Sayfalar

30 Ekim 2010 Cumartesi

Dolgunluk ve hacim peşinde

Kaşmir proteinli ve inci özlü saç boyasıyla saçlarımı boyadıktan sonra, lotus özlü ve keratinli şampuanla saçlarımı bi güzel yıkadım. Elbette duşta aynı antin kuntinlikteki (enerji falan veren) bir duş jeli kullanmayı da ihmal etmedim.

Çıktım, kurulandım ve sıkılaştırıcı, nem bombalayıcısı kremlerle kendimi komple yağladım. Göz çevreme, boynuma, yanaklarıma ebedi gençlik vaadeden bi takım kremler sürdüm. Saçlarıma hacim veren köpük sürüp bi güzel kuruttum. Kirpiklere 3 kat uzun ve hacimli gösteren rimel, göze bakışlara derinlik katan bir far, dudaklara da chromapixel teknolojili (!) dolgunlaştırıcı bir ruj sürdüm.

Var böyle bişi: Ultra Color Rich Mega İmpact Ruj

Satıcının dediğine göre "heyecan uyandırıcı ve kesinlikle sofistike" bir koku sıktım.

Asansörde dudaklarımı büzerek aynada kendime baktım. Tanrım yeterince ışıltılı, dolgun ve hacimliydim! Hele şu dudaklarımdaki kromopixel teknolojisi yok mu, işte bu teknoloji bende olduktan sonra dünyayı ele geçirmem an meselesiydi. 

Bu ışıltılı ve hacimli güzelliği her geçen gün daha çılgın yöntem ve isimlerle bize pompalayan kozmetik endüstrisine ne kadar teşekkür etsem azdı...

28 Ekim 2010 Perşembe

Bayram Çocuğu

Bu benim kutukafa iyice yoldan çıktı. Durmadan evden kaçıyor, bi işler karıştırıp neyse ki geri dönüyor. İnanmıyorsanız bakın :))

27 Ekim 2010 Çarşamba

A-ŞIK OL-DUM!!!

Bu aralar aklım bir karış havada. 16'lıklar gibi, böyle bi terelelli bi hovarda akıllıyım. Gözümün önünde sürekli renkler, çizgiler, hayaller dönüp duruyor. Sanki bir virüs bulaştı kanıma ve tüm vücudumu ele geçirdi.
İş güç bi yana bu bi yana.
Galba ben bu çizim işine A-ŞIK OL-DUM!!! SEVİYORUM ULAN!! :))


Yukarıda gördüğünüz eskizler bir çocuk masalına ait. Bir Nurturia annesiyle birlikte, güzel bir kış masalı anlatacağız çocuklarımıza.

Kollarımı sıvadım, aklımı hayalerimi sıvazladım, karlar düşmeden ekranlarınıza düşer umarım masalımız:)

24 Ekim 2010 Pazar

Fwd: Fwd: ilk - komik videyo izle - eğlen - çok komik vidyo - vallaha bak!!

Tamam farkındayım, blogumu hiç bu kadar ihmal etmemiştim:((

Ama inanın olmadık işler peşinde koşacak vaktim yok ey bloggin dostları... Foursquare'den bildirsem mesela başınız döner, "amanın! yazık lan" dersiniz emin olun... Neyleyim ki ekmeğimiz olmalı işlerden geliyor. Katlanıcaz bi süre daha...

Neyse boşverin beni şimdi. Alın size bu blog'da bir ilk daha... Oğlanların vidyosu!! :)) Abi ne yaparsa anında taklit eden minnaksipor ve başına gelenler! :)) Bunca yıldır tuttum kendimi ama bunu görmenizi istedim:)
*videoyu göremeyenler için Dailymotion linki: http://www.dailymotion.com/video/xfctvi_toto-kaykayy_fun*
video


20 Ekim 2010 Çarşamba

Risk

Bu mevsimde açık hava organizasyonları planlayıp, yağmura yakalanmak :((
Bir değil dört kere...

18 Ekim 2010 Pazartesi

Sosyal Medya Manzaraları -1

Merhaba!! Ben de sizin gibi bir sosyal medya figürüyüm ve burada anlatacaklarımın hepsini ya yaptım ya da gördüm:))

17 Ekim 2010 Pazar

Başlarken

Bir Blogger'ın Anatomisi'nde size blogcu hallerimizi anlatmıştım hani. Birlikte ne çok gülüp eğlenmiştik:))

O seriden bir süre sonra, blog dışındaki diğer sosyal paylaşım sitelerinde de belirmeye başladım yavaş yavaş. Bi çeşit virüs sanki bu, bi başladın mı durmak imkansız. Birinden diğerine, ondan öbürüne süratle takılmaya başlıyor insan. Yok efendim Twitter, Friend Feed, yok Facebook falan derken, sosyal bir kelebek oldum çıktım?

Valla ciddi ciddi mesai işi bu sosyal işler. İyi mi yaptın kötü mü derseniz, cevabım yok. Bu da bi çeşit "olmadık iş" galiba... Esiri olmadığınız sürece güzel bence.

O değilde, blogculukta gördüklerimin çok daha fazlasını gördüm diğer ağlarda dostlar. Tespitlerle doldum taştım. Sanal manal ne biçim triplere giriyoruz farkında olmadan görseniz:))

Yarından tezi yok başlıyorum çizmeye. Alınma gücenme yok, baştan söyliyim ;)
Çok acayipiz, komiğiz be, kabul edin!

