Sayfalar

14 Ekim 2011 Cuma

yok yiee

Telefonun hiç susmadığı, mesainin hiç tempo düşürmediği haftalardayım. Bu haftaların Haziran'a kadar sürecek olacağını bilmek ne kadar acı biliyor musun sayın okur?

Kafamı uzatıp şu ekrandan sana "meraba okuyucu, senin için bişey yazıp çizemedim, nasıl eyleniyor musun? rahatına bak" demek için bile vakit olmayan günler bunlar.

Kariyerin olgun ve de dolgun çağı diye birşey varsa ben o çağdayım okurcum (samimiyete bak).
Olgun= İşiyle ilgili her mevzuya hakim
Dolgun= her halta hakim olduğundan sorumluluk patlaması yaşayan (peki tamam eşek ve yük hesabı daha çok)

Bu sabah işe gelirken, bu "dolgun"luk meselesini düşünüp kendi kendime trip atıyordum ki, radyoda Bakan'ın açıklamasını duydum: Sabah 6'da mesaiye başlayıp, Cumartesi de çalışacakmışız!


Oldu sayın Bakan...
Emekliliğin bile fantastik bir rüya olduğu şu bedbaht çalışma hayatında, günde on saat ayaklarımız popomuza vura vura çalıştığımız yetmiyormuş gibi, bir de gün ağarmadan yollara düşelim. Çoluğumuzu çocuğumuzu da alır, bakım evlerinde siz bakar büyütürsünüz artık. Teessüf ediyor, size modifiye edilmemiş Küçük Ceylan tipi bir "yok yiee!" gülüşü atıyorum.

11 yorum:

Ecehan dedi ki...

Son zamanlarda gördüğüm en nadide yazılardan biri, demek öyle ha? Yok yiiieee :-)))Resim de nasıl cuk...

Gamlı Baykuş dedi ki...

Amaniiiiin ben bu son durumu duymamıştım. Bakana şööööle fiyakalı tarafından işaret parmağımla orta parmağımın arasına girmiş bir baş parmak göstermek istiyorum, senin "yok yieee" ne müteakip.

zühra dedi ki...

Okudum bu haberi.Meclise sunacakmış. Esnaflar zaten böyle çalışıyormuş memurlara da uyarlanabilirmiş.
Artık her şeyin cılkını çıkarttılar ya. Bununda çıkartırlar. 65 yaşında emekli de oluruz. Cumartesileri de çalışırız.
Dimi ama....

kara kitap dedi ki...

pılımı pırtımı toplayıp köyüme dönesim var.

yerdenuzak dedi ki...

Aynı ifade ile bende kendilerine gülüyorum!

Gulcin dedi ki...

ne guzel yazmissin OIP, okurken yuh demistim simdi seninle yok yiee demek istiyorum. neler gorecegiz daha neler acaba

Sittirella dedi ki...

Örnek gösterdikleri Avrupa!!!'dan çalışma şartlarımı bildiriyorum.
- Tüm resmi tatiller tatilimdir, kesinlikle çalışmam için baskı yapılmaz, resmi tatilde ola ki çalışmayı istersem-kabul edersem bu günün karşılığında ''2''iş günü tatil hakkı kazanırım.
- Günde 8 saat / haftada 40 saat çalışmakla sorumluyumdur (time base çalışılıyorsa elbette) 460 dakikayı doldurduğum an geçirdiğim her dakika yöneticimin başına derttir. O sebeple asla fazla mesaiye kalmamı istemezler. Kalmam gerekn durumlarda da, çalıştığım saat kadar saati başka bir gün/günlerde dilediğimce kullanabilirim veya o saatlerin ödemesini isteyebilirim.
(Mesela ben bir gün 4 saat fazla mesaiye kalıp haftada 4 gün saat 10'da iş başı yapıp 7 saat çalışmayı tercih ediyorum)
- Üniversite veya master diploman varsa, otomatik olarak ''8'' yıl çalışmış sayılırsın. 2 yıl çalıştıktan sonra 10 yıl+ çalışma grubuna dahil olup yılda 22+4 iş günü tatil hakkı kazanırsın.
22 gün planlı, 4 gün mazeret izni = 26 iş günü yıllık izin yani.
Çalışma saatleri;
07:00-15:00
08:00-16:00
09:00-17:00
10:00-18:00 dir, istediğin/işine en uygun olan zaman aralığını seçersin, oh-mis!
- Doğum izni 6 ay ücretli, 7. aydan itibaren ücretsizdir ve 2 yıla dek hakkın vardır. Hamile olduğunu anladığın an işveren seni hiç-bir-şe-kil-de-iş-ten-çı-ka-ra-maz!
Kontratın geçerlidir, 2yıl sonra döndüğünde sanki dün ayrılmışsın gibi işine devam edersin hatta bir üst pozisyondan devam etme olanağı sunarlar.
- Maternity leave'den döndüğün zaman (burasını bilmiyorum, 2 veya 4 yıla dek olabilir)günde 6 saat çalışırsın, 2 saat annelik hakkıdır!
- Babalar da doğum izni kullanabilirler, ücretlidir hem de!
Cumartesi-Pazar çalışma vardır. Varsa hanene x2 çalışma saati olarak yazılır, iki katı ücret alırsın her saat için.
- Her yeni yıl öncesi (en az) 1 maaş ikramiyen + maaşının 25% sine dek kuponların vardır, istediğin yerde harcarsın.
- Başın ağrısa ''doktora git, rapor al dinlen, sen bize sağlıklı lazımsın'' derler, yılda 1 ay raporlu olman umurlarında değildir. Kimse seni suçlamaz, aksine ''geçmiş olsun, iyileştin mi?'' sorularına maruz kalırsın, sağlık her şeyden önce gelir.
Sayayım mı daha nah!!!ımın bakanı?
Bir küfredesim var, öyle ''yok yeaaa''bile kurtarmaz OİP'im :)

♥ Ashley ♥ dedi ki...

:S Bu bakanların karıları öğretmen hemşire memur vs olsa sizde haftanın 4 günü çalışıyor 3 günü tatil yapyor olurdunuz,bu ülkede herşey tersinden işliyor vay amk sayın seyirciler,zaten agresifim depresifim ve tam Göksel'den depresyondayım dinlerken açmışım bu postu .:S Hssktr

Tannesi dedi ki...

Ne kadar kibar bir kadın olduğunu düşündüm bir an...
Ben bu haberi izlediğimde hiç de kibar olmayan tepkiler verdim içimden. Şimdi, Sittirella'nın yorumunu okuyunca, dışarıdan da duyuldu tepkilerim. Dilimin ucuna ne küfürler geldi bir bilsen, sırf ayrı bir blog için malzeme oluşturacak kadar.
Yok yieee, yuh beee, yazıklar olsun yaaa, neyse devam etmeyeceğim; korkma! :)
Sana yoğunluğunda kolaylıklar diliyor ve söverek uzaklaşıyorum...

Eylem Atılgan dedi ki...

Yoksa bizim buralardaki gibi "tek tatil Cuma"'ya mı varmaya çalışıyorlar? Önce Cumartesi çalıştıralım, sonra Pazarla Cumanın yerini değiştirelim... Paranoyak oldum ben bu adamlarla belki de :)

deniz dedi ki...

yevetttt