Sayfalar

30 Ekim 2011 Pazar

Çocuklarda konuşma geriliği hakkında bir kaç satır


Dolu dolu üç oldu bizim tombik döner.
Nasıl da geçti gitti zaman değil mi?

Üç yaş bir dönüm noktasıdır. Hem çocuk hem aile için. Karşılıklı özgürleşme çağıdır. bebekliğin bitip, çocukluğun başladığı, renkli, cıvıltılı bir dönemdir. Bizim evde de bu aralar işte böyle ışıltılı ve renkli bir dönem başladı.

Geçenlerde twitter'dan yazmıştım. Çağan'ı "konuşma terapisti"ne götüreceğim diye. Sebebi üç olmasına rağmen, konuşma adımında hala iki yaş seviyesinde kalmış olmasıydı.

Üç yaş kontrolünde doktoruna sordum, "merak etmeyin, rastladığımız bir durum, yuvaya başlayınca düzelir" dedi.

Dili ha açıldı ha açılacak diye üç yaşına kadar beklemiştik. Artık bir uzmandan görüş almak, çocuğa yardımcı olmak için bilinçlenmek istiyorduk. Acaba ters giden birşeyler mi vardı?

Doktorun tavsiyesi ve bir arkadaşımın yönlendirmesiyle tanıdık bir Çocuk Psikiyatristine gittik.
İyi ki de gitmişiz. Bir çok şey öğrendik, içimiz çok rahat etti. Aynı durumdaki anne-babalar için paylaşmak istiyorum bu deneyimi: 
  • Bu gibi durumlarda işin uzmanı ve doktoru Çocuk Psikiyatristi. Tanıyı o koyuyor, tedavi ve takip için süreçleri o belirliyor. Terapist mi gerekli, ya da başka birşey mi doktor söylüyor. (Ancak mutlaka tanıdık, referanslı doktorları tercih edin. Ticari bir takım kaygılarla, çocuğunuzu terapiden terapiye taşıyıp, gereksiz yere hem madden, hem moral olarak eziyet çekmeyin)
  • Çocuklarda konuşma geriliği sık görülen bir durummuş. Hemen telaşe yapmaya gerek yokmuş. Üç yaştan sonra doktora gösterip, profesyonel görüş alınması önemli.
  • Konuşma, düşünmenin öncesi olduğu için, zamanında ilgilenilmezse, çocuğun düşünme kapasitesinin geri kalması söz konusu.
  • Fonolojik bozukluklar, 6 yaşa kadar müdahele ile düzeltilebiliyor. Mesela 6 yaşından sonra "r" telaffuzundaki bozukluk düzeltilemiyor.
  • Konuşma geriliği ile sosyallik arasındaki denge önemli. İçe kapalı çocuklar, konuşma da geri ise ileri vadede farklı sorunlar olabiliyor. Buna çok dikkat.
  • Çocuğunuz çok uzun süre tek başına aynı oyuncakla vakit geçirebiliyor mu? Bu bizleri mutlu eden bir olay gibi gözükse de, hiç iyi bir şey değilmiş aslında. Mesela arabalarla saatlerce oynayan bir çocuk için sorun kapıda. Dönen oyuncaklarla, konusuz, tek tip, tekdüze (ileri-geri) oyunlar çocuğu dış dünyaya kapatıyor. Bu tarz oyunlara bizlerin katılarak, sosyal boyut kazandırmamız gerekiyor. Arabaya inen, binen insanlar, hayvanlar, kent yaşamı içinde geçen oyunlar yaratmak gibi...
  • Konuşması geciken çocuk, bir ölçüde her dediği hemen anlaşılan çocuk. Çocuğu üzmeyecek derece de anlamazlıktan gelmek gerekli. (hafifçe safa yatmak gibi)
  • Bu tip çocuklara kreş çok faydalı. Ama devamlılık önemli. Yani haftanın her günü belli zaman dilimlerinde okula devam etmeli. Haftada 3 gün okul tavsiye edilmiyor. (çocuğun gruptan kopmaması için)
Sonuç olarak bizim oğlana terapi önermedi doktorumuz. "Sosyal ve girişken olduğu için, direkt tam gün sorunsuz okula başlayabilir, okula başlatın, üç ay sonra tekrar göreyim" dedi.

