Sayfalar

13 Mayıs 2010 Perşembe

ERTELEMELER VE VEDA

Bazen insan kendini hayatın akışına öyle bir bırakıyor ki, kontrolsüzlüğü yaşam biçimi haline getiriyor.


- Madem böyle, eh ne yapalım idare edicez.
- Dur bakalım, zamanla düzelir.
- Ay bugün hiç uğraşamam sonra,
- Haftaya söz...
- Önümüzdeki ay başlıycam...
- Şu yoğunluk geçsin bakarım.


İşte tüm bu bahaneleri ve sözcükleri sık sık tekrarlamaya başladığınızda, iflah olmaz bir ertelemeci ve kaderci olduğunuz tescilleniyor ve işiniz bitiyor.
Tıpkı benim gibi...


Son zamanlarda herşeyi savsaklamakta üstüme yok. Suçu bahar yorgunluğuna, işlerin temposuna, eve ve çocuklara ata ata uçurumun sonuna kadar geldim. Şimdi gidecek yer kalmadı. Bu tekrar dizginleri ele almanın zamanı geldi demek oluyor.


Şimdi sayıp döksem, dert ettiğim, sorun dediğim, ertelediğim şeyler size komik gelebilir. Aslına bakarsanız incir çekirdeğini doldurmayacak konular. Ama bunlar birleşip de Voltran’ı oluşturduklarında işin rengi değişiyor. Hayatınıza hükmeden, bir gölge gibi karartan bir hal alıyor.


Dün eve dönüş yolunda ne zamandır kafamı kurcalayan ve ihmal ettiğim konularla ilgili bir dizi kararlar aldım.


1. Giyim kuşam: Alışveriş yapmayı çok sevmiyorum. Moda diye sezonda mağaza mağaza dolaşıp dünya paralar ödeyip üst baş almıyorum. Beğendiğim parçaları ara ara alıyorum. Ama aldıklarım hep dolaptakilerin klonu. Dolabı açıyorum, vermeye kıyamadığım ama giymediğim, yıllardır bekleyen kıyafetlerle dolu. Yenilerse eskilerin aynısı. Sonuç: giyecek bişeyim yok! Bu doğal olarak moralimi bozuyor. Bütün gün görünümünden hoşnutsuz biçimde dolaşmak moral bozucu. Dün akşam ilk iş dolaba daldım ve hunharca ayıkladım. En son ne zaman giydim? Bi daha ne zaman giyebilirim? Giymek istiyor muyum? sorularından eksi alanlar poşetlerde yerini aldı. Dolabın üçte ikisi boşaldı. Şimdi gidip insan gibi bi şeyler alabilirim..


2. Veda: Yanlış olduğunu bile bile, son iki aydır sabahları evden Çağan’dan kaçarak çıkmayı adet edindim. Niye, çünkü kolayıma geliyor. Fakat son iki haftadır bana yapışıyor ve arkamdan ağlıyor. Bana yakışıyor mu? Hayır. Peki niye böyle yapıyorum? Erteliyorum, uğraşmaya üşeniyorum... Ayıp ediyorum.


Dün akşam açtım kitabı okudum, bilgilerimi tazeledim ve bu sabah uyguladım. Veee... Çağan beni el sallayarak yolcu etti!!! Bundan sonrası bu konuda dertli annelere gelsin.


Neleri yanlış yapıyordum?
Sonuna kadar uyuyordum... Evet mümkün olan son dakikaya kadar uyku çekmeye çalışıyordum. Sonrasında bir yarış başlıyordu evde. Hazırlanma, Bora’nın kahvaltısı, yolcu edilmesi gibi işlerin arasında Çağan figüranlık yapıyordu. Uyku tulumuyla peşimden oda oda geziyordu. Sabahları bir koşturmaca, telaş, aksiyon ve stres ki sormayın...
Bakıcı gelir gelmez de (sağolsun hep geç kalıyor) kendimi asansöre atıyordum. Gizli saklı ve kaça kaça...


