Sayfalar

7 Şubat 2011 Pazartesi

Çok pişmanım

Şubat tatili etkinlikleri kapsamında çocukları, İstanbul'daki dev akvaryuma götürdüm. Bunu yaptığım için çok pişman ve mutsuzum!

Çocuklar çok eğlendiler, çok şaşırdılar. Gerçekten güzel ve ilginç balıklar, su altı canlıları var ama gelin görün ki, okyanuslarda derin denizlerde özgürce salınacaklarına bir kaç metrekarelik akvaryumlarda, havuzlarda dönüp duruyorlar.

Daha önce Sirk Hayvanları ve Gösteri Yunusları hakkındaki gerçekleri yazmış ve çocuklarımızı bu rezilliklere neden götürmememiz gerektiğini aktarmıştım. "İki balık, bir akvaryumdan ne çıkar?" diye düşünmek büyük ahmaklıkmış anladım. Gittiğime çok pişmanım, azıcık havyan sevgisi varsa kalbiniz dayanmaz gitmeyin... Çocuklarınıza da durumu anlatın ve götürmeyin....

13 yorum:

Somethin'Special dedi ki...

Çok sevdiğim OİP'nin de bu anlayışa sahip olduğunu bilmek mutlu etti beni.

kirazsevdasi dedi ki...

goturenler, bunu bile bile, kendi zevkleri icin aman canim nolucak diyerek gidiyorsa o zaman ciddi laflarim var onlara :))

ama bi de gercekten bu ayrintiyi dusunemeyenler var, sonsuz okyanuslar yerine beton havuzlara, olu baliklara mahkum edilen yunuslarin bu halini dusunemeyen, onlarin mutlu gozuktugunu sananlar var, iste gorev onlari uyandirmakta...

facebook ta ozgur yunuslar sayfasina bekliyorum hepinizi.

kirazsevdasi dedi ki...

ay simdi yorumu okuyunca :) ilk paragrafta kastettigim sen degilsin tabi ki. benzer cumleler kurulmus aman yanlislik olmasin :)

Sütüme Sarelleme Karışma!!! dedi ki...

o kadar seviyor olmama rağmen eve köpek almıyorsam işte bu yüzden! yazık 4 duvar arasında günde bir kere ihtiyaç molasına çıkmış ne işe yarar... bahçeli evim olsun, hayallerim gerçek olsun, fikrimde hayalimde yeri hazır köpeğiminde:)
ben de acıyorum hayvanlara ama işte sokakta yaşasa bir dert 4 duvar arasında yaşasa bir dert! her gün gelene kadar kaç tane görüyorum başına bir şeyler gelmiş... (Misal eeee be tekir kedi ne işin varmış senin 1. köprüde! sana ne avrupa'dan anadolu'dan... )

Oip severim dedi ki...

Hayatimda sadece bir kere hayvanat bahcesine gittim ve insanligimdan utandim. Kücücük alanlarda tutulan hayvanlar...
---
Biz insanlar kim oluyoruz da onlara e$ya muamalesi yapiyor, üstüne üstlük HAPSEDIYORUZ?
---
Sanirim Peta sirklerde yavru fillerin nasil egitildigini gösteren bir video yayinlamisti. Elleri, ayaklari bagli minicik bir cocuk düsünün. Etrafinda dürten, emir veren, kolunu bacagini ceken bir grup korkutucu insan. Neden mi? Cünkü filler duygusal, zeki ve genis bir aile seklinde yasayan canlilar. Yavrularina da yillarca gözü gibi bakarlar.
"Yunuslar cok mutlu kiiii, gülüyorlar baksanaaa" demeden önce bir durup, düsünse bile insan onlarin zeki, hassas birer canli olarak o kapali havuzlarda mutlu olamayacagini, alkis seslerinin onlar icin hic bir anlam ifade etmeyecegini BILIR!
---
Sirkler, bilhassa yunus havuzlari cocuklari götürecek yerler degildir, bence! Aklima su anda gelen iki örnek bu.
---
Ayrica en aptal, en duygusuz da olsa, (hic bir sinir hücresi olmayan bir böcek de olsa), hic bir hayvana eziyet etmeye, istedigimiz gibi KULLANMAYA hakkimiz yok! Cünkü o da bir CAN! Bizim canimiz nasil aciyorsa, onunki de öyle. Aciyor ama söyleyemiyor.
Deginmek lazim bu konulara.
Öperim Oip'cigim! Kocaman!

betul dedi ki...

ancak bu anlayisa sahip kac insaniz suracikta pisman olma hic degilse bu bilincle cocuklarina burada mutsuz hayvanlarin barindigini göstermissin

Burcu.. dedi ki...