Danıştığımız, profesyonel görüş aldığımız için şimdi kendimi daha iyi hissediyorum.  Şimdi Çağan için okul zamanı. Tam değil de yarım gün başlatıyoruz biz. Her gün gidecek.
Ve eminim çok bayılacak:) Bakalım konuşmaya etkisi nasıl olacak?

Bu konuda deneyimi olan anne-babalar benimle paylaşırsanız çok sevinirim. Sizler neler yaptınız, okul nasıl bir etki yapıyor çok merak ediyorum.

Meraklısına Not: Okula başladıktan hemen sonra ilk küçük cümleler geldi. İlk ay sonunda da konuşmaya başladı :))

11 yorum:

Elifinelizi dedi ki...

ilerisi için güzel bir fikir yatırımı oldu :D
o tombik döneri döndüre döndüre yerim ben

∂єкσяαρѕυωαѕуση dedi ki...

Aynı sorun bizdede var. Terapistin önerilerini merakla okudum, fakat yapmadığımız birşey bulamadım :) gerçekten anaokulunun çok faydası oldu,bizim oğlumuzda 4 yaşına girecek telafuz sorunumuz var henüz iki ay olmasına rağmen okulun müthiş faydasını gördük..

Hakkınızda hayırlısı

∂єкσяαρѕυωαѕуση dedi ki...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.
duygu dedi ki...

psikolog bir arkadasimin oglu da 3 yasina kadar hecelerle demek istedigini anlatiyordu ve etrafindaki herkes de onu anliyordu. cok sevimli ve sosyal bir cocuk.yuvaya basladiktan yaklasik alti ay sonra "bunu almamda bir sakınca var mı?" gibi cumleler kurdugunu duyunca sok oldum.onun adı da çağan. eminim sizin çağanınızda kısa zamanda sizi rahatlatacaktır.

Evren dedi ki...

Okulun etkisinin olumlu olacagina inaniyorum ben de. Bizimki 8,5 aylikken baslamisti. Okula baslayana kadar ne konusmada gozu vardi ne de emeklemede. Basladiktan 2 hafta sonra orada elinden kimse tutup yurutmedigi icin emeklemeye ve ilgi cekip kendini kucaga aldirtmak icin de ogretmeninin adini soylemeye basladi. Mindy idi ogretmeninin adi, "min min" diyordu ve ogretmeninin cok hosuna gidiyordu. Ben ilk basta uzulmustum neden ilk kelimesi anne olmadi diye :P Sonra anladim nedenini. Zorda kalmadikca konusmuyor cocuklar. Hele bir de evde buyuk kardes varsa. Benim kardesim de gec konusmustu. Cunku ben her geveledigini anlayip annemlere tercume ederdim. O yuzden onun ekstra enerji harcamasina gerek kalmazdi. Hala da anlasilmaz konusur, annem "evreeen yetis, bu cocuk ne diyor, deli olucam" diye beni cagirir :P
Okulda ilk haftalarda biraz zorlanabilir ama sonrasinda eminim cok sevecektir. Simdi bizim yavru su Pazar gunu bile okula gitmek istiyor :) O yuzden yureginizi ferah tutun. Cok sevgiler size :)

nghnca dedi ki...

Kızım bir buçuk yaşında abla olduğunda,tadeşim moommed hoşdeldiiiin,ve yanına bir karşılama konuşması düzebilmişti,fakat oğlum bizden farklı bir dil kullanmaya başladı,o da iki yaşından sonra,suya gliga diyordu mesela...mecburen gitti okula,yarım gün ben çalışınca,ilk ay hiç konuşmamış,öğretmeni bir gün,bugün yiğit bişeyler söyledi çok mutluyum dedi,ne kadar ağladım...sonra açıldı:)şimdi yeğenim için endişeleniyoruz,iyi geldi yazı...Kolay gelsin...

OiP dedi ki...

Elifinelizi
gerekmez umarım:))

Dekorapsuwasyon,
(zor okudum valla ismi)
okuldan faydalanmanıza sevindim, darısı başımıza:))

Duygu,
inanılmaz:)) bakalım bizde neler olacak. isim benzerliği de ayrı güzel:)) teşekkürler paylaşım için

Evren,
ay canım ya, 8,5 aylık mı gitti yavrusu? kıyamam... ama baksana 2 olmadan klibi çıktı senin kızın:)) aman darısı başımıza:)) verdiğin diğer örnekte doğru, abinin etkisi de var bu sonuçta. bakalım neler olacak? sonuçları yazacağım.
sevgiler, öpücükler:))


Nghnca,
benim ilk oğlum da 1,5 yaşında konuştu. 2,5 yaşında yuvaya giderken maşallah büyük adam gibi konuşuyordu. kardeşler bir olmuyor elbette. hayırlısı bakalım, inşallah sizin yeğen de başlar:))

reny... dedi ki...

faydalı oldu, elinize sağlık:)

Selen dedi ki...