Ne yaptım?
Sabah 25 dakika erken kalktım. Hazırlandım. Bora’yı hazırladım ve kahvaltıya oturttum. Gidip Çağan’ı aldım. Emzirdim.. Üzerini değiştirdim. Seve okşaya saçlarını taradım. Salona götürüp oyun oynattım. Abiyi yolcu ettik ve tekrar salona gidip EN SEVDİĞİ OYUNCAKLARLA, güzel bir oyun başlattım. "Otopark oyunu". 15 dakika kadar oynadık. Bakıcı hanım geldi. O da oyuna katıldı. Bi süre üçümüz oynadık. Sonra Çağan’a onu çok sevdiğimi, işe girtmek zorunda olduğumu, tekrar döneceğimi, döndüğümde yine birlikte oynayacğımızı söyledim. Sarıldım, öptüm, okşadım. Onları oyunun başında bırakıp kalktım. Oradan el salladılar bana. Ben de el sallayıp çıktım. Bu kadar basit işte. Dün arkamdan iki saat huysuzluk yapıp, ağlayan çocuk bugün arkamdan el salladı.


3. Dişler: Bugün arayıp randevu alacağım...


4. Sütten kesme: Haftaya başlıyoruz...


Hadi ben yırttım, darısı diğer kronik ertelemecilerin başına:)

22 yorum:

A-H dedi ki...

ah okuyunca birden benim liste geldi aklima :( say say bitmez, umarim en kisa surede bende silkelenip kendime gelir ve bir ucundan baslarim...

Hilal dedi ki...

erteleme üşenme vazgeçme:))
ama ben de erteliyorum malesef... sonra diyorum ki farkındalık da bir adım önde olmak demektir. o halde iyiyi yapabilirim:) acaba kendimi mi kandırıyorum bilmem. ama yien diyorum kendime: erteleme üşenme vazgeçme:)

NzN dedi ki...

Benim de ertelenebilecek şeyleri dibine kadar erteleme huyum var! Son ana kadar bekletir ve öyle yaparım. Canım istemedi mi istemez! Konuyla ilgili de güzel bir yorum okudum geçen akşam bir kitapta. Der ki: Ya yapacaksınız ya da yapmadığınızı (dikkat edin yapamadığınızı değil), yapmak istemediğinizi kabul edecek ve onunla yaşayacaksınız. Ben de ne yaptım? Tabii ki o anda kalkıp en çok yapmak istediğim şeyi yaptım. Aynen senin gibi dolabın yarısını boşalttım ve geri kalanları da "şu anda" yapmak istemediğime karar verdim. Ohhh sen sağ ben selamet hepimiz rahatladık!! Şu hayatta bir çok şeyin anahtarı kabullenmekte bence ya zaten neyse...
Nefis bir gün dilerim..

Açalya dedi ki...

hadi hayirli olsun yeni kararların...herşey daha güzel olacak.

esra-emir aydin dedi ki...

çalışmadığım evde oturduğum halde usta bir erteleyici oldum bende.verdiğim sözleri zamanı gelince güzel bir bahane bulup sürekli erteliyorum.(hatta mümkün olsa da yemek yapmayıp ailecek serumla beslensek...)

mynameismelis dedi ki...

Bu yazı bana bir uyarı gibi geldi, kondu! Ben de erteleme insanı oldum çıktım. Yapmam gerekenler listesi öyle uzun ki listeye bakmak bile yoruyor beni şu aralar... Ah oyipciim, darısı başına demişsin ya, amin diyorum. Bana da gelse o cevval ruh hali ve ben de girişsem şu işlere diyorum... ahh, ah...

Zehra dedi ki...

darısı başıma...

Birben dedi ki...

Ertelediklerimizi düzene sokmak ciddi iş, bunu yaparken sıkıntıya da girmemek gerek tabi.

