Sayfalar

10 Ağustos 2010 Salı

Evlilik beni eğitti

Cuma ve Pazartesi izinleriyle katmerlendirilmiş hafta sonu tatilim sonunda bitti. Sonunda diyor olmam, tatili sevmediğim anlamında değil, evde kendini kaybeden insan olmanın yarattığı yorgunluğa bir göndermedir aslında.

Pişir, taşır, topla, yıka et derken küçük çaplı bir hizmetçilik sendromu atlattığımı söylemeliyim. Evet evet tam anlamıyla hizmetçilikti bu yaptığım. İspatı da yanıbaşımda. Yanıbaşım, komşum oluyor. Kendisinin önlüklü falan, bayağı bi bildiğin hizmetçisi var. Balkonu süpürürken, mutfakta bişiler yaparken falan gelip geçiyor ve selamlaşıyoruz kendisiyle. Sanırım bu önlüklü, beni gördükçe seviniyor için için. “Ulan” diyor “hiç olmazsa ben para karşılığı yapıyorum bu işi, bi de şuna bak...”


Dün böyle için için kaderime söylenirken, evli kaldığı sekiz yılı eğitim olarak algılayan kadın sanatçı geldi aklıma. “Leyyn!!” dedim “benim ki de eğitim aslında, hem de aslanlar gibi komanda eğitimi!” O apla deneyimlerini(!) TV’de bir program yapıp, kadınlara aktarmak istiyormuş. “Hadi ordan” dedim içimden. “Ben 13 yıldır bu işin doktorasını yapmışım. Tası tarağı toplayıp bir kanalın kapısını çalsam sana mı yaptırırlar o programı bana mı? Çalışmadan etmeden, hem de dadılı, hizmetçili ortamlarda annelik-evlilik kolay, gel asıl benim yaptığımı yap bakalım bayan Eliçe. Sustun tabi, seni keliçe seni. “

Eliçeyle sohbeti bi kenara bırakıp, bulaşık makinesini boşaltmaya başladım. Birazdan akşam için sofra hazırlamam lazımdı. Altını dolduran Çağan, beziyle ortalığı kokuta kokuta salınırken, eliçoyla sohbet etmek benim için lükstü. Çağan kokulu bezden ibaret adem kostümüyle balkona çıktı. Peşinden gittim. Komşum, küçük bir hanımefendi şeklinde giydirdiği kızının elini tutmuş, kuşandığı tasarımlı elbisesi ve aynı renkteki ojeli elleriyle bize el sallayıp, mutlu, dinlenmiş ve bakımlı bir gülüş fırlattı. Kokulu bezle birlikte, tişört-şort kombinli(!) halimle onlara karşılık verdik. Önlüklü o sırada, balkona akşam için sofra hazırlarken göz ucuyla bana bakıp “yazık lan” diyen mahcup bir gülümseme fırlattı... Kokulu bezi kapıp içeri girerken, içimden bi ses şöyle dedi: “gül sen gül, program yapıp parayı bulunca görücem ben seni”

18 yorum:

stickman dedi ki...

yerinde olsaydım Çağan'ın bezini balkonda çıkarır ve böyle en dolu dolu yaptığı tarafı tam onların suratlarına doğru fırlatırdım. alın lan zenginler, gidin lan burdan derdim :p

Bahar ve kızısı Yağmur dedi ki...

eliçe gibi olmam için 1 senem daha var :) hakkaten evde hizmetçi, dadı falan filan oh evlilik tabi.. tabi tabi evlilik :D

beste dedi ki...

bu seriye devam et asiri komik:) leonardo 1,5 yasindan beri bulasik makinasi bosaltiyor yererini hic sasiraz calistir biraz pasalari derim ben. Birde bu onluk elbise burada da var, kadinlar temizlik yaparken giyiyor yok yok kadinlari kimsenin. pis tshirt ve sort ay hahahaha

OiP dedi ki...

STICKMAN,
fırlatmama gerek yok, kokusu kamçı gibi zaten:))

BAHAR,
ohhh az kalmış seniN de olmana:)

BESTE,
canım leonardom benim:)) arada bi dellenip yazıyorum böyle.. estikçe :))

Hülyanın Tunası dedi ki...

bence bunu çzimelisin. süperr.. sıkıştığın yerde bana seslen. ben de südiyensiz askılı bluzum, göbeğimi pörtleten şortum, kelebek tokam, çapaklı gözüm ve boklu bebemle emrine amadeyim.

