Sayfalar

27 Ağustos 2011 Cumartesi

İşte Mutlu Kutukafa

İşte yarışmaya katıldığım çalışma.
Daha önce hiç el becerisi isteyen bu tip birşey yapmamıştım :))

Bu iş için Kutukafa papyonunu taktı, bayramlıklarını giydi ve üşenmedi Haribo ülkesine gitti. 

İskandinav ülkelerinden zor bela getirttiğim çakır gözlü, ecnebi timsahlar kutukafaya eşlik etti.

Arada dayanamayıp bir kaçını mideye indirmiş:))
Bu arada yarışmada oylama devam ediyor. Bir önceki postta linki yanlış vermişim. Doğrusu şu: http://www.facebook.com/questions/270919199600287/

Benim resme değil, ankete oy vermeniz gerekiyormuş. Unutmayın Salı son gün. Oy ve destek verenlere çok teşekkür ediyorum:)

24 Ağustos 2011 Çarşamba

Yarışmaya katıldım :))

Haribo'nun 15 blogger arasında düzenlediği yaratıcı yarışma için facebook sayfasında oylama bugün başladı.. En çok "layk - beyen" alan ilk üç eser kazanacak.

Birbirinden renkli ve eğlenceli çalışmalar var. Yarışmaya ben de katıldım:))

Kutukafa'yla Mutlulugun Resmi'ni beğendiyseniz oy verirseniz seviniriz:)) http://www.facebook.com/questions/270919199600287/

16 Ağustos 2011 Salı

bunlardan bişey yapılır ki


"Sana oyuncaklı birşey gelecek" dediklerinde meraktan bir hal oldum. Dün gelen koliden, renk renk simler, kalem, incik-boncuk, pul ve de şeker paketleri çıkınca çocuk gibi sevindim. Bu türlü türlü ıvır ve de zıvırla "Mutluğun Resmi"ni yapmam isteniyor. Süre bir hafta ve 14 rakibim var. Eserler facebook'da oylanacakmış.

"Ne yapsam, ne yapsam?" diye düşünüp duruyorum. Yardımlarınızı bekliyorum :))


12 Ağustos 2011 Cuma

Parmak arası UGG

Yaz günü bikiniyle, şortla UGG giyenler var diye geldi kulağıma.
Yemedim içmedim, UGG için tasarımlar(!) yaptım. Firma çok beğenmiş (!) ve şu yukardakini üretmeye başlamış bile. Alın giyin, giydikçe beni anın. Gelin beni bulun. Zopanız hazır.

3 Ağustos 2011 Çarşamba

Yatmak öyle kolay bişey değil

"Hadi yatalım mı?" sorusunu takiben evde bir seferberlik hareketi başlıyor. Erken kalkan çok yol alır mantığıyla, yerimden hızlıca fırlıyorum. Bütün akşam "birazdan yaparım, yatmadan yaparım" diye diye ertelediğim duş geliyor aklıma.

Ani ve seri hareketlerle, bilgisayarı çantasına tıkarken, bir yandan da kanepedeki yastıkları düzenliyorum.

Start almış 100 metre koşucusu gibiyim. Bir yandan rakibimi (kocam) keserek, toparlanma işlerini tamamlamaya ve malum lafları duymadan (bütün akşam sallandın, bu saatte ne duşu, sabah kalkamayacaksın) kendimi duşa atmaya çalışıyorum.

Mutfakta dizi dizi sıralanmış bardakları makineye sallayıp, çocukların kıvır zıvırlarını denk yapıp yukarı çıkıyorum.

Banyo henüz boş. Ortam sessiz. Rakibim kapıları kilitleme, TV'leri kapatma gibi maskülen görevlerini (güvenlik ve teknoloji)  tamamlıyor. Bütün bunlar her akşam neredeyse aynı sırada ve yazılı olmayan görev tanımları çerçevesinde yapılıyor. (evlilik denen şey)

Kendime bi su tutup, odaya süzülüyorum. Giyinip, çocukları öpüp yatağa zıplıyorum. Yatmadan önceki bu son yarım saat beni çok yoruyor. Örtüyü kaldırıp yatağa dalıyorum.

Aklımdan şu çok yastıklı ve aşırı dekorasyonlu yatakları gösteren dergi fotoğrafları geçiyor. Kendimi o yastıkların tahliyesinin ne kadar süreceğini hesaplarken yakalıyorum. (anne tipi kafa)

Çok yastıklı yatak

"Yatmak bu kadar zor olmamalı diye" söylenip, pikemi belime sarıp, "yarın akşam bir 15 dakka erken yatarım" diye kendimi kandırarak uykuya dalıyorum.

2 Ağustos 2011 Salı

Adını Sen Koy

Bu kızı ve kedisini çiziyorum ara ara.
Sanıyorum çizmeye de devam edeceğim. Hatta renklendirebilirim de bunları.

Birer adları olsun istiyorum.
Demiştim ya ben isim bulma konusunda özürlüyüm diye. Yardımınız lazım.
Hadi bakalım öyle oturmak yok, çalıştırın kafaları.
Yazın önerilerinizi, içinden birlikte seçelim.
Şimdiden teşekkürler:))