Sayfalar

27 Mart 2011 Pazar

Dört çocuk anası

İnsan hayatı garip ve beklenmedik olaylarla dolu. Beklenmedik dediğim, aslında sağda solda duyup da "aa bak sen" diyip geçiştiriverdiğimiz, başımıza geldiğinde ise afalladığımız türden şeyler aslında. Öyle değil midir? Bazı şeyleri hep başkalarının başına gelir, asla gelip bizi bulmaz zannederiz.

Geçen haftadan bu yana dört çocuk anası olmam gibi. Tek ayak üstünde dünyayı çeviren annemle, ıh demeden, üşenmeden koş koş koşturan babam bizdeler. Bir farkla. Artık ikisi de bakıma muhtaç durumdalar. Şimdi oturmuş düşünüyorumda, bakım işleri falan zor gelmiyor hiç. Zor olan onları o halde görmek... İnsan anne-babasının bir gün gelip elden ayaktan düşebileceği ihtimalini hiç bir zaman hayalinde canlandıramıyor değil mi? Ta ki o gün gelip çatana kadar, bunun sadece başkalarının başına geleceğini zannedip duruyorsun gayet safça....Hiç öyle değilmiş meğer.

İnsan yaşadıkça öğreniyor. Ve galiba yaşadıkça hevesleri umutları törpüleniyor. Bu realite selinde öylece sürüklenip gidiyorsun sonra. Neden? Çünkü biliyorsun bazı şeyleri değiştiremeyeceğini. Ve şimdi ben, tam da bazı şeylerin değiştirilemeyeceğini anladığım, hayatın realitesinin yürek burktuğu o yaştayım...

12 yorum:

LaTiFe dedi ki...

Söyleyecek söz bulamamak... kelimelerin boğazında yumru olması... tam da bugün hayatta bazı şeyleri değiştiremiyor olmakla ilgili gözyaşı dökmüşken. sadece zamana karşı koyma gücünün elimizde olmamasıyla ilgili değil, hayatın bazı acımasızlıklarına karşı da insanın elinden bir şey gelmemesiydi bugün beni üzen. ama anlattıkların da büyüdükçe (artık belki de yaşlandıkça demeliyim) beni korkutan şeylerin başında geliyor.
gerçekten ne diyeceğimi, ne dileyeceğimi bilemedim oyip. sadece seni anlıyorum. hepinizin çok güçlü olmasını diliyorum.

Nihan SARI dedi ki...

ben ara ara düşünürüm böyle şeyleri. bilirim başıma geleceğini.kabuğuma çekilip kaçmak isterim ama olmaz.hep çocuk kalmak isterim o da olmaz....velhasıl....

neval dedi ki...

anne babamızın bizi kollamasına alışmışken, onların çocuğumuz haline gelmesi ne acı .aynı durumu annemde yaşıyorum insan üzülüyor ama beterin beteri var ,Rabbim kimseyi akıldan mahrum etmesin.

Sittirella dedi ki...

OİP'im,
zaman neleri neleri gösteriyor insana... ve hiç bir şey aynı kalmıyor.
Ne kadar acıtsa da, her şey gibi bugünler de geçecek.
Allah daha kötüsünden saklasın.
Yardıma ihtiyaç duymaları her ne kadar yürek burksa da; varlıkları yokluklarından iyidir.
Öpüyorum, iyi geceler diliyorum.

Yesim dedi ki...

Koca bir tekerlek gibi donuyor hayat, bazen ustunde bazen altindasin.
Yanindalar ya, daha da onemlisi sen onlarin yanindasin ya...
Buruk yaslar, evet :(

Gulcin dedi ki...

Canim annem ameliyat oldugunda ilk kez buna benzer bir sey hissetmistim OIP. Olmaz dedim annem o benim; grip bile olmayan ama olsa bile bak simdi ictim bir portakal suyu gecer hemen diyen annem. O kocaman, yuregimizi agzimiza getiren ameliyattan sonra bile hemen toparlamisti. Annem demistim iste annem. Ama o gunden beri hep ihtimaller aklimda toparlayamayacagi zamanlar olacak mi acaba? Keske buyumeseydik diyorum; o zaman annem de babam da yas almamis olurlardi. Ama ne guzel demissin degistirilemiyor bazi seyler iste.

