çekirdek olayına bittim yaw :) ben de kahkül kesmeye çalışmış sonra beğenmemis sonra da bisey olmaz diyim saçlarımın onlerini kokunden kesmistim.aylarca saclarımın ondeki 2 cm lik kısmı asker trası dolasmıstım.bi de sac bandı filan takardım gorunmesin diye.annem saclarımı o halde gorup de beni dovmedi ya, cok sabırlı kadınmıs cidden.
tatil ödevi diye bi eziyet vardı, ben onu hep son güne bırakır sonra ağlaya ağlaya yapardım:)) bir de yılbaşı günü eve alınan ve ilk kez gördüğümüz ananas ile beraber fotoğraf çektirme mevzusu var ki evlere şenlik:)))
ben de varım ben de. cin olmadan adam çarpmaya çalışmıştım zamanında. birinin eskisi diğerinin yenisi felsefesi ile çocukluğumuzda istemediğimiz oyuncak, silgi vs. birbirimizle değiştirirdik. bir arkadaşımda çok istediğim bir şey vardı; onu almak isteyen de çok kişi vardı. Aradan sıyrılmak için Kütahya'dan gelen tahta üzeri işli tarağın Almanya'dan geldiğini söylemiş ve değiştirme hakkını kazanmıştım. :))
bir de akşamları uyumak istemediğim zamanlarda ağzımı açmadan esnediğimde annemin anlamayacağını düşünürdüm. hahaha :) ve anladığında da hayret ederdim. suratım şekilden şekile girdiğini ise çok sonraları öğrendim. :)
var vaaaar, arttırıyorum. saçma sapan uydurarak fransızca, japonca artık allah ne verdiyse her türlü dilden konuştuğumu söyler kafalardım çocukları:)) çok utanç verici yaaaa...
ben de köyde bir çiftliğimiz olduğu orda at, köpek, koyun her türlü hayvanımız olduğu yalanını uydurmuştum,ama çiftliği o kadar detaylı anlatırdım ki bir ara kendim bile inanmışım,maalesef babaannemin bir tavuğu bile yoktu :(
Şu turist konusunu biz de kuzenle uygulamıştık. Yine siz iyi ingilizce bir şeyler söylüyormuşsunuz biz tamamen saçma şeyler uydururduk.Öyle böyle salak diilmişiz yani. Rejontrakistriş nıokimştok horişpotyomik falan gibi şeyler.
bokböcesi aynı süpersonik olayı bende yapmıştım. kahkülü beceremeyince olmadı bu diyip kökünden kesmiştim. annem beni dövmeyi bırak gülmekten altına yapmıştı , o fırça gibi saçlarla aylarca alemin maskarası oldum :))
Harika olmus :) Cekirdek harika ama cilali tas devrine de cok guldum :) Ben de her cocuk gibi buyuk bir girisimci ruha sahiptim. Annemlerden zar zor izin alip, bir de yanima arkadasimi alip bir tezgah acmis ivir zivir satmaya kalkmistim. Gun sonunda yeterince satis yapamayinca tabiki aksam hepsini babama satmistim. Adamcagazin derdi :)
Offff çok güldüm çokkk... Çekirdekleri bu şekilde yapıp selpak poşetine koymak da nerden aklıan geldi... Ben hiç muzur bir çocuk değilmişim ya... Düşündüm ama aklıma gelmedi bir şey :)
Offff çok güldüm çokkk... Çekirdekleri bu şekilde yapıp selpak poşetine koymak da nerden aklıan geldi... Ben hiç muzur bir çocuk değilmişim ya... Düşündüm ama aklıma gelmedi bir şey :)
Aman gozunu seveyim Almanya deme su gunlerde :P Sonra kavga cikiyor :P
Biz de tatile gittigimiz bir kampin arkasindaki aycicek tarlasina girer, aycicekleri resmen calar :P sonra da ayiklayar, tezgah acar, kampci amcalara ve teyzelere satardik. Gunu birinde tarla sahibi bizi sopayla kosturup puskurttu ve ticaret hayatim orda sona erdi :P
