Sayfalar

30 Aralık 2011 Cuma

Mutlu yıllar :))


Bir babadan bir anneye


Herkese merhaba:) Çekişi biraz önce yaptım, çok heyecanlıydı:))

Tüm katılanlara teşekkür ediyorum.
İnşallah tüm anne adayları sağlıkla, kolaylıkla kavuşsunlar minik meleklerine ve yeni yıl, anne-baba olmak isteyenlere de mutluluk, şans ve bir melek getirsin.

Hediyem bir kişiye Tuğçe Öztürk’ten Doğum Fotoğrafı Çekimi idi.
Çekilişi bir baba adayı kazandı:) İnce bir baba, şanslı bir anne ve tabi ki şansıyla gelen tatlı bir minnak:) Sizleri tebrik ediyorum. Yalnız e-posta belirtmemiş. Huuu Kerim Bey, hediyenizi almak için lütfen danışmaya:) olmadikislerpesinde@hotmail.com


Bu arada kaybedenler üzülmesin, hala kazanma şansınız var:)) Doğum Fotoğrafçısı Alev Durmuşoğlu'nun devam eden bir çekilişi var. Duymadıysanız hemen bakın derim: http://www.dogumfotosu.com/2012-yilbasi-hediyeleri/

26 Aralık 2011 Pazartesi

OİP'ten anne adaylarına yeni yıl hediyesi

Hiç aklımda yokken, çok sevdiğim bir dostumun aracılığı ile (hani bizim Fil'in Banyosu tanıtım videolarımızı yapan TLG) harika bir yeni yıl hediyesi geldi OİP okurlarına :)



Anne adayları, hediyem size:)

Bir kişiye Tuğçe Öztürk’ten Doğum Fotoğrafı Çekimi hediye ediyorum.
(Tuğçe hanım'a da bu nazik jesti için teşekkür ediyorum. )

Haydi hamişler, şansınızı deneyin:)
Babalar! Eşlerinize hediye edin.
Okurlar! Hamile eş-dost-akrabanıza sürpriz yapın!
Katılmak için:
  • Anne adayı olmanız (ya da hamile bir yakınınızın olması)
  • Doğumun İstanbul'da olması
  • Bu yazıya yorum bırakılması yeterli.
Yorumunuzda, e-posta adresinizi belirtirseniz, kazanmanız durumunda size ulaşmam kolay olur. (Geçen çekilişte biraz zorluk çektim açıkçası.)

Son katılım tarihi: 30 Aralık 2011, Cuma sabahı 10:00'da yazıyı yoruma kapatacağım ve çekilişi yapıp hemen ilan edeceğim.

Haydi bakalım bol şans herkese :))

Ha unutmadan, Tuğçe Hanım'ın web sitesine gözatın: http://www.tugceozturk.com/

Plastiği, neden mi geri dönüştürmeliyiz?


MIDWAY : trailer : a film by Chris Jordan from Midway on Vimeo.

Daha fazlasını öğrenmek için buyrun web sitesine: http://www.midwayjourney.com/

23 Aralık 2011 Cuma

Van İçin Örüyoruz



Kanatsız bir melek olduğuna artık kesinlikle emin olduğum Alev ve arkadaşları yine harika bir yardım kampanyası başlattı. Van'daki depremzede bebek ve çocuklara gönderilmek üzere el örgüsü eşyalar topluyorlar ve bizzat kendileri dağıtımını yapıyorlar. Web sitesinde kampanya şöyle özetlenmiş:

Sahi, ne yapıyoruz?
1- Örüyoruz
2- Bir araya toplanmasını sağlıyoruz (bize gönderiyorsunuz yani:)
3- Gelenleri türlerine göre (bebek-çocuk-bere-atkı-yelek-kazak gibi) ayırıp, koliliyor ve Van’da bulunan arkadaşlarımıza gönderiyoruz.
4- Oradaki arkadaşlarımız ise bizzat bebek ve çocuklara bizim ördüklerimizi giydirerek ısınmalarını sağlıyorlar.