Iyi ki yanlarindasin ve onlar torunlariya birlikte. En buyuk devalari bu olsa gerek

sevgiler

bilge ve annesi dedi ki...

Sevgili OİP; yazını okuduktan sonra şöyle bir kaldım, babamı aniden, hiç belkemediğim bir zamanda kaybettiğimde öyle çok isyan etmiştimki, keşke yaşasaydı, keşke baksaydım, daha birsürü keşkeler işte. En çok da bunun bizim başımıza gelebileceği fikrini safça aklıma getirmeyişime hayıflandım durdum. Hayat çok garip, çok güzel, çok kötü...belki de bunların toplamı olması bukadar sevilesi kılan. Allah sana güç versin, dünyaya baktığın pencere öyle güzel ki, bizlerede o pencerede yer açıyorsun, belki fark etmeden, çok uzattım değil mi kendine ve ailene çok iyi bak sevgilerle...

Adsız dedi ki...

Oipcigim,
Bilhassa insanin anne-babasiyla ilgili üzücü durumlarda insan cocuk ve yeti$kin olma arasinda gidip geliyor, anne-babaya söz geciremiyor.Tek bildigim onlarla birlikte a$agiya cekildigini ve icinin yandigini hissediyorsun. Ve bazen de kalakaliyorsun.
Dedigin gibi o insani burkan hayatin gercekleri var ya, i$te onlarin senin yüregini, ruhunu burkmasina, ya$am sevincini almasina mümkün mertebe izin verme.
Onlar üzgün olsa bile, sen üzgün olma, Polyanna ol, OIP ol. Onlara da iyi gelir, sana da. Iki nazlanirlarsa (ki nazlanmaya, üzgün olmaya yatkin bir halleri vardir biraz ya$lanmi$ anne-babalarin), bir gülerler, hem Oip kizlariyla, hem kendileriyle gurur duyarlar, o da onlari mutlu eder.
Kendini koyuverme, Oipcigim olur mu? Kendin olmaya devam et. Sana ve herkese iyi gelen bu olacak.
sevgiler,
Anonimyusun

OiP dedi ki...

Dün akşam cevap yazdım, tam yayınlayacağım sırada PC kapandı, hatta pert oldu:(

Güzel yorumlarınız, yüreklendiren sözleriniz için ne kadar teşekkür etsem az. Bizimkisi biraz "anlatılmaz yaşanır" derler ya ondan galiba. Zaten yaşayanlar yorum bırakmış genelde. "Ne yapalım hayat..." demekten başka da yapacak şey yok sanırım.
Sevgiler

ÇokBilmiş dedi ki...

Ben de bir anormallik var sanırım; ben bu yazıyı yüzümde bir gülümseme ile "AH, ne mutlu" hissiyatıyla okudum ama meğer hüzünlü bir yazıymış?
Ben farklı düşünüyorum demek ki: Bence anne ve babaya bakabilmek çok güzel bir duygu. Elbette herkes bir gün (yeterince uzun yaşarsa) elden ayaktan düşecek ve emek verip büyüttüğün çocuğun tarafından mutlulukla ve gocunmaksızın bakılmaktan daha güzel ne olabilir? Hepimiz bunun için yaşayıp çırpınmıyor muyuz? Ben şahsen bunu istiyorum: Annem babam yaşlansınlar, ben bakacağım onlara. Hem de çok büyük bir keyifle. Ve istiyorum ki ben yaşlandığımda ve elden ayaktan düştüğümde de etrafımda çocuklarım ve torunlarım olsunlar; bana yüksünmeden bakan ve bundan keyif alan, benim emeğimin ürünü olan çocuklarım...
Anne babaya bakmak kişisel farkındalığımızda ve kişisel gelişimizide bir kademe atlatır bize.
Ne mutlu sana ki anne babana bakabilme şansına sahip olmuşsun.
Muhakkak zordur ama mutlulukları da vardır kesin.
Sana fiziksel ve ruhsal kuvvet diliyorum...

Selen dedi ki...

ah be OiP'cim, ne diyeyim bilemedim... Bol sabir, bol enerji diliyorum sana.

OiP dedi ki...

Çok bilmiş,
dediklerin öyle doğru ki. insanın hayata duruşu, bakışı değişiyor resmen:)) zor ama iç rahatlatıcı, görevini yerine getirmenin iç huzuru inan çok farklı.

Selan,
sağol canım benim:))