Benim bi çocukluk günlüklerim var :D Salak bile değil. Salak ötesi bişey. İşin kötü tarafı, o kadar da çocuk değilken yazmış olmam. 6. sınıf filan :D 12 yaşımdayken :D Taratıp bloga koyucam. Cilalı taş öyle olmuş haa öyle mi oip :D İlkokulda fen bilgisi kitabından bişeye çalışmıştım. Annem de bana o konudan soru soruyordu. Sorduğu soruyu şu an hatırlamıyorum ama şöyle bi cevap vermiştim; -buzlu camı güneşe tutarsak buzları erir ve normal cam olur... Annemin o an ki bakışlarını hala unutamıyorum :D
Turist taklidi konusunda da Umut'un kuzeniyle yaptığının aynısını kardeşimle yapıyordum. Tamamen uydurma saçma sapan, ağzına ne gelirse söylediğin bir dil. Ama çok iyi hissettiriyordu kendimizi :D
ahahah harikaymış. ben de ingilizceyi türkçenin tersten okunuşu sanıyordum, nasıl böyle bi kanıya vardım hiç bilmem. büyük bi gayretle retfed, iglis falan diye dolanırdım etrafta
orta 1 de öğretmenlere yardımcı olan tiplerdenim not yazma vs yapıyorum bişiiler arada. bir gün öğretmen el yazısıyla yazdığı bir kağıdı verdi tenefüste bana "temize çekersin olur mu" diye. bende başladım başka bir kağıda yazmaya bir yandan da diyorum ki "yahu bunun yazısı benden güzel niye ben yazıyorum ki tekrar" yanına gidip kağıdı verdiğimde bu ne demesiyle kaynar suların başımdan aşağı döküldüğünü hatırlıyorum :)) o bana bilgisarda yaz demiş ben elle yazmışım pofff
Şunları mesai bitmeden okusaydım bugün kesin deli damgası yerdim gülmekten herhalde :)))) Karnım ağrıyor. Offf! :))))))) Benimle beraber hafta sonu öncesi ofis keyfi yapan 3-5 arkadaşım dayanamadı geldi yanıma :) Ay, çok feci ağrıyor :))))
Benim de içini yediğim şeker ve çiğnediğim sakızların kağıtlarını atmayıp, içine taş koyup, çiftlik komşularına satıp zengin olma -öyle zengin olmak ki dondurmacıdan her gün 10 külah dondurma alma- projem vardı ama en yakın komşunun 50 metre uzaklıkta olduğunu düşününce bu dahice fikri ertelemiştim, sonra da unutmuşum. Verilmiş sadakam o zamandan varmış :)
Bir de evde ne yapsam babamın daha kapıdan girer girmez yaptığım her şeyi bilmesi vardı ki; tek suçlular kumrulardı! O kuşlar var ya o kuşlar, ne zaman yaramazlık yapsam hemen uçup babama yetiştiriyorlardı. Balkonlardan kışkışlamışlığım, mahallenin en iyi sapancısından sapan dersi almışlığım var o kumruları öldürmek için :) Sonra bir gün merdivenlerde öterken yakalamıştım ''anne kumrusu''nu babama :)
Walla bende de cok var bunlardan :) ingilizce olayini ben de kardesimle yapardim! Bir de biz alamanyadan tatile gelmis turk gibi aksanli konusurduk ve bagira bagira konusarak her gun markete falan giderdik, sanki bizi ilk defa goruyo millet! Cocuk akli iste :)))
ben de arkadaşımla 6. sınıftayken dergi hazırlamış fotokopiyle çoğaltmış ve satmıştım.kazandıklarımı harcamaya kıyamamıştım ve paralar tedavülden kalkmıştı:))
bir kerede mahalledeki çocukları mahallemizi vampirler bastı onları yakalamamız gerek demiştim. ordu kurmuştum ve elimize sarmısak alıp vampir avına çıkmıştık.
