Sayfalar

4 Ocak 2010 Pazartesi

flashback


14 yorum:

deniz misal dedi ki...

:)) tabanları cas cas yan :))

Magissa dedi ki...

Inanmayacaksiniz belki ama ben bu cocuklugu (bol bahceli, koruluklu moruluklu) Etiler'de yasadim! Hani bugun trafikte ilerlenemeyen, kokoslarla tikilerin mahallesi olan Etiler'de..

beste dedi ki...

agaclara tirmanmayi, incir agacindan gazoz kapakli baslikli oklar yapmayi, bogazi tikayan leblebi tozunu, Ajda'dan soylelen sarkilari ve ozgurluk duygusunu unutmussun:)

olmadık işler peşinde dedi ki...

DENİZ MİSAL,
Yanardı ama kabul et:)
Böyle tabandan bacağa yayılan bir sızı olurdu beraberinde!!!

MAGİSSA,
Etiler'de iyi becermişsin valla:) Çok uzakta ve alakasız yerlerde de olsa, bizim zamanımızda çocukluk böyle bişeydi işte:)

BESTE,
Çiz çiz bitmez değil mi? Ezerek kiremit tozu yapmayı, çamurla oynamayı, su birikintilerine girip, su sıçratmayı, tereyağlı ekmekle oyuna koşmaları da...
Seri yaparım ben de:)

Girno dedi ki...

biz dört duvar arasına tıkılmayan ve dizleri yara bere içinde kalan şanslı çocuklarız, hayatı sadece pencereden ve tvden izlemiyorduk, taaa içindeydik, sokakta, çocuklarımıza acıyorum ben cidden :(

olmadık işler peşinde dedi ki...

GİRNO,
Bora ağaçtan elma koparıp yediğinde 4 yaşındaydı... O da aklıma geldi de özellikle götürüp yaptırdım. Ne fena değil mi?

Hülya'nın Tuna'sı dedi ki...

ben "geliyoom" karesinde gülerken takıldım kaldım. (hala gülüyorum) hemen ardından "daş yok mu yerde daş" diye aranma karesi belirdi aklımda. ay herkes ne naif ne tatlı yazmış, utandım kendimden şimdi...

olmadık işler peşinde dedi ki...

HÜLYA,
Çiş karesini çizerken bende epey bir güldüm hani :)

Melis dedi ki...

Ben de çiş karesine çok güldüm. Zaten bizim bahçelerde bazı bitkiler diğerlerine oranla daha çabuk büyürdü, herkes aynı noktaları kullanırdı herhalde...
Benim aklıma bir de sokağa ilk çıkan olmuşsan, diğerleri gelene kadar bekleme oyunu oynama faslı geliyor. Alırsın eline bir ağaç dalını, apartmanın duvarına sürtersin, ya da kiremitle sek sek çizgilerini hazırlar, antrenman yaparsın... Ya ne güzeldi valla be. Ben de Demir ayaklanınca çıkarıcam onu bir ağaç tepesine, yesin mis gibi şeftalileri oradan!

olmadık işler peşinde dedi ki...

MELİS,
Zula yerler belli sonuçta ;) Zula yoksa (mesela mahalledeki boş arsa) kızlar dauyanışmasına gidilirdi. Birileri önüne geçer, işini görende "bakmayıınn" diye bağıra bağıra yapardı çişini.

Sokağa ilk çıkan olmak zordur bilirim. Kim çıkar kim çıkamaz stresi yaşar bu arkadaş. Hele bide kankaların mazareti olursa, cezalıysa felan, ilgisiz tipler ya da tıfıllara takılmak zorunda kalır ki, çok fenadır.

Ayaklansın o mavi boncuk, sal çayıra, bayıra:)

NzN dedi ki...

Annem delirirdi ama ben bayılırdım bakkaldan aldığımız çatapatlarla oynamaya...
Bir de kız kaçıranlar vardı tabii onlar da mahallece toplanıp parti yaptığımızda kullanılırdı.
Tabii arada sırada normal kız çocukları gibi bahçede topraktan tencere, tava, içine de çamur köfteleri yapıp anneme yedirmek isterdim :)

olmadık işler peşinde dedi ki...

NzN,
O çatapatları duvara sürte sürte yakmak yok mu!! Kokusunu çok severdim ben onların. Kız kaçıran da harbiden peşimizden gelirdi sanki:) Neler neler hatırlattınız bana yaw:)

gorkem dedi ki...

ayy bu cis olayi da beni aldi goturdu :) ilahi olmadik isler :) ne guzel seyler dusunmussun :)

olmadık işler peşinde dedi ki...

;) teşekkürler :D