15 Ekim 2010 Cuma

Bağımlıyım

Az önce oturdum bi kaç kare çizeyim edeyim diye ama ı-ıh olmadı. O kadar yorgunluktan sonra buna halim kalmamış meğer. Aslında halim olmadığını gayet iyi biliyorum da, kendimle inatlaşıyorum bir şekilde. "Herşeye yetişmeye çalışma hastalığı" var ya bu o işte... İnsan böyle yapa yapa kendini şartlıyor bence. "Dur şunu da yapayım, dur bunu da yapayım" falan derken otomatiğe bağlıyor. Bi çeşit kendi kendimizi alıştırdığımız salak bir bağımlılık türü diyebiliriz buna.

Bazı bağımlılıkların sonu iyi olmayabiliyor

Hayatım şu sıralar bir buzdağı gibi. Günlük hayhuylar buzdağının suyun üstünde kalan kısmı da, asıl tömbelek kısmı suyun altında sanki.

Ajandam toto kuponu gibi mesela. Boş yok. Bir güne iki üç toplantı, organizasyon, seyahatler falan... Hop orada hop buradayım. Ama gelin görün ki aklım beş karış havada. Yarın sabah 5'te kalkıp Antalya'ya gideceğim mesela, ama oturmuş burda lak lak ediyorum.
Toto kuponu gibi derken

Uzatmayalım, sadede gelelim. Defterim notlarla dolu. Yeni bir seriye başlayacağım. Ne zaman? Zaman bulunca... Sizi severim bilirsiniz, merakta bırakmayıp ipucu vereyim: yine bizi anlatacağım ;)
Hadi gidin yatın şimdi, sonra sabah kalkamıyorsunuz....

11 Ekim 2010 Pazartesi

Ta da!! İşte OYİP'in ilk vidyosu !



Ninni

Ta da!!!! Sonunda bitti.
Biri amatör müzisyen, diğeri amatör çizer iki anneden dev bir eser, bir "baş yapıt" (!) :))
Sevgili Evren besteledi-çaldı-söyledi, 21 aylık minnak kızı Su ona eşlik etti, OYİP'te oturup çizdi...

Oyip Mahsülleri Ofisi gururla sunar!! "NİNNİ!!"
NİNNİ! tüm vidyo paylaşım sitelerinde!
NİNNİ!  NİNNİ!
Israrla tıklayınız:)
Bakın bakalım beğenecek misiniz?!?
(böyle şımarma ne duyuldu, ne görüldü)

*tam ekran izleyin derim. direkt izleyince yarısı gözükmüyor. yarım yamalak iş yapmayın*

İki:))

Bugün minnakspor'un ikinci doğum gününü kutladık. Babaannesi ve aydedesi (dedesine böyle sesleniyor) de geldiği için pek bir neşeliydi. Mum üfleme işinin hastası oldu, 7-8 kez yaktık sanıyorum mumları. Çocuk olmak ne güzel yarabbim. Mum üflemek bile kahkahalarla, katıla katıla gülmek için yeterli!

"Arkadaşım Eşşek" çalıp tepindik bir güzel. Geçen yıl olduğu gibi küçük bir kutlamaydı. Bora'da hep kalabalık, koşurmalı kutlamalar yapmıştık. Bi halt anlamamıştı yazık. Yok öğle uykusu, uyku mahmurluğu, yok yemek yedi yemedi derken bişey anlamıyor ya çocuklar. Anne babalar kendini eğliyor işte. Yok yok akıllandık biz. Hiç girmiyoruz o triplere:) Şeker hamurundan mamul doğum günü sektörü bi süre daha beklesin bakalım. Seneye belki aklı başına gelince iyice, arkadaşlı falan güzel bir doğum günü yaparız oğluma...

O değil de, eni konu büyüdü bu sıpa:))

Bu arada....
Hani demiştim ya yaz sonu bir sürpriz var diye:)

Az kaldı az... Valla bak. Çok yakında, eli kulağında :))
Dın dın dın dın (gerilim müziği çalıyor farzedin)

8 Ekim 2010 Cuma

Gizli Kahramanlar Serisi: LONGWAY

hasta, yoğun ve yorgun olduğum için hiç elim varmıyordu bloga kaç gündür. muhtaç olduğum kudret ,eski dost longvey'deymiş demek :))

4 Ekim 2010 Pazartesi

Sosyal Medya İnsanı

Kendimden biliyorum, şu sosyal medya insanlığı çok tuhaf bişey... Nasıl mı? Anlatıcam, az sabırlı olun:))

2 Ekim 2010 Cumartesi

Herkes bir gün 15 dakikalığına meşhur olacak

Andy Warhol yanılmamış... Alın bakın mesela kutukafaya, bir aylığına ünlü oldu başımıza iyi mi?

Kalktı, anatominin ilk karesi ile sevgili Damla'nın All For Kids Ekim sayısındaki bloggerlık konulu yazısını süsledi :)) Sanal alemden kafayı uzattı ve matbaa mürekkebi değdi haspaya.
Teşekkürler Damla:))

"şşhh 29 günümüz kaldı Oyipim, oyalama da tadını çıkaralım bebeyim"

1 Ekim 2010 Cuma