Daha fazla bilgi için:  vanicinoruyoruz.com

Valla ben örgü bilmem ama kutukafam başladı örmeye. Eli yün-şiş tutan dostlar, sizi de bekleriz:))

22 Aralık 2011 Perşembe

Fönün bittiği yerdeyim

Blogculuk, girişimcilik, annelik üzerine bir yazı

Deli Anne, bir acayip yazmış yine. Acayip dediysem, tuhaf diye değil, güçlü, sarıp sarmalayan, gerçek bir kalemi var onun, öyle acayip güzel yazmış anlamında:)

Bizi yazmış: Deniz'le beni. Bir kaç kez üst üste okudum. İçime, aklıma, kalbime bir gizli kamera koyduğuna neredeyse eminim bu kadının.

Yaptığımız şeyle ilgili şu lafına çok vuruldum:
“Anneyken içimizde birikenlerle kendimizi bitirmek yerine, oluşan bu birikinti potansiyelini hareket enerjisine dönüştürmek gerektiğine dair, anneliğin birikintisini şikayetle öldürmek yerine faydaya çevirmeye dair umut verdi bana ve muhtemeldir ki bir çok anneye”

Oradan böyle görünmek ne harika bilseniz.

Teşekkürler Deli Anne, teşekkürler Alternatif Anne.

Okumak için buyrun bakalım.

20 Aralık 2011 Salı

Kutukedi goes to!!!!!

Kutukedi hediyeli yeni yıl çekilişi bugün bitti. Kazananlar belli oldu:))
Katılan herkese ve tatlı yorumlarına teşekkürler. Kedilerime iyi bakın ha:))

İşte kazanlar:
(bana mail atıp adresinizi ve telefonlarınızı yazın hemen. olmadikislerpesinde@hotmail.com
Şansınız daim olsun arkadaşlar:))

Mavi puvantiyeli fincanda kediyi kazanan Beyhan İslam!!! Tebrikler:))
İlk çizim (fincanda kedi)

Pembe puvantiyeli fincan kedisi Selcen'in oldu! tebrikler:))


Ve bardağa sarılan kutu kafa goes to A-AA! Red Riding Hood!!! Tebrikler:))

19 Aralık 2011 Pazartesi

Van'a yardım kitabı ve bizim sefil faaliyetlerimiz

Bu sene nedense, yeni yıl için oyuncaklı işlerle uğraşmaya hiç gönlüm yok. Yılbaşı temalı kıvır zıvıra elim varmıyor sokakta, evde de ağacı babayla kurup süslediler... Bir tek kurabiyeye "he" dedim. Ona bayılıyorum işte. Cuma günü yapağız kısmetse.

Bu akşam tembel işi yapıp, İkea evimizi birleştirip süsledik. Çocuklar çok eğlendi, Çağan süsleme için aldığım şeker, çikolata torbasına yumuldu. Öyle bir yedi ki görmeliydiniz. Bir şekeri eve takıyorsa, ikisini ağzına atıyordu ibişim. Ses etmedik, tadını çıkardı.








Evi kurumaya bıraktık şimdi, yarın yiyecekler bakalım:))

Biz böyle sefil işler peşinde koşarken, bir yandan, eksi bilmem kaç derecede, titrek bir çadır tentesi altında, böylesi bir evin hayalini kuran insanlar var :(

Bu konu için, yani Van depremzedeleri için yapılan pek çok sosyal medya seferberliği oldu. Elimizden geldiğince destek olduk, olmaya çalıştık. Bunları organize eden, destek veren, can-ı gönülden emek harcayan ne çok insan var, bravo gerçekten. 

Bunlar arasından, çok beğendiğim yeni bir çalışmadan bahsetmek istiyorum size. Blogcuların işbirliği, yürek birliği bir başka oluyor. Bir sürü blogcunun fotoğraflarıyla oluşturulan ve satışından oluşan fonun Van'a aktarılacağı bir kitap basıldı, duydunuz mu?

Daily İnspiration isimli kitabın satışı online yapılıyor. Detaylarını buyrun, ilk ağızdan dinleyin. Tık... 

