Sayfalar

17 Nisan 2011 Pazar

Ucundan accık

  • Artık bloga fotoğraf eklemeye elim varmıyor. Gerçi eskisi kadar çok fotoğraf da çekmiyorum, ama asıl sebep, şu fotoğrafların çalınıp çırpılması meselesi. Bir yandan minnaksiporla abisinin fotoromanlarını bekleyen dostlara da selam çakayım istiyorum ama yok, korku ağır basıyor. Uzun zamandır görmediniz, büyüdü bizim tombik döner. Bir tanecik fotoğrafla selam edelim size bari:))
  • Evde beklediğimin aksine çok yumuşak ve mutlu bir hava hakim. Anane ve dedenin aramızda olması çocuklara iyi geldi. Hafiften bir nüfus patlaması yaşasak da, bu durum en çok Çağan oğlan'a yaradı. Daha oyunbaz ve daha neşeli. Konuşmada da aşama kaydetti. Tatlı halleriyle, bizimkilere de büyük bir moral kaynağı oluyor kendileri.
  • Abisiyle araları çok iyi. Abi derseniz artık o buralara uğramaz:)) Haberlerini veririm ama fotoğraf paylaşmak için epey büyüdü. Yani komik gelecek bu kararım ama, bu Çağan sanki daha benim kontrolümde de, o artık kendi dümeninde gibi geliyor artık. 
  • Bloglarda neler olup bitiyor bilmiyorum. Okuyup yorumlamak için zaman bulamıyorum malesef. Cepten twitter ve FF kolay takip ediliyor ama blog takibi zor geliyor bana. Sanmayın ki sizleri unuttum ya da afra tafralandım. Dönücem inşallah sahalara. Hepinizi çok özledim :))

12 Nisan 2011 Salı

Genç muhabbetti

Bu akşam Bora'yla "genç" muhabbeti yaptık.

Bana "sen benim yaşımdayken neler dinlerdin?" diye sordu. Anlattım. MJ ve Madonna tanıdık çıktı:)

Çok tatlıydı. Sınıfta da böyle bir mod var anlaşılan. David Guetta sevenler, sevmeyenler, Metallica parçalarını ezberleyenler, Black Eyed Peace'in diskografisini, geçmişini falan bilmeler, rocker hareketler:)) Gitarla "Nothing Else Matters" çalmayı öğrenecekmiş! "Samanyolu"ndan sonra pek radikal bir adım ama neyse:))

Sonra gidip odasında müzik dinledik birlikte. Parça atlatıp sordum, o bildi :)) Teyallam genç bir adama dönüşüyor bu resmen. Onun bu sakar, dalgın, meraklı hallerinde, değişen ilgi alanlarında falan hep kendimi buluyorum.

Çocukluk, gençlik ne güzel şey.
Anne-baba olmanın en güzel tarafı, çocuklarla bu dönemleri adım adım bir daha yaşamak galiba.

7 Nisan 2011 Perşembe

buraları eskiden hep dutluktu


Evet evet, eskiler anlatır durur: buraları eskiden hep dutluktu. Şu aşağıda kutukafagiller yaşar, hemen her gün komiklik eder, güler eğlenir, eğlendirirlerdi.

Kutukafaların annesi vardı bi de. Masallar, ninniler anlatır, çocukların gönlünü eylerdi. Aklına estimiydi üşenmez oturur, çizer, çizerdi. Oyunbaz işler yapar, büyükleri de güldürürdü.

Ahhh... ahhh... bakmayın şimdi böyle sessiz, ıssız, buz gibi kaldığına, buraları eskiden hep böyle yemyeşil bir dutluktu...

3 Nisan 2011 Pazar

Baskın yedim

Hastanede yatmanın en büyük zorluğu yatamamak olsa gerek.

Vay arkadaş, sanırsın Nazi kampındayız. Hemşireler gece neredeyse saat başı ani baskınlar düzenliyor odaya. Böyle tam bir önceki baskından alnımızın akıyla çıkıp, gözlerimizi kapatıp dalacakken, hoop odaya davranan bir tanesi "ÇAATT!" diye açıyor ışıkları. (Bi bizim odada bi de Bağdat Caddesi'nde var bu sirkülasyon.)

Bu "Çaatt!" işi acayip stresli. Yatakta bi güzel yanlanmış, huzurla uykuya teslim olmaya hazırlanırken bir anda ışıklar yanıyor ve odaya tanımadığın biri dalıyor. "Noliy lan" diye zıplayıveriyorsun. Bi sirenlerin çalması eksik yeminle. Valla kalpten gitmeden çıksak gitsek başka da birşey istemem. Resmen gece mesaisindeyiz babamla. Hayır gece 03:30'da gargara yapmasak mesela, olmaz mı?

.........

Uff şu anda "Kavak Yelleri" açık TV'de. Siz diyin üç ben diyim beş yıldır yayında bu dizi. Gel gör ki oyuncuları rol yapma konusunda bir arpa boyu yol kat edebilmiş değil. Senaryo desen kafayı yemiş. Bir kere hepsi birbirine "kardeşim" diyor ama hepsi birbiriyle birlikte oldu. Bazı karakterler 4-5 kere kaçırıldı, 2-3 kere de öldü. Evet valla izlemeyen inanmaz, ölüp ölüp diriliyorlar. Çok deli bişey. Paranomal diziler falan b*k yemiş bunun yanında. O kadar uyduruk ki "ixzora" diye bir parfüm sponsor olmuş, öyle yani. Resmen şu an maruz kaldım bu diziye, umarım bişey yapmaz bünyeme. İçeri dalan ilk hemşireden bi doz bişey isteyeyim iyisi mi...

..........

Babam demişken, soran eden canım dostlarım. İyi sayılır, tedavinin, terapinin bin türlüsü bizde. İyi olacak, biliyorum...