Her seferinde listeler yapıp bozan benim gibilere ne çözüm getireceğiz?
İflah olmam mı artık:(((

derya öz dedi ki...

o kronik ertelemecilerden biri de benim:)) ay okudukça utandım, sıkıldım, daraldım, çünkü benim de böyle uzayıp giden bir listem var, her hafta, bazen hergün silip baştan yaptığım, kimine uyup kimine uymadığım... giyim ve dişler konusunda benim de acilen birşeyler yapmam lazım, çocuk yokken henüz, listenin diğer kısımlarını tamamlamam lazım:)) bi de çocuk olduğunu düşünemiyorum, nolurum kimbilir:)) iyi oldu hatırlattığın, dürtüldüm en azından:))) sevgiler kocaman.

yeliz dedi ki...

giyim kuşam aynı!! hemen hemen aynı renkte ve modelde bi dünya gömleğim var!! her yıl aynı işlemi yapıyorum, sonra yine başa dönüyorum. bence bizim bir imaj maker a ihtiyacımız var ki gardrop çeşitlensin:)

olmadık işler peşinde dedi ki...

A-H,
bak ilk paragraftaki sinyalleri alıyorum bu yorumdan... en kisa surede (!) dediniz ve kaybettiniz:)

HİLAL,
erteleme üşenme vazgeçme!!! :D)

NZN,
OHH, ELİNE SAĞLIK, İYİ YAPMIŞSIN:) BEN DE O KURALA UYMUŞUM BİLMEDEN. BAZI KABULLENDİKLERİM VAR DA O NEDENLE:) -caps lock açık kalmış-

AÇALYA,
inşallah:)

EEA,
off iyi fikirmiş serum :))

MELİS,
e verdim gazı o kadar, akşam arayıp sorucam "giriştin mi" diye:)

ZEHRA,
:) Aminnn!

BİRBEN,
Alışkanlık haline getirirsen olmazsın iflah falan. ama sen gaye-retlisindir yaparsın, edersin, aslansın, kaplansın :)))) (moral ve de gaz)

DERYA,
kulüp kuralım biz "kronik ertelemeciler" diye:)
Allah dağına göre kar veriyor merak etme;) (kırps)
sevgiler

YELİZ,
haha gülme ama biz moda dergisi aldık, şu yukardaki Melis'le:D)))

yeliz dedi ki...

ne diyosun!! ben her alışveriş öncesi süper, all ve instyle dergilerini alıp evde çalışıyorum, işaretliyorum sonra alışverişe gidince yine mavi gömlek, lacivert pantalon, siyah çanta ile dönüyorum. moral bozmayayım ama bende dergi pek işe yaramıyor:(

olmadık işler peşinde dedi ki...

bitirdin beni Yeliz :( kendimi aşma umutlarım suya düştü. beyaz gömlek, siyah pantul, siyah ayakkabıya talim:)

A-H dedi ki...

hahaha :) vallahi fena yakalanmisim OIP baksana bende iflah olmazlardanim :)

Sen Gelince dedi ki...

Çok faydalı bir yazı olduğuna kanaat getirdim... En azından benim için:)

buketbukethayaller dedi ki...