Alın, destek olun, kütüphanenizde bu güzel esere yer açın. Bu işbirlikleri, bu dayanışmalar bitmesin hiç. İnsanların gün geçtikçe daha bencilleştiği, kendi hesabına bir kar yoksa kılını kıpırdatmadığı şu dünyada, bazı şeylere emek ve zaman harcayan, yüreğini koyan insanlara sahip çıkın. Emeği geçen herkesi yürekten kutluyorum.

Not: Sabırla buraya kadar okuyan okur kaldıysa, yeni yıl hediyesi olarak vereceğim kedi çizimlerim için son günün Salı olduğunu da hatırlatalım bari :))

16 Aralık 2011 Cuma

Kedişlerime yuva arıyorum, huuuu!!!

Yarın demiştim, gün bitmeden yetiştim:)

1.000 takipçi şerefine ve yeni yılın gazına aşağıdaki çizimleri hediye ediyorum.
Kısacası kedişlerimi evine götürmek isteyen 3 kişi arıyorum:))

Resimler suluboyadır, 18 cm kadar yüksekliği var.

İkametgah getirmenize, ayılıp bayılmanıza, paylaşmanıza, blogun etrafında 40 tur atmanıza gerek yok. Bu posta bir yorum, bir işaret, bir selam bırakın yeter.

Salı saat 17:00'de yorumları kapatıp, akşamına çekilişi yapıp açıklayacağım.
Hadi bakalım, başlıyoruuuzzzz! :))



14 Aralık 2011 Çarşamba

Binlerce Oyyip var!


Huoop, arada kaynamasın. Geçen haftalarda yok Filin Banyosu, yok vidyosu, yok AppStore'u, yok Android'i diye koştutup dururken arada kaynadı gitti. Bu blogda kayıtlı "takılanlar" kadrosu 1.000 kişiyi geçti.

Neye ve niye takılıyorsunuz merak etmiyor değilim, ediyorum.  Ama boşverin, rahat olun, gelin takılın. Ne ekmek istersiniz ne maaş. Ne söylenirsiniz ne bişey. Bana mutluluk verir, kıymetli hissettirir oradaki duruşunuz bilesiniz.

Dün çok sevdiğim bir dostum, okuduğu köşe yazısından alıntı yaparak "insan insanın hem kurdu hem yurdu, sen benim yurtlarımdan birisin oip'im" demiş. Böyle söze, böyle dostluklara, böyle sevilmeye ne denir. O kutu kutu pixel pixel avatarlarınızdan öperim tek tek:))

Gelin bunu kutlayalım. Hazır yeni yıl da geliyor, ikisini biraraya denkleyip parti verelim. Birkaç çizim hediye edeceğim size. Şimdi başım kalabalık, yarın yazayım detayını.

Kutlu mutlu binlere!!  Avatarlı gençlik sizi :)

12 Aralık 2011 Pazartesi

Nerde çokluk orda b*kluk

Görüşmeyeli nasılsınız iyi misiniz?

Valla beni sorarsanız, başım biraz kalabalık. Kutukafam bir kutukedi peydahlamış, encikli mencikli:)
Her bi yan kedişlerle doldu. Pek bir pamuk pek bir tatlılar, buyrun sevin ama sakın ekmek felan vermeyin :)




Ya o değil de buraya her gelen bir öncekini kıskanıyor, birbiriyle aşık atmaya kalkıyor falan. Şuna bakın, dünkü şey, kalkmış kutukafa'ya kafa tutuyor.

Neymiş: En kahraman buymuş.

Daha bunların tavşanı var, tilki, horozu var, santası, geyiği, kırmızı başlıklısı var. Gel de çık işin içinden.

Size anlatacağım, yazacağım çok şey var. Azıcık dinlenip geleyip hepsini dirim. Kalın sağlıcakla:)
Geçen hafta Deniz'le Alternatif Anne'ye çıkmıştık, okudunuz mu? Kim mi, benim canım, Bergen:)

9 Aralık 2011 Cuma

OİP kimdir, necidir, in midir, cin midir? :))

"Önce blog yazıları, ardından “Bir Kar Masalı” derken “Filin Banyosu”... Alternatif Anne, ismi ile özdeşleşen iki blogger’ı konuk ediyor bu ay sayfalarına. Alternatif çalışma şekilleri, alternatif hobileri ve sosyal medyadaki gizli güçleri ile “Özgür Anne” ve “Olmadık İşler Peşinde”ye kulak veriyoruz."