aklıma bunlar geldi.:))))))))
ha bi de öğretmenimiz kurdele kontrolü yapıcam demişti o gün beyaz kurdelelerimi takmamıştım. ben de resim defterinin arasındaki o incecik kağıtlardan biriyle tacıma kurdele yapmıştım. sınıftaki kurdelesiz gelen birkaç kıza daha:))sınıftaki birkaç çocuk öğretmene nihanın kurdeleleri gerçek değil deyince öğretmen benim ve arkadaşların kurdelelerine bakıp gülmüştü ama bana kızmamıştı:))))))
hahaha! çok güldüm yahu. Ben de turist numarasını kuzenimle yapardım, ne salaklık. Bir kere şurup kutusundan leblebi makinesi bozuntusu yapmıştım. Para atıp, leblebi alacağınız pek çalışmayan bir mekanizma ama kimse rağbet göstermemiş, ilk girişimcilik denemem hüsranla sonuçlanmıştı. Bir daha da başka girişimde bulunmadım zaten! Bir de ilkokulda bir sınıf arkadaşım her yaz tatili dönüşü bir yalan uydururdu. Bir sene, yaz tatilinde Heidi'ye gittiğini, Heidi'nin (bildiğiniz dağlar kızı Heidi) dedesinin evinde kaldığını söylemişti. Ertesi sene de annesinin ona bir maymun aldığını. Hepsine de inanmıştım ve hatta üzülmüştüm neden benim maymunum yok, neden biz de Heidi'ye gece yatısına gitmiyoruz diye. Salak ötesi bir durum.
bu yabancıymışız numarasını yapmak için hep kuzenler mi kurban seçilir acaba, bizde yapardık bunu kuzenimle :D ingilizce olması şart değil abuk subuk bir dilde konuşurduk :) :) ahh ahh neydi benim çocukluğum :D
Ben kardeşimle evcilik oynarken doktor hasta olmuştuk ben de ilaç diye kurşun (babam avcı olduğunan evde bi yerden bulmuşuz)yutturmuştum ona (Allah'tan çıktı sonra), Bir de annemin bir takı kutusu vardı onu nerden ele geçirdiysek kardeşimle aramızda bölüşüp evin farklı yerlerine saklamıştık annem çıldırmıştı :))
ya OİP senin için bir şey yaptım facebook'tan da haber verdim ama ya beni takmadın ya da görmedin mesajımı. ama onu sana ulaştırmak istiyorum ben:(
yaptığım bolca salaklık var. örneğin bir çocuğun kireç kuyusuna düşen terliğini alıcam diye belime kadar kireç kuyusuna girmiştim. sonra annem haşlak sularla banyo yaptırıp totoma toma vurmuştu. sokağa çıkma cezası almıştım vs vs...
29 comments:
çekirdek olayına bittim yaw :) ben de kahkül kesmeye çalışmış sonra beğenmemis sonra da bisey olmaz diyim saçlarımın onlerini kokunden kesmistim.aylarca saclarımın ondeki 2 cm lik kısmı asker trası dolasmıstım.bi de sac bandı filan takardım gorunmesin diye.annem saclarımı o halde gorup de beni dovmedi ya, cok sabırlı kadınmıs cidden.