Bizim hikayemiz mevcut gecikmis bir konusma gelisimi olan bir cocugu, bir anda uc dilli bir ortama sokunca oldu. Bir anda soyledigi 3-5 kelimeyi de birakti ve 2 seneye yakin hicbirsey soylemedi. Herseyi anliyor, her istedigini de cok guzel anlatiyor olmasi en buyuk engellerden biriydi sanirim. Hep cok sosyal bir cocuktu ve iki kardesten yeni ortamlara ilk giren, yeni cocuklarla ilk tanisan, oyunu ilk baslatan hep oydu. Butun bunlari neredeyse hic konusmadan yapmasi ise isin ilginc tarafi.
2,5 yasindan beri de hep okula gitti.
Okul cok faydali olmadi bize konusma acisindan. Sadece dillerden Ingilizce'ye oncelik vermesine sebep oldu. Cunku diger dilleri kullanmadan ailesiyle, bakicisiyla anlasabiliyordu ama okulda Ingilizce birseyler soylemezse onu anlamiyorlardi.
Bizim oglanin, adam gibi konusma baslangici yapmasi 4 yasini buldu. Su anda da konusmasi bazan cok anlasilir degil ve bazi harfleri soyleyemiyor. Konusma terapistiyle K ve G harflerini calisiyorlar.
5 yasinda Turkiye'ye uc haftaligina gittiginde Turkce'nin gercek bir dil oldugunu algiladi sanirim. O zamandan beri bizlere Turkce cevap vermeye basladi, yoksa israrla bizimle de Ingilizce konusuyordu.
Ogretmenin ve terapistin soyledigi kendi hizinda ilerliyor ve hazir oldugunda, zamani geldiginde yapmasi gereken herseyi yapacak. Biz bir ara cok ustune dustuk, bu konuyu kendimize cok dert ettik, ama ben simdi cocugun gelisiminin dogal seyrini gozlemliyorum sadece. Tabii ki elimizden gelen destegi vermek icin herseyi yapiyoruz, ama beklentilerimden siyrildim, sabir katsayim artti, onu oldugu gibi kabul ettim. Bu sinav onun degil, benim, onu anladim. O hep huzurlu, mutlu, sosyal bir cocuktu cunku... Sen de icini ferah tut, sevgi ve ilgi orada olduktan sonra bu miniklerin ustunden gelemeyecegi hicbirsey yok.

Hülyanın Tunası dedi ki...

çocuklar kendilerini guvende hissedince pek seriyorlar dötü. bizim tuna da oyle. bana her şeyi gayet rahat anlatabildiği için hiiç kasmıyordu. yaz sonu annemlerleyken, sonra başka şehirlerde başka insanlarla vakit geçirdikçe direkt cumle kurmaya başladı. telaffuz hala çok aşırı kötü. dili tam dönmüyor ama artık yabancılara bile az cok derdini anlatabiliyor. kreş gibi yeni ortamlar çocukları bir adım daha zorladıgı için - ve bence 3 yaş sonrası biraz da zorlanması gerekiyor- çok faydalı olacaktır.

Hülyanın Tunası dedi ki...

bir de ben bu geç konuşmayla ilgili yabancı birkaç makale okudum. belli bir sebebi yok. bulabildiğim tek makul açıklama 15 ay gibi konuşma kanallarını açıldığı ama o aylarda çocuğun çabalamasının önüne bilerek ya da bilmeyerek geçildiği gibi bir şeydi. kız çocuklarda neredeyse hiç görülmüyormuş geç konuşma. erkek çocukların çoğu ise konuşmaya 2 yaşından sonra başlıyormuş. bir kısmı 3 yai sonrası ve çok az bir kısmı da 4 yaşında hala ıh ıh diyor oluyormuş.
einstein gibi bazı dahilerde ciddi konuşma geriliği varmış. her geç konuşan çocuk dahi değil elbet ama çocuklar geç konuşuyor diye aileyi çok da paniğe sevk edip seans seans para koparmaya gerek de yok