Sayfalar

30 Eylül 2011 Cuma

Bir masal resimledim, hayatım değişti

Her şeyden önce sizlere teşekkür etmeliyim.
Evet evet, her şey sayenizde oldu. Yorumlarınızla, paylaşımlarınızla, desteğinizle bu noktaya geldi bu iş. (sizden korkulur)

Bir Kar Masalı, Dünya Ağacı Yayınları'ndan çıkıyor. Ekim sonu gibi piyasada olacak sanırım.


Esra Özlem ile başlayıp, Özgüranne Deniz'in de ekibe katılmasıyla bitirdiğimiz, her adımında büyük başarılar elde ettiğimiz, sihirli, mutlu, şans dolu masalımız artık sanal alemden çıkıp çocuklarımızın ellerinde daha da bir değerli hale gelecek.

Benim ismim sözleşmede "çizer"(!) olarak geçiyor. Şaka gibi. Utanmasam "çizer yazmasak olmaz mı?" diyecektim, o derece utana sıkıla yazıldı o oraya.

Masal içinde masal benim halim. Düşünsenize, resimlediğim ilk hikaye, basılı kitap haline geliyor. Ne büyük gurur, ne büyük mutluluk bilemezsiniz.

Sevgili Esra, ne iyi edip yolladın bana bu tatlı masalı. Birlikte çıktığımız bu yol, ne güzel hep ışıklı oldu.

Canım dostum Deniz. Sen ve Gideros sayesinde bu kadar tanındı kitabımız. Bu noktaya gelmesinde en büyük emeklerden birisi sana ve tabi ki sevgili Atılım'a ait. Çok teşekkürler.

Yayıncımız sevgili Tuğçe Hanım. Bize inandığınız ve bu heyecanın bir parçası olduğunuz için çok teşekkürler.

Veeee... her ne kadar tanışmamış olsak da, hem bu güzel masalın iPhone/iPad uygulamasını güzel sesiyle renklendiren hem de eserin kitap olarak basılmasına sebep olan Sevgili Özge Çatıkkaş, çok teşekkürler:))

Gündüz işinin, gece masalların kadını olan bana, desteğini esirgemeyen bir tanecik aşkıma da teşekkürler:))

Bu arada... Kitapla hemen hemen aynı zamanlarda yeni masal uygulamamız da girecek yayına. -bana bak bana, her yıl bir masal mı çiziyorum ben yoksa?! :))-

29 Eylül 2011 Perşembe

Karizma


Kutukafa dedik diye, Karamürsel sepeti mi sandınız? Adamdaki karizmaya bakın hele! :))

26 Eylül 2011 Pazartesi

Haydi oylamaya!


Hani hatırlarsanız yeni çizdiğim kız ve kedi karakterler için sormuştum ya size "Adını Sen Koy" diye...

Dünya kadar öneri yaptınız, hiç bu kadar beklemiyordum, sağolun varolun :))

İşi kolaylaştırmak için gelen öneriler içinden bir ön eleme yaptım ve en hoşuma giden dört adedini oylamaya sunuyorum.

Oylama için sayfanın sağ üst köşesindeki ankete ya da facebook sayfamdaki ankete yanıt verirseniz sevinirim.

Hadi bakalım şu işin adını koyalım! Söyleyin bakalım sizce hangisi?
1.Gloomberg ile Fatcat
2. Lady Voo ile Kedi Doo
3. Kara ile Hamur

4. Geri ile Heri
Bu önerileri yapanların isimlerini şimdilik yazmıyorum. Kazanan öneri sahibine aşağıdaki dijital çizimi hediye edeceğim:))




25 Eylül 2011 Pazar

NEHİR ANISINA KAÇUV YARARINA AİLE KOŞUSU

İbeking'de gördüm bu haberi. Geç haberdar oldum, duymayanlara haber vermek için de geç belki ama ileride yapılacak çalışmalar için haberiniz olsun.


Nehir'in ailesi, O'nun adına "Nehir'in Çocukça Yaşam Gönüllüleri" grubunu kurmuş. Web sitesine şu adresten göz atabilirsiniz: http://www.coyag.org/index.html

Yarın Nehir'in anısına düzenlenen bir koşu var. Katılabilecek durumda olanlar için bilgiler şöyle:

NEHİR ANISINA KAÇUV YARARINA AİLE KOŞUSU
İSTER KOŞ İSTER YÜRÜ!

Gün: 25 Eylül 2011, Pazar
Yer : İ. T. Ü.
Ayazağa Kampüsü,
Süleyman Demirel Kültür Merkezi
Saat: 10:00 - 12:00

Koşumuza katılım formunu doldurmak için tıklayınız.www.coyag.org/form.html

Parkuru, biraz da Nehir'e selam olacak şekilde, 3.5 km. olarak düşündük.
Sponsorların desteği ile içeceğimiz ve gönüllülerin el maharetiyle yiyecek ikramımız olacak.
Bugünün amacı, gönüllüler olarak biraraya gelip,
kanserli çocuklara, ve ailelerine onların yanlarında olduğumuzu göstermek.
Haydi! Bekliyoruz: "Her Hava Şartında"!