çocukken salak ve bir okadar da mutluyduk bence.
tatil ödevi diye bi eziyet vardı, ben onu hep son güne bırakır sonra ağlaya ağlaya yapardım:)) bir de yılbaşı günü eve alınan ve ilk kez gördüğümüz ananas ile beraber fotoğraf çektirme mevzusu var ki evlere şenlik:)))
işte:
http://hakikimuhabbet.blogspot.com/2010/08/cocukken-ne-kadar-salak-ve-bir-o-kadar.html
sofrayı kuran kaldırsın dediklerinde, duvarda asılı duran kuran-ı kerim in kaldıracağını sanırdım, ahh ahh ne safmışım :)))
ayyy çekirdek olayına çok güldüm. süpermişsin.
ben de varım ben de. cin olmadan adam çarpmaya çalışmıştım zamanında. birinin eskisi diğerinin yenisi felsefesi ile çocukluğumuzda istemediğimiz oyuncak, silgi vs. birbirimizle değiştirirdik. bir arkadaşımda çok istediğim bir şey vardı; onu almak isteyen de çok kişi vardı. Aradan sıyrılmak için Kütahya'dan gelen tahta üzeri işli tarağın Almanya'dan geldiğini söylemiş ve değiştirme hakkını kazanmıştım. :))
bir de akşamları uyumak istemediğim zamanlarda ağzımı açmadan esnediğimde annemin anlamayacağını düşünürdüm. hahaha :) ve anladığında da hayret ederdim. suratım şekilden şekile girdiğini ise çok sonraları öğrendim. :)
var vaaaar, arttırıyorum. saçma sapan uydurarak fransızca, japonca artık allah ne verdiyse her türlü dilden konuştuğumu söyler kafalardım çocukları:)) çok utanç verici yaaaa...
ben de köyde bir çiftliğimiz olduğu orda at, köpek, koyun her türlü hayvanımız olduğu yalanını uydurmuştum,ama çiftliği o kadar detaylı anlatırdım ki bir ara kendim bile inanmışım,maalesef babaannemin bir tavuğu bile yoktu :(
Şu turist konusunu biz de kuzenle uygulamıştık. Yine siz iyi ingilizce bir şeyler söylüyormuşsunuz biz tamamen saçma şeyler uydururduk.Öyle böyle salak diilmişiz yani. Rejontrakistriş nıokimştok horişpotyomik falan gibi şeyler.
bokböcesi aynı süpersonik olayı bende yapmıştım.
kahkülü beceremeyince olmadı bu diyip kökünden kesmiştim. annem beni dövmeyi bırak gülmekten altına yapmıştı , o fırça gibi saçlarla aylarca alemin maskarası oldum :))
Harika olmus :)
Cekirdek harika ama cilali tas devrine de cok guldum :)
Ben de her cocuk gibi buyuk bir girisimci ruha sahiptim. Annemlerden zar zor izin alip, bir de yanima arkadasimi alip bir tezgah acmis ivir zivir satmaya kalkmistim. Gun sonunda yeterince satis yapamayinca tabiki aksam hepsini babama satmistim. Adamcagazin derdi :)
Yine sabah nesesi oldu OIP cok tesekkurler
Offff çok güldüm çokkk...
Çekirdekleri bu şekilde yapıp selpak poşetine koymak da nerden aklıan geldi...
Ben hiç muzur bir çocuk değilmişim ya... Düşündüm ama aklıma gelmedi bir şey :)
Offff çok güldüm çokkk...
Çekirdekleri bu şekilde yapıp selpak poşetine koymak da nerden aklıan geldi...