Adsız dedi ki...

Ağzına sağlık OİP...Sen kendini hizmetçi gibi görüyorsun da bizim evde de bizimkiler beni hizmetçi gibi görüyor.Nasıl görmesinler ki...Askısı koptu kopacak, solmuş pazar elbisem, bantı kopmuş parmak arası terliğimi saçıma rastgele tutturduğum kelebek tokalarımla bütün gün yer sil, kanepenin kayan minderlerini düzelt, kumandayı bul yerine koy, kocanın cep telefonunu bul yerine koy, yemek yap, yemesinler sen ye, bulaşık makine yerleştir,kur, yerleştir...arada kocanın kahve, bira keyfine bak. hem evde çalış hem işte çalış..yok anacım...biz adam olmayız.

Leylak Dalı dedi ki...

OİP bugün kulakların çınladı mı? Oturduğumuz çay bahçesinde tam senlik bir hatun vardı, görsen nasıl çizerdin valla:)) Blogdan Bilgenin annesi ile buluşmuştuk, kadını görünce ikimiz de aynı şeyi düşündük. Her daim aklımızdasın bak:))
Sevgiler...

OiP dedi ki...

HÜLİYA,
"evlilik beni dağıttı" diye başlık atsaymışım yeriymiş:)) gözümün önüne geldi halin :))

ADSIZ,
off okurken içim darlandı resmen. allah yardımcın olsun kardeş... o anlattığın halin var ya, çizicem bi gün inşallah:)

LEYLAK DALI,
aa-aa!! çınladı valla :o hatta dedim ki "birisi beni anıyor" :D)) şaka gibi resmen, ilahi:))

Açalya dedi ki...

oip & Hülya :o)))))))))))))))))

Sittirella dedi ki...

''kokulu bezden ibaret adem kostümü''
Sen çok yaşa e mi?
Hala gülüyorum :))))))))

Damla dedi ki...

Ev işi yaparken devreleri durdurmak lazım. Mesela gündeliğe gelen kadın nasıl bir günde o kadar işi yaptı bitirdi diye şaşırıyorum arkasından hep. Sonra o gidip de Gökhan'ın donlarının arasından benim çiçekli mayomu, Ilgaz'ın çoraplarının arasından Gökhan'ınkinin bir tekini ayıklarken anlıyorum. Beynin bir takım fonksiyonlarını durduruyorlar o sırada. Bir nevi epilepsi krizi gibi, bilinci kapatıyorsun, işi yapıyorsun ve unutuyorsun. Biz fazla düşünüyoruz.

nalan dedi ki...

kırıp geçirdin yine, boş yok.
ama hatunun giderken geride bıraktığı sinir bulutu pek fena.
boklu böceği severim ben.

OiP dedi ki...

AÇALYA & SİTTİRELLA:))

DAMLA,
12'den vurmuşsun!! evet tam anlamıyla kendimi kaptırıyorum ve aşırı mükemmelliyetçi takıldığım için çok yoruluyorum. yaptığım da temizlik değil ha! sofra topla kaldır, makine boşalt vs.. görsen savaştan çıkmış gibi oluyorum resmen:(( sonuçta ortada da bişi yok ya, acayip bozuluyorum:)

NALAN,
:)) haha çok sağol! hatunun bişi de yaptığı yok aslında, benimki iç hesaplaşma ;))

ilnur malcı dedi ki...

ben oyle üzerine iş kıyafetlerini geçirip döne döne temizlik yapan hatunlara ağzım açık bakıyorum."helal bee" diye bağırmadığım kalıyor o şaşkınlıkla.

Cocukla Cocuk dedi ki...

sabah sabah öyle güldüm ki, hala kahkahaya devam ediyorum, temizlik delisi titiz komşularım var benim de, kapıyı çalıp kek getirdiklerinde ben daha bulaşık toplamamış oluyorum çoğu kez, paçoz halimle teşekkür ediyorum kapıda.

senem dedi ki...

OYIP'cim yazamadım bi türlü, ben bu yazıya öldüm gülmekten, ellerine sağlık.

ŞIKELLA dedi ki...

hahahhaa çok güldüm ya
sen çok yaşa emi süperdi :)

EMİNE ÖZTÜRK dedi ki...

çok sıcak ve samimi bir yazım şekliniz var.. blogunuza uğradığımda saatlerin nasıl geçtiğini anlamıyorum.. başarılar T.V de göreceğim günleri merakla bekliyorum...