Katılım ücretleri:
Yetişkin: 20 TL
Çocuk: 10 TL
Aile: 40 TL

Etkinliğe katılım ücretleri, KAÇUV yararına, KAÇUV yetkilileri tarafından koşu gününde toplanacaktır.
Online kayıt formunu dolduran ilk 250 kişiye etkinlik günü birer COYAG tişörtü hediye edilecektir.
Etkinlik günü sınırlı sayıda tişört satılacaktır.

23 Eylül 2011 Cuma

ruhum hep desen desen

Şu fani blogculuk hayatımda, Allah bu klişe başlığı atmayı bana da nasip etti ya, ölsem de gam yemem artık :))

Az evvel şöyle tivitlemiştim ya:

Alın bakalım beğenecek misiniz sağa sola çiziktirdiğim kutu desenlerimi:))







19 Eylül 2011 Pazartesi

uyuyan güzel

Bir allahın kulu da dürtmüyor ki uyansın şu blog. Devrilmiş boylu boyunca yatıyor baksanıza:))

Şaka maka bloglar artık hıza yenik düşüyor. Mikro bloglarda laykı veren, smayliyi çakan son sürat yola devam ediyor. Herşey çok hızlı, kısa ve öz... Hayatın kendisi gibi. Yani şipşak! Uğraşmana gerek yok. 140 harf ya da bir fotoğraf karesiyle anı paylaş. İşte sorun burda: Anı paylaş... ve unut gitsin.

Ben blogu bu nedenle seviyorum işte. Herşey kalıcı: fotoğraflar, anılar, kelimeler, yorumlar hepsi burada, bir arada... Burada bir tarih var. Burada benim, OİP insanı olarak kayıtlı bir geçmişim var. Çocuklarımın da :))

Bunu seviyorum, bloglar bu nedenle hiçbir zaman tarih olmayacak bence. Yazanlar da okuyanlar da sağolsun :))

***
Blog yazmıyorsak yan gelip yatmıyoruz herhalde. Twitter ya da instagram'dan takip edenler az buçuk biliyor neler yaptığımı. Ama paylaşmadıklarım da var ( hmmm!)

Özetle:
  • Babam oldukça iyi, tedavi cevap verdi, hain kanser yine yenildi :)) (kökü kuruyasıca) 
  • Yeni bir masal hazırlıyoruz özgüranne'yle. Çizimler bitti, app ilerliyor. Fil sevenler kimmiş görelim? :))
  • Bir kitap geliyor. Elle tutulur, kuşe gibi, renkli gibi, kapaklı, ciltli miltli ;)) rüya gibi değil mi?
  • İstanbul'a döndük, çizim masama kavuştum. Artık daha sık kutukafa çizicem sizlere. (Ahh canım kutukafam)
Böyleyken böyle... Madem oturdum, benden, bizden bahsediyorum, alın size biraz da hayattan kareler...

Kakofoni ustası Çağan! Pompa hortumuyla sanat icra ediyor.


Yavru kuş....

Kahve yapmaya değil, havuza gidiyoruz:))

Saklambaç ustası. Diş, do, dis (bir ki üç)



 Vee eve dönüş. Kutukafa evde bizi beklermiş meğer.
 Şuna bak abisinin yanına kıvrılmış hemen:))

Yaşasın bloglar! (her iki anlamda da ;) kıps)

5 Eylül 2011 Pazartesi

Bu blog olmasaydı



Olmadık işler peşinde koşmaya başlayalı beş, kutukafa'yı doğuralı da iki yıl olmuş.

Bu sürede 900 post, 300'ü aşkın karikatür ve çizim yayınlamışım. İzleyici sayısı 900'e, yorumlar 8 bin 500'e ulaşmış. Güle oynaya, eğlene eğlene geçen bir dolu güzel zaman. Harika! :))

Bu blog olmasaydı blog alemi birşey kaybetmezdi belki ama inanın ben çok eksik kalırdım.

Çizecek cesaret bulamazdım. Kutukafayı yaratamazdım, kitaplar, app'ler yapamazdım. Bunca tatlı samimi dostla derdimi, mutluluğumu, deliliklerimi paylaşamazdım.

Hepinizi, tüm okurları, tüm kutukafa ve OİP dostlarını tek tek öpüyorum (okkalı bir mucks)

Size güzel bir doğum günü hediyesi vereceğim. (yoksa siz mi bana bu hediyeyi verdiniz kararsızım)

Çok ama çok az bekleyin!....


Kadınların Kabusu 11