Ben hiç muzur bir çocuk değilmişim ya... Düşündüm ama aklıma gelmedi bir şey :)
Aman gozunu seveyim Almanya deme su gunlerde :P Sonra kavga cikiyor :P
Biz de tatile gittigimiz bir kampin arkasindaki aycicek tarlasina girer, aycicekleri resmen calar :P sonra da ayiklayar, tezgah acar, kampci amcalara ve teyzelere satardik. Gunu birinde tarla sahibi bizi sopayla kosturup puskurttu ve ticaret hayatim orda sona erdi :P
Hazır iç çekirdek hee! çakalsın! :D
Benim bi çocukluk günlüklerim var :D Salak bile değil. Salak ötesi bişey. İşin kötü tarafı, o kadar da çocuk değilken yazmış olmam. 6. sınıf filan :D 12 yaşımdayken :D Taratıp bloga koyucam. Cilalı taş öyle olmuş haa öyle mi oip :D İlkokulda fen bilgisi kitabından bişeye çalışmıştım. Annem de bana o konudan soru soruyordu. Sorduğu soruyu şu an hatırlamıyorum ama şöyle bi cevap vermiştim; -buzlu camı güneşe tutarsak buzları erir ve normal cam olur... Annemin o an ki bakışlarını hala unutamıyorum :D
Turist taklidi konusunda da Umut'un kuzeniyle yaptığının aynısını kardeşimle yapıyordum. Tamamen uydurma saçma sapan, ağzına ne gelirse söylediğin bir dil. Ama çok iyi hissettiriyordu kendimizi :D
ahahah harikaymış. ben de ingilizceyi türkçenin tersten okunuşu sanıyordum, nasıl böyle bi kanıya vardım hiç bilmem. büyük bi gayretle retfed, iglis falan diye dolanırdım etrafta
koptum :D süper
Bende hala var böyle salaklıklar, yazmaya utanıyorum :)
orta 1 de öğretmenlere yardımcı olan tiplerdenim not yazma vs yapıyorum bişiiler arada. bir gün öğretmen el yazısıyla yazdığı bir kağıdı verdi tenefüste bana "temize çekersin olur mu" diye. bende başladım başka bir kağıda yazmaya bir yandan da diyorum ki "yahu bunun yazısı benden güzel niye ben yazıyorum ki tekrar" yanına gidip kağıdı verdiğimde bu ne demesiyle kaynar suların başımdan aşağı döküldüğünü hatırlıyorum :)) o bana bilgisarda yaz demiş ben elle yazmışım pofff
Hahahah... Çok güldüm.. Hem senin yazdıklarına hem de yorumlara...
Şunları mesai bitmeden okusaydım bugün kesin deli damgası yerdim gülmekten herhalde :))))
Karnım ağrıyor. Offf! :)))))))
Benimle beraber hafta sonu öncesi ofis keyfi yapan 3-5 arkadaşım dayanamadı geldi yanıma :)
Ay, çok feci ağrıyor :))))
Benim de içini yediğim şeker ve çiğnediğim sakızların kağıtlarını atmayıp, içine taş koyup, çiftlik komşularına satıp zengin olma -öyle zengin olmak ki dondurmacıdan her gün 10 külah dondurma alma- projem vardı ama en yakın komşunun 50 metre uzaklıkta olduğunu düşününce bu dahice fikri ertelemiştim, sonra da unutmuşum.
Verilmiş sadakam o zamandan varmış :)
Bir de evde ne yapsam babamın daha kapıdan girer girmez yaptığım her şeyi bilmesi vardı ki; tek suçlular kumrulardı!
O kuşlar var ya o kuşlar, ne zaman yaramazlık yapsam hemen uçup babama yetiştiriyorlardı.
Balkonlardan kışkışlamışlığım, mahallenin en iyi sapancısından sapan dersi almışlığım var o kumruları öldürmek için :)
Sonra bir gün merdivenlerde öterken yakalamıştım ''anne kumrusu''nu babama :)
Heyt be!
O zamandan belliymiş dehamız :)
supermis! :)
ben "kazayla"
**kuzenimin parmagini kopardim(dikildi ama yeri bellidir)
**kizkardesimin alnini patlattim
**yegenimin de altini patlattim(hala izini tasir)
**erkek kardesimin bacagini kirdim
Ailede en cok konusulan bunlar oldugundan ,ilk bunlar geldi aklima.
