi.

Esinizden gordugunuz destegi de unutmamak lazim tabi. Her konuda esitlik cok ama cok onemli mutlu bir aile icin.

yasemin dedi ki...

harika, bayıldım :-)

yanında çocuk olsun olmasın türkler özellikle de kadınları yurtdışında suratlarındaki memnuniyetsiz (meymenetsiz de diyebilirdim) ifadeden teşhis etmek mümkün. bilmiyorum neden çoğunlukla böyle kaprisli, hoşnutsuz, sinirli tipleriz, anlayamadım. bu arada yanımızda çocuk varsa surat düşüklüğümüz ikiyle çarpılıyor.

olmadık işler peşinde dedi ki...

İLKNUR,
Merhaba:) Çifter çifter olabilir mesela!!! :D

olmadık işler peşinde dedi ki...

KUTUPAYUSU,
Merhaba:)
Büyük konuşmak istemiyorum ama yarış atı moduna sokmaya hiç niyetim yok oğullarımı. Çocukluklarını yaşasınlar diye epey bir uğraşıyoruz. Fedakarlık diyemiycem, çünkü fedakarlığın anlamına haksızlık olur. Özveri belki daha doğru. Bunları arasıra yazıyorum.

Çevredeki koşullar ve yarış gerçekten zor. Acıyorum ben de şimdiki çocuklara...

CALANON,
Babalar olmazsa halimiz nasıl olurdu bilmem:)

olmadık işler peşinde dedi ki...

YASEMİN,
Merhaba:) Valla bence de Türkleri hemen her yerde, şöyle bir bakışta teşhis etmek mümkün. Saç baş, hareketler falan çok kendine özgü(!) gerçektende.. Nedense o memnuniyetsiz, bet suratın altında bi kendini beğenmişlik, bi başkalarına bahane bulma arayışı var inceden...

* YeLiZ * dedi ki...

aa yeah mommy ! haha
Valla siz var cok artiz olmak .
Bi cocukla dagiliyorsunuz
anne , kardes yardimci olur , eve kadin gelir en az haftada bir , cocugun dadisi olur ..genede kardesim bi afra bi tafra bi havalar , catwalk yapmalar , yorgun tripleri
aaaaaa kendinize gelin !!
biz var canimiz cikmak , gene sizin kadar soylenmemek ustelik ! :))

k.i.s.d. dedi ki...

OİPcim biz 5 kardeşiz:) annem de doktor (gerçi mesleğini bırakmak zorunda kalmış 2 çocuktan sonra, o ayrı mesele) Ben tek bebeğimle başa çıkamayıp ağlandığımda şunu fark ettim:
1. Bizim ailede babam anne yarısı gibi bişeydi. Evde en geç 6da olmaya çalışır, nöbet ertesi hariç tüm desteği anneme verirdi.
2. Biz yalnız bırakılan şanslı çocuklardandık. Odamızda deli gibi oynardık. Yok şu aktivite, yok bunu öğrenceksin falan tripleri yoktu annemde :)
3. İkinci çocuktan sonrası daha kolay oluyor. İlk çocuk zaten kendi başına kalabilir hale geliyor, bir sonrakini baba devralıyor, anneye küçük kalıyor.
4. Tatillerde büyük çocuklar anneanne ve teyzelerin oluşturduğu başka bir huzur yuvasına gönderiliyor :)

Bunun yanında, burdaki ecnebileri bilemem ama ABDde evler geniş, imkanlar daha iyi, (sağlık hariç) bebeklere ve çocuklara ait şeyler ucuz, okullar nispeten kaliteli, gelir düzeyi uçurumları ve gösteriş budalaları bizdekiyle kıyas edilemez. (Yeliz ve Calanon daha iyi yazar bu konuda)

Bir de kabullenmek ve doğalına bırakmak gibi iki önemli şeyi Cevdet 6-7 aylıkken sindirebildim ben. sanırım ecnebilerde böyle bir herşey Tracyye göre olmalı titizliği yok, varsa da çaktırmıyorlar.

Başbakan'a saygılarımı sunmadan da edemedim. Eşim her akşam 5te yanımda olsa, haftasonları çalışmasa 3 çocuk ben de yaparım walla.

deniz misal dedi ki...

en mükemmel anne olma yarışındayız son sürat. allah korusun sonumuz ne olacak bilmem.

blogcuanne dedi ki...

Amerika'da yaşarken Türk bir arkadaşım Amerikalılar için "yavruluyorlar" derdi. Hakikaten çekinmeden, ardı ardına çocuk yapıyorlar bu insanlar...

İşin bir de şu kısmı var bence: Oralarda çocuk büyütmek daha kolay. Evet, burada bazılarımızın bulabildiği aile desteği yok ama gerek finansal, gerekse pratik açıdan daha kolay geniş aile olmak...

olmadık işler peşinde dedi ki...

YELİZ,
He iyi dedin:) nerelerdesin?? özledim :)

KİSD,
Harika bir ailesiniz, nasıl özendim anlatamam:) Nüfusumuz sizin kadar değildi belki ama o yazdığın maddeler çocukluğumda bizim için de geçerliydi. Benim de çocuklarla modum hemen hemen böyle:)

DENİZ MİSAL,
Alkış!!!! :) Sonunda madalya takacaklar sanki:)

BLOGCU ANNE,
Koşullar elverse hiç çekinmeden yavrulardım 2 tane daha:))

* YeLiZ * dedi ki...

Hala bi laptopum yok , koca isten gelince yemek +yatirma fasli bitince anca bakabiliyorum o da uyuklayarak :)
Carsambadan itibaren donuciim insallah

lav yu

olmadık işler peşinde dedi ki...

Mesai gibi oldu, bu blog okuma, yorum-sohbet işi:D Hadi bakalım, sıkalım dişimizi Çarşamba'ya kadar:)

sesiber dedi ki...

Doğumdan sonraki 14. ay eşimle güneye tatile gittik. O kadar yolu çocuk gelemea diye onu anneme bıraktık. Otele yerleştik, zaten her çocuk gördüğümbe böğürerek ağlayasım geliyor, pişmanlardayım. O akşam yemekte bir iNGİLİZ ANNE-BABA GÖRMEDİM Mİ!!! Ellerinde birer tane, bebek arabasında bir tane, bir tane de karnında ve karnı burnunda... Gayet mutlu, rahatlar. Ondan sonra tatil tatil olmadı bana, zehir oldu. Ben niye bir tanecik çocuumu getirmedim, diye 1 hafta söylendim, durdum.

olmadık işler peşinde dedi ki...

SESİBER,
Tipler tam dediğim gibi değil mi? Ben de hatırlıyorum bebek arabası ittiren, 2-3 çocuklu tatilcileri. Biz çocukla Kadıköy'e gitmeye üşeniriz adam kalkıp ta nerelerden geliyor. Yalnız feci vicdan azabı olmuştur o tatil tahmin edebiliyorum:(