Sayfalar

31 Ocak 2011 Pazartesi

Çok elektrik çekiyor bu adam

Her Pazar karşılaşıyorum onunla. Saçının tepesini taramayı akıl edemeyenle. Bakıyorum gayet güzel makyaj falan yapmış, önler, yanlar  taranmış ama arkalar ı-ıh! Özellikle tepe kısmı (hani erkeklerin erken kellenme döneminde uç veren o ilk kısım var ya orası işte), tarak değmemiş bir halde salınıyor sokakta. Orta yaşlarda,  kısa/orta boy saçlı bir kadın o. Arkasından “yine mi sen” bakışı atıyorum, uzaklaşıyor kafasındaki kuş yuvasıyla…

***

Fonda TV açık. Birkaç dakikada bir, reklam ayağına Serdar Ortaç beliriyor ekranda. “Helal olsun” diyorum içimden. Adam yıllardır aynı tip, aynı şarkılar, aynı klip, kostüm ve dansla takılıp gidiyor. Ama gel gör ki çok elektrik çekiyor bu adam. Her klipte binlerce watt ampul, spot, floresan cayır cayır yanıyor. Tasarruflu ampulle değiştirsin istiyorum hepsini. “Otursam yarım günde çekerim lan bu klibi” diyorum içimden. Üstüne vazife olmayan işlere kafa yoran her insan gibi gevrek gevrek. Ver göz bebeğine, gözlüğe simit floresan yansımasını, döşe arkaya ampulleri, sal ortaya hatunları, V yaka tişörtle zincirli kemer de giydirdin mi al sana klip.


“Bırak bu işleri diyorum” sonra kendime. Çağan geliyor yanıma, zaplıyorum Playhouse’a, Miki Fare kulüp dansı yapıyoruz birlikte :)

26 Ocak 2011 Çarşamba

Bir Kar Masalı iPhone'da!

Valla geçen haftadan beri nefesimizi tuttuk bekliyoruz, masalımızın iPhone uygulaması çıksın diye. Meğer "Apple Müdürü" Steve Jobs hastalanmış, onunla ilgileniyormuş çocuklar, telaşeleri varmış bakamamışlar. Bana da Blog Müdürü Mayk söyledi. Araya onu koydum (Türk usülü), tanışıyorlarmış, hallettiler bir şekilde.

Tabi gecikmeden dolayı mahçup oldu çocuklar. Steve ısrar etti, "illa ben duyurucam app'in çıkışını" diye, kıramadık. Buyrun törenden görüntüler:


Böyleyken böyle. Masalın iPhone versiyonuna şuradan ulaşabilirsiniz.
İyi seyirler!

25 Ocak 2011 Salı

İlk konserimiz

Az kalsın yetişemiyordum. Öyle güzeldi ki:))
Çaldıkları parça da bu:

Historia de un Amor

23 Ocak 2011 Pazar

100 gram

  • Bekar kaldım bu gece. Eşimi bir kaç günlüğüne yolcu ettim, kaldık çocuklarla başbaşa. Birlikte kek pişirdik, yedik, içtik, dans ettik, banyo falan derken yattılar çoktan.
  • Bizim bu dans işi pek komik görseniz. Her akşam salonun ortasındaki pistte(!) Arkadaşım Eşşek'le başlayıp devam eden aile boyu bir dans olayımız var. Konu komşu görüyorsa epey bir gülüyordur. Ya da "bravo ne neşeli ayile" diyor da olabilirler. Tül var ama kesin gözüküyoruzdur. Haha çok güzel eğleniyoruz ne yalan söylim.
  • Valla evde yalnız kalmış ergen gibiyim:)) Dergi okuyup, müzik dinledim, nette takılıp, çizim yaptım... derken sıkıldım...
  • Hani dün yapamadığım, öğle uykusu vardı ya, bugün hakkını verdim çok şükür:) Hem de minnakla uyuduk bi güzel. Bunu doğduğundan bu yana ilk kez yaptık. Yani baştan sona birlikte yatıp kalkma işini. Çok huzursuz bir uykuydu ama, mis kokuluydu, yumuşacıktı:))
  • Geçen gün, bitmek bilmez diş tedavim için gittiğimde doktorla sohbet ederken konu oldu. Bizim gibi evli ve çocuklu çiftlerin nasıl kendilerine nasıl bir rutin tutturup bunun dışına çıkamadıklarını, kendilerini ve ruhlarını eve hapsettiklerini konuştuk. Bu şekilde yaşamakta bir sorun yok, eyvallah ama deşarj olamıyor ki insan. Bir dışarı çıkayım, süsleneyim, püsleneyim, iki dost göreyim, sinemaya, bara vs gideyim... Bunlar insanı rutinin dışına çıkaran, motive eden hareketler. Bağ bahçe de yok ki anasını satayım, vursak kendimizi toprağa, bitkiye.... Nasıl atacak bünye bu iş, trafik, günlük küçük dertlerin yükünü değil mi ama?? Hep ertele hep ertele... "Olmayacak böyle" diyerek karar aldık zaten bakalım eşimle:) Artık kendimizi ihmal etmeyeceğiz, ayda iki akşamı kendimize ayıracağız.  Zaten bu rutin için kabullendiğim sürenin de sonu geldi, Çağan artık büyüdü ve 2,5 oluyor. Darısı başınıza:)
  • Şu yazı bu haftaki Uykusuz'dan. Fırat Budacı döktürmüş yine. Muhabbete çok güldüm. Neşe içinde alıp verelim kiloları. Kalın sağlıcakla:))

22 Ocak 2011 Cumartesi

Nerden nereye...

