Sayfalar

22 Eylül 2013 Pazar

Bir takım portreler

Defterler dolusu desen, karalama yapıyorum...
Kenarda köşede unuttuğum öyle çok çizim var ki..
 
Desenler çok önemli.
İşte buyrun, bir küçük karalamadan nasıl enfes bir seri doğdu.
 
Aslına bakarsanız, kutukafanın doğuşu da bizzat bir karalamadan olmamış mıydı?
 
 



21 Eylül 2013 Cumartesi

Samır taym

Ne yazdı ama....
Telefon değil, mevsim olarak diyorum.
  • Tatilsiz bir yazdı. İş yerinde çok çalışmalı, projeli, heyecanlı, duygulu, yorucu ama bir o kadar güzel işler peşinden koşmalı bir yazdı... Sonu iyi oldu ama. Pırıl pırıl parlayan, yüzleri kocaman gülümseten işler ortaya çıktı. Mutlu olduk, gururlandık, yorguluklar falan uçtu gitti böyle olunca...
  • Bu yaz çok sevdiğim, çalışmaktan, paylaşmaktan çok keyif aldığım bir çalışma arkadaşım ayrıldı işten. Onu alıp bir veda yemeğine dahi gidecek vakit bulamadım. Ha bugün ha yarın derken toparlandı gitti. Zaman geri gelmiyor ne yazık ki. Çalışırken, meşgulken farketmiyorsun ama sonradan koyuyor böyle şeyler. Kendimizden verdiklerimiz, kaybettiklerimiz, geri alınamayanlar...
  • Bir kitap resimledim bu tantananın arsında. Nasıl oldu, nasıl yetiştirdim bilmiyorum ama güzel oldu. Özel bir proje, çocuklar için gönüllü bir çalışma idi. Konu çocuklar olunca zaman bulunuyor her türlü. Sanıyorum bu aralar yayınlanacak. Bekliyorum.
  • Eli kulağında bir başka proje daha var. Yine çocuklar için ama bu sefer bir uygulama. Onun da son bir kaç detayını toparladık yazın. Eli kulağında.
  • Blogger Kutukafam Deichmann blogger etkinliğinde yer aldı sonra. Kenar süsü oldu, davetiye oldu, sevimli güzel bişey oldu. Fotoğraf: Mori Events instagram hesabından
 


  • Anlayacağınız ölmedim yani, yaşıyorum. Aslında ekmek parası peşinde koşuyorum :) (acıların Oyyibi)