sirin,cici,komik olaylarim da var ama bunlar kanayan yara :))
Walla bende de cok var bunlardan :) ingilizce olayini ben de kardesimle yapardim! Bir de biz alamanyadan tatile gelmis turk gibi aksanli konusurduk ve bagira bagira konusarak her gun markete falan giderdik, sanki bizi ilk defa goruyo millet! Cocuk akli iste :)))
ben de arkadaşımla 6. sınıftayken dergi hazırlamış fotokopiyle çoğaltmış ve satmıştım.kazandıklarımı harcamaya kıyamamıştım ve paralar tedavülden kalkmıştı:))
bir kerede mahalledeki çocukları mahallemizi vampirler bastı onları yakalamamız gerek demiştim. ordu kurmuştum ve elimize sarmısak alıp vampir avına çıkmıştık.
aklıma bunlar geldi.:))))))))
ha bi de öğretmenimiz kurdele kontrolü yapıcam demişti o gün beyaz kurdelelerimi takmamıştım. ben de resim defterinin arasındaki o incecik kağıtlardan biriyle tacıma kurdele yapmıştım. sınıftaki kurdelesiz gelen birkaç kıza daha:))sınıftaki birkaç çocuk öğretmene nihanın kurdeleleri gerçek değil deyince öğretmen benim ve arkadaşların kurdelelerine bakıp gülmüştü ama bana kızmamıştı:))))))
öldüm gülmekten oipim.
Dünden beri öldürdünüz ha valla gülmekten :D)))
hahaaaa çok alemsiniz:))) aksam cevap yazicam bekleyin:))
Oyip
hahaha! çok güldüm yahu.
Ben de turist numarasını kuzenimle yapardım, ne salaklık.
Bir kere şurup kutusundan leblebi makinesi bozuntusu yapmıştım. Para atıp, leblebi alacağınız pek çalışmayan bir mekanizma ama kimse rağbet göstermemiş, ilk girişimcilik denemem hüsranla sonuçlanmıştı. Bir daha da başka girişimde bulunmadım zaten!
Bir de ilkokulda bir sınıf arkadaşım her yaz tatili dönüşü bir yalan uydururdu. Bir sene, yaz tatilinde Heidi'ye gittiğini, Heidi'nin (bildiğiniz dağlar kızı Heidi) dedesinin evinde kaldığını söylemişti. Ertesi sene de annesinin ona bir maymun aldığını. Hepsine de inanmıştım ve hatta üzülmüştüm neden benim maymunum yok, neden biz de Heidi'ye gece yatısına gitmiyoruz diye. Salak ötesi bir durum.
bu yabancıymışız numarasını yapmak için hep kuzenler mi kurban seçilir acaba, bizde yapardık bunu kuzenimle :D
ingilizce olması şart değil abuk subuk bir dilde konuşurduk :)
:)
ahh ahh neydi benim çocukluğum :D
:))) çekirdek içi süpermiş cidden.
Ben kardeşimle evcilik oynarken doktor hasta olmuştuk ben de ilaç diye kurşun (babam avcı olduğunan evde bi yerden bulmuşuz)yutturmuştum ona (Allah'tan çıktı sonra),
Bir de annemin bir takı kutusu vardı onu nerden ele geçirdiysek kardeşimle aramızda bölüşüp evin farklı yerlerine saklamıştık annem çıldırmıştı :))
ya OİP senin için bir şey yaptım facebook'tan da haber verdim ama ya beni takmadın ya da görmedin mesajımı. ama onu sana ulaştırmak istiyorum ben:(
yaptığım bolca salaklık var. örneğin bir çocuğun kireç kuyusuna düşen terliğini alıcam diye belime kadar kireç kuyusuna girmiştim. sonra annem haşlak sularla banyo yaptırıp totoma toma vurmuştu. sokağa çıkma cezası almıştım vs vs...
çok yaşayın e mi? hangi birinize cevap yazayım, bi dünya döktürmüşsünüz... okuyup okuyup gülüyorum:))
yalnız şu turist ayağı, bir ülke geleneğiymiş, onu öğrendik bu sayede:))
Yorum Gönder