Masamda oturmuş bütçe, rapor çalışıyorum şu gün, şu saatte (içimdeki isyan). Aslında istediğim hazır Çağan öğle uykusuna yatmışken, gerine gerine yatmak, sıkı bir öğle uykusuyla ruhumu ve bedenimi terbiyelemekti oysa ki....


Çalışıyorum demek yanlış olur aslında. Çalışmaya kasmış durumdayım evet ama kaytarmak için her numarayı yapıyorum. instagram'a bağladım önce, sonra masayı topladım, düzenledim.

Sonra masadaki antin kuntinlerin fotoğrafını çektim cep telefonuyla. Öyle şeyler varki burada, sanki OİP'e ait bir Masumiyet Müzesi kurmuşum gibi... OİP benim bir diğer hayatım, bir başka boyut sanki....
Her birinin ayrı öyküsü, tatlı hüzünlü hikayeleri var.

Mesala bu. Sevgili Leylak Dalı'nın hediyesi keçe kutukafam. Camlı çerçevede bi güzel yaşayıp gidiyor ve her  daim bana gülümsüyor ordan.

Sonra bu. Bu en sevdiğim parçalardan biri. Geçen sene başında, ilk buluşmamız anısına yaptırmıştım. Ne gündü ama. Zaman nasıl geçti anlamamış, bi türlü doyamamıştık birbirimize. (hala öyle oluyor ya gerçi:) kızlar özledim sizi)

Kartlar, lavanta keseleri, zarflar, kitaplar...Blogcu dostlarımdan gelen tonla hatıra var önümde. Öyle naif, öyle mutluluk veren cinsten şeyler ki bunlar anlatamam.

Sanal hayattan, gerçek yaşantıma sızan dostluklar, mutluluklar, incelikler.

Off.. Nerden nereye geldim... Bugün epey bir melankoliğim aslına bakarsanız. (burnunun direği sızlar ya ondan işte) N'oluyorsa artık?
Kalkıp minnak uyanmadan işlerimi bitireyim iyisimi...

19 Ocak 2011 Çarşamba

Yine Evden Kaçtı bu!

Durmadan evden kaçan kutukafam, bu sefer siber uzaya ışınlanıp, robotların, çizgilerin ve kelimelerin efendisi, sevgili Nihan'ın elemanlarla takılmış... Görmedim ben de, tam bilmiyorum ama söyleyenlerin yalancısıyım (bkz. uydu fotoğrafları)

14 Ocak 2011 Cuma

Hey epıl müdürü, herkese benden bi masal!

Bugün kös kös dolaştım. İçimden "bak görüyomusun, doğum günüme saatler kaldı ama evrende en ufak tık yok, yıldızlar açı yapmadı" diye söylendim de söylendim. Az önce tıkladı a dostlar. Resmen parladı, hopladı, zıpladı yıldızlar... Hatta havai fişek gibi pat pat patladı! :))
En havalısından da bir hediye verdi bana hem. Düşünsenize kaç kişi doğumgününde içinde adı geçen bir uygulama almıştır!

"Bir Kar Masalı"nın iPad uygulaması apple storedaymış an itibariyle!!
Kimlerde var iPad diyiverin?
Gidin şu linke, beni tanıdığınızı söyleyin(!), indirin hemen bi tane :))
Animasyonlu, kar yağmalı, şahane seslendirmeli bir masalınız olsun sizinde...

Bunların hiçbirisi yok bende, ama çok merak ediyorum neymiş bu app diyenler buyrun, ugulamayı tanıtan videoyu izleyin: http://www.youtube.com/watch?v=74Ob2KKz0Ig

İPhone'cular az daha sıkın dişinizi, o da uzak değil geliyor çok yakında!

11 Ocak 2011 Salı

Geldim

Geldim nihayet....
Ah sormayın pert vaziyette döndüm.
Bayramdan bu yana katlanarak artan işlerim, üst üste denk gelen büyük organizasyonlar falan derken sonunda bitti işte, düze çıktım.

Perşembe'den Pazar'a Antalya'daydım. Dün döndüm. Resmen eve zor attım kendimi. Yani sanki böyle son enerjimle, böyle bitik vaziyette, zor ulaştım eve... Dünden beri ağır çekim, siyah beyaz, sıkıcı Sade klibi gibiyim....

Öyle bedenen falan bir zorluğu olmasada, koşturmacası, üçüncü kişilerle uğraşması, oldu olmadı stresi çok hırpalıyor insanı inanın.

Bugün ve yarına izin aldım mis gibi neyse ki...

Bu Çağan'ı ilk bırakışımdı. Çok aranmış yavrum. Sabah uyandığında tüm evi dolaşıp beni aramış, sokak kapısı her açılışında ve özellikle işten dönüş saatlerimde...

Ben yokken ikisi de hastalanmış şansımıza... Baba koşturdu tek başına peşlerinde. Oluyor işte yapacak birşey yok...


Abinin ateşini ölçen tombik döner

 Bu da buhar alıyor böyle kuzu gibi

Çok çalıştık, yorulduk falan ama epey de eğlendik. Aslına bakarsanız böyle birkaç gün uzak ve bağımsız kalmak da güzel oluyormuş, unutmuştum tadını, hatırladım... Son akşam kutlama yaptık, dans ettik, içtik eğlendik bir güzel. Tam iki saat durmaksızın dans etmişim, düşünün :))

Böyleyken böyle. Tam zamanlı OİP'liğe zaman dönerim bilmem? Sanırım birkaç gün daha dinlenmeye ihtiyacım var. Öpüyorum cümleten:))

3 Ocak 2011 Pazartesi

imdattt!!

Ne biçim de başladı yeni yıl!!!
Ayaklarım popoma vura vura çalışıyorum resmen.

Durumum budur...

Ya da bu....
Hangisini beğenirseniz...