Fotoğrafta hafiften chewbacca'nın gelini havası var ama artık idare edin canım o kadar:))

Alternatif Anne'de  yer alan, Deniz'le birlikte güzel güzel anlattığımız röportajın tamamını okumak için buraya buyrunuz efem :)

Sevgili dostum Remziye ve Alternatif Anne'ye çok teşekkür ediyoruz.

Yeni yıl hediyesi kazanmak ister misiniz?


Şu camiada olup da, bu yastıkların hastası olmayan var mı?

Sevgili Nihan, yeni yıl için hepimizin ağzının suyunu akıtan bu tatlı yastıklardan, Doğan Egmont'tan yeni çıkan kitaplarından ve tabi ki el boyaması bir de resim hediye ediyor blogunda.

Katılmak için şu posta yorum bırakmanız yeterli.
Baştan söyliyeyim, yastıklar benim. Gerisi için şansınızı deneyin derim ;)

Not: Durun durun yoruma bana değil, Nihan'ın blogundaki şu posta bırakacaksınız. ilahi:))

7 Aralık 2011 Çarşamba

4 Aralık 2011 Pazar

İçinden minnak geçen videyo

Dikkat bu videyo aşırı dozda minnak içermektedir :) Pazar kahvesinin yanında lokum olarak tüketilmesi önerilir :))


Teşekkürler TLG

1 Aralık 2011 Perşembe

Sen adam olmazsın pide surat

Yatakta yüzüstü yatmış, bedenimi yerçekimine emanet etmişken, bir an yastıkta yamulmuş duran suratımı düşündüm. Az önce sürdüğüm türlü kremlerle, gençlik vaadederek avutup pöhpöhlediğim cildi, şimdi böyle bir pide gibi yamyassı yapmam hiç adil değildi. Hem zaten güzellikle ilgili ezberlenmiş yazılar yazan gazete ve kadın dergileri de aynı şeyi söylemiyor muydu: "Erken kırışmak istemiyorsanız, sırtüstü yatın"

Böyle yüzüstü yatarak kendime ne tür bir kötülük yapıyordum ben Allahaşkına?! Umarım mutluydum. Hem yüzüm hem gögüs dekoltem(!) erken buruşacaktı. Gittikçe ağırlaşan göz kapaklarımı bir anda dehşetle açarak, korkuyla sırt üstü döndüm. Bunu kendime yapamazdım.

Pideleşen suratımı ellerimle yokladım. Kremler yerindeydi. Acaba şu an cildim üzerinde ne gibi etkiler yapıyorlardı? Bir takım etken maddeler cildimin doğal ışıltısını geri kazandırırken bir diğeri bağ dokuları güçlendirmek için dokulara bağırıp çağırıyordu "çalışın durmak yok". Bir grup etken diğerleriyle helalleşip yola çıktı: serbest radikallerle savaşmaya gidiyorlardı. İşleri zordu. Bu sürdüğüm gece kremiydi ve sabaha kadar ince çizgilerin ve kırışıklıkların görünümünü gözle görünür bir şekilde azaltmaya yemin etmişlerdi.

Onlar böyle mücadele ederken, benim yüzüstü yatarak, cidimi pile pile edip, dikiş desenleri ile yol yol etmem hayvanlıktı.

Yanağımdaki etkenlere pıt pıt vurarak, "haydi bakalım siz işinize bakın, beni merak etmeyin, sırtüstü yatıcam, sizde çok geçe kalmayın" diyerek sırtüstü yattım.


 ***

Sabah aynada yüzümdeki derin yastık izine bakıp, "sen adam olmazsın pide surat, erken kırışacaksın anladın mı, erken!" diye içimden kendime bi ton fırça atarken, etkenlerin ağlamaklı sesini duyar gibi oldum: "ne yaptın abi bütün gece yine yüzüstü yattın yine"