Ne diyorsun, Ü$en, ertele, vazgec benim ya$am bicimim :-D
amaaaaa , bu sabah bir ka$ik elma sirkemi ictim ya, nasil gururluyum , anlatamam!
$u meleti icenler bir de nasil iciyorlar bir anlatsinlar ya. Bir yemek ka$igi attim agzima; o anda hem agzimda, hem bogazimda, hem midemde hem de gözümde $im$ekler cakti !! bademciklerim bu asit yagmurundan pek ho$lanmadi ! ama var, fikirlerim var, yutulabilecek büyüklükte dondurma, minik bir $eylerin icine enjekte etme ,vs gibi ...
---
OIP, bir arkada$im stil dani$manina ba$vurmu$ vakti zamaninda. I$te o yüzden kendine yaki$an $eyleri cok iyi biliyor, hem de az ve öz ali$veri$ yapiyor.Bu i$ de disiplin istiyor aslinda-bende yok :-)-. Hazirla bir dosya dergilerden, internetten. Markalari yaz, cik di$ari ve sadece ama sadece onlara bak. Hem bulur, hem de bagenirsen ne ala! -hem bulamam , hem begenemem, dolaptakilere talim- Ama en iyi cözüm iyi bir gözü olan ,senin zevkini de taniyan, ama hadi yap bir cilginlik diye seni ikna da eden,aciksözlü olan, kiskanc da olmayan -bu da önemli faktör ha ha ha- birisiyle cikmak ali$veri$e :-) Var mi??

mynameismelis dedi ki...

Ben güvenmiştim bu dergi işine yaw! Olmuyor mu yani? Kesin mi?

Calanon dedi ki...

Giyim kusam isinde hepimiz ayniyiz asagi yukari demek ki, ben, magazada gezinirken kendime hatirlatiyorum, renkli bir seyler bak, her zaman aldiklarinin biraz da olsa disina cik diye, ama deneyip deneyip begenemiyorum cogunlukla, ya da eve geldi mi dolabin bir kosesinde giyilmeyi bekliyor oluyorlar. Demek ki arada giymeyi de hatirlamali :P

Cagan'in pesinden kosturdugunu hayal ettim, cok kotu oldum, canim benim doyamiyordur tabi sana, sen de ona.

Yeni kararlar cok iyi olmus. Hemen bir liste de ben yapayim bakalim becerebilecek miyim! :)

Nihan SARI, Illustrations. dedi ki...

oip cim beni anlatmışsın neredeyse.
kıyamam ben annesinin arkasından koşana.herşeye dayanırım da şu minik insan ırkının üzülmesine dayanamıyorum.annesi onu sıkı sıkı sarılıp sev.yoksa karışmam.sütten kesme için 2 yaşı bekleme konusuna ne diyorsun.çok zorlamıyorsa keşke beklesen.öperim kuzularını ve seni.

Ozgur dedi ki...

siyah pantol ne güzel şey:)

Selen dedi ki...

Harikasın ama kendine de çok yüklenme, zaman zaman bu tür bıkkınlıklar, yorgunluklar oluyor. Önemli olan farkedip silkelenebilmek.

Giyim tarzı konusunda ise, asla yeteri kadar siyah pantalonu olmayan biri olarak hiç yorum yapmıyorum.

olmadık işler peşinde dedi ki...

A-H,
hiç umut yok demek:)

SEN GELİNCE,
topluma hizmet için varız efenim:)

BBH,
niye sirke içiyosun sabah sabah:o mideni mi deldiricen hayol! :o

İyi fikir:) Şu blog aleminden bi stil damışmanı bulim bari kendimeD:) ** YILBAŞI AACI**

MELİS,
resmen bittik

CALANON,
aynısının tıpkısı:) ben de değişik parçalar alıp ya giymem ya iade ederim. olurda giyersem de tüm gün huzursuz gezerim:)

Çağan işi o kadar acıklı değil canım, üzülme:) yazıda biraz abartılı ifade etmişim galiba..

NİHAN,
valla epey bir faydalandı diye düşünyorum... özellikle geçen ayki rota virüs salgınında nefis bir çalım attık hastalığa, anne sütü sayesinde. önümüz yaz, bahçeler, parklar, sosyal yaşam bizi bekler. 2 yaşa kadar da emziririm o iş kolay. gece kalkmıyor, memede uyumuyor rahatız yani.. ama biraz oyuna dönmeye başladı, yetsin dedik bizde:))

ÖZGÜR,
hem nasıl!!:)

SELEN,
:) birisi de ben değilim demedi hayret:O