Her sirke gidiyoruz lafını duyduğumda yapmayın derim, götürmeyin. Hayvanat bahçesine de gitmeyin. Varsın çocuğunuz yakından aslan görmesin, görmesi de gerekmez. Onlar mutlu hayvanlar değiller çünkü. Kaç kişiye engel olsam kardır..

evimin dekoratörü dedi ki...

OİP kesinlikle katılıyorum sana. Yunus gösterileri yapan tatil köylerini de şiddetle kınıyorum ve kesinlikle gitmiyorum. Ben camımı tıklatan bir çift güvercinimle çook mutluyum...

Evren dedi ki...

Bu konuda yazman cok iyi olmus. Biz de bu tarz yerlere gitmeme karari almistik. Ben de yazmak istiyorum bir ara... Sevgiler...

Deli Anne dedi ki...

Ben de yeni gelin gibi hem giderim hem ağlarım.. Yunus gösterisine gittiğimde haberdar değildim nasıl insafsız şartlardan sonra gösteriye çıktıklarına ama gene de salya sümük ağladım onlara.. Sonra öğrendiğimde çok acı çektim.. Velhasıl -biz büyüdük ve kirlendi dünya-

OiP dedi ki...

SS,
:)) sevgiler

İlkay,
yok canım alınmadım, yazdık işte apaçık... öyle yapanlar büyük çoğunlukta bu arada:((

SSK,
sorma... hergün yollarda görüyorum bende:(( ayy her türlüsü vicdan azabı bunların:((

OİPSEVER,
o dediğin videoyu link verdiğim yazıya koymuştum vaktiyle. ah ahh, insanın insana hayrı yok, hayvana ne olsun??:((

Betül,
hatayı görmek de bişey tabi:((

Burcu,
valla benim büyük oğlum da bu işin savunucusu. bu sefer bi şekilde algılayamadık galiba durumu

Evimin Dekoratörü,
Ay ne güzeldir onlar, buurrk burrrk:))

Evren,
Yaz valla uzun uzun. ne kadar yazılsa okunsa o kadar iyi...

Deli Anne,
çok matah, iyi bişey gibi gösterliyor ya zaten... belediyeler, yerel yönetimlerde iş ilk olarak aslında.

Selen dedi ki...

Ben bu konuda kararsizin OiP. Yunus, balina, beluga, kopekbaligi gibi hayvanlar kesinlikle tutsak olmamali, diger canlilarin da saglikli ve mutlu olacagi ortam mutlaka saglanmali ki bunun cok zor oldugunun farkindayim. Ancak akvaryum konusu kafami karistiriyor biraz. Cunku denizler ve deniz canlilari konusunda cahillik oyle derin ve yaygin ki. Denizleri korkunc bir hizla tuketiyor insanlik ve gezegene nasil bir zarar verdiginin bilincinde degil. Ozellikle Asya’da butun deniz yasami hunharca katlediliyor, sualti yasaminin dengesi de hizla degisiyor ama bunun cok az kisi farkinda. Tayvan’dan Amerika’ya uzanan kopekbaligi yuzgeci mafyasini anlatan Shark Water belgeselini seyrettin mi bilmem, durum oyle ciddi iste. Japon’lar bilimsel arastirma maskesi altinda balina avlama kotalarini arttirip duruyorlar. Yunuslarin iskencesini en guzel anlatan film de Cove sanirim, gercekleri cok carpici bir sekilde yuzune carpiyor insanin.

Evinde dogru durust kitap olmayan, sualti belgeseli seyretmeyen adam, cocugunu akvaryuma goturuyor. Eger akvaryumlar bilincli bir sekilde yapildiysa, yunus, kopekbaligi, vs yoksa, ama denizler hakkinda egitici programlar duzenliyorsa faydali olur diye dusunuyorum. Bir iki kisinin yureginde merhamet isigi yaksa, bir iki cocugu sahilde buldugu deniz yildizini evine goturmek yerine denize geri atacak sekilde bilinclendirse kardir. Su “denizden babam ciksa yerim” davranisini degistirmek icin, egitim yada bilinc seviyesi dusuk kesimi bilgilendirmek icin onemli buluyorum ben akvaryumlari. Ama benim dedigim gibi bir akvaryum henuz gormedim, hep olmamasi gereken hayvanlar var, rehberli, egitici geziler cok az, hayvanlar sagliksiz ve mutsuz. Cok uzucu gercekten.
ay, cok uzattim. Deniz, balik falan demiyceksin bana.

Adsız dedi ki...

Şimdiye kadar hiç götürmedim akvaryuma yada sirk gösterilerine ama okulla birlikte hayvanat bahçesine gittiğimizde yanımda götürdüm Ashley'i. Bende pek hoşlanmıyorum ama pek takan yok.Duyarsızlık dizboyu.