Sayfalar

17 Şubat 2014 Pazartesi

Kanser hastası minikler ve arkadaşları için bir kitap

Sizlerle parçası olduğum önemli bir projeyi paylaşmak istiyorum.
Bir süredir beni takip edenler, gönüllü olarak desteklediğim, çocuklara yönelik projeleri bilirler. Renklerim ve çizgilerimle onların mutlu dünyalarını biraz daha eğlenceli hale getirmek diyebiliriz yaptığıma.
İşin zor tarafları da var. Asıl el uzatılması gereken yardıma ve bakıma muhtaç çocuklarımız. Hastalıklarsa en söylemesi zor olanı. Çocuk ve hastalık ne kadar birbirine tezat ve yakışmayan iki sözcük...
Bu konuda faaliyet gösteren Hayata Renk Ver Derneği'ni ve çalışmalarını belki duydunuz. Kanser hastası çocukların dünyasına renk katmayı amaçlayan bu derneği tanımanızı, çabalarına katkı koymanızı çok isterim.

Dernek yakın zamanda National Children’s Cancer Society – NCCS tarafından hazırlanmış bir kitabın Türkçe'ye uyarlamasını Kanserle Dans Derneği ile ortak yürüttüğü çalışmanın sonucunda
Sevimin Yeni Maskesi adıyla yayınladı.


 
Sevimin Yeni Maskesi; içinde öykü barındıran bir boyama kitabı.
 
Kitabın orjinal içeriği korunmakla birlikte, çizim aşamasında karakterleri ve mekanları yeniden yorumladım.
On iki sayfalık bu kitap, kanser hastası çocuklarımız, aileleri ve arkadaşları için hazırlandı.
Okurların tek başlarına, arkadaşları ya da çocuklarıyla birlikte yapabilecekleri etkinliklerle hoş vakit geçirebilmelerinin sağlamanın yanı sıra; toplumda kanserli hastalara ilişkin önyargıyı gidermeyi ve hastalıkla ilgili bilgilendirme yapmayı amaçlıyor.
Kitap özetle şu önemli mesajları veriyor:
  • Kanser bulaşıcı bir hastalık değildir.
  • Maske, çocuğun hastalıktan korunması içindir.
  • Senin ya da başkasının yaptığı bir şey, örneğin yaramazlık yapmak gibi bir durum kansere sebep olmaz.
  • Yaşlı, genç, çocuk herkes kanser olabilir.
  • Kanser hastalığı tedavi edilebilir, ilaçlar hastayı iyileştirir.
  • Tedavinin yan etkileri vardır.
  • Kanser olan arkadaşının ya da kardeşinin sana ihtiyacı var. Şu an hasta da olsa o hâlâ aynı kişi.
Bir de fotoğrafın uygulama tarafına, yani ülkemizde hastalığın algı ve tedavi sürecine bakalım.
Bizim hastanelerimizde hastalar hastalığı yaşayarak yani  tecrübe ederek öğreniyorlar.
Bu durum, özellikle de kimsenin süreci anlatmaya "kıyamadığı" çocuklar için ciddi travmalara neden olabiliyor. Aileler ve bazen doktorlar bile kanser kelimesini söylemeye imtina ediyorlar.
Yapılan araştırmalar gösteriyor ki, aslında tam aksi olmalı. Normalde olması gereken hastanın özellikle de çocukların bu süreci anlayabilmeleri için apayrı programlar geliştirilmeli.

Gelin bu anlayışı değiştirmeye sizler de yardım edin. Bloglarınıza yazın, paylaşın, basının dikkatini çekmesi için yardım edin.
 
Psikoloji ve pedagoji uzmanları ve eğitim danışmanlarının eşliğinde hazırlanan Sevim'in Yeni Maskesi kitabı aslında Türkiye'de bu anlamda bir şeyleri değiştirmeyi hedefliyor.

Annesinin yürekli anlatımıyla an an blogundan kanserlemücadelesini takip ettiğimiz sevgili küçük melek Nehir'i hatırlayın. Oradaki bilinçli yaklaşım ve duruşu, bu bakış açısıyla yeniden tartın.

Yaramazlık yaptı, annesini üzdüğü için hasta olduğunu düşünen çocuklar istemiyoruz. Bu zor ve uzun bir süreç. Önyargıların ortadan kaldırılması sürecinde sizlerin de desteğinizi istiyoruz.
Kitaba ulaşmak için dernekle irtibata geçebilir ya da linkten indirebilirsiniz:
http://www.hayatarenkver.com/upload/seviminyenimaskesi.zip

Çocukların hep mutlu olduğu güzel bir dünyaya...

10 Şubat 2014 Pazartesi

Zürafa

Sabahtan beri zürafanın doğranma olayından kafayı yemiş durumdayım.
 
 


Hayır neden öldürüyorsun çocuk zürafayı. Yolla gitsin anavatanına. Hadi kafayı yedin öldüreceksin neden çocukların önünde kesip biçiyorsun. Neler oluyor dünyanın sonu mu geldi, benim mi haberim yok?!!
 
O yavruyu orada öldürenin de, çocukların önünde kesip biçenin de, bu vahşeti çocuğuna izletenin de....
 
Dağılın... kapatıyorum dünyayı...b*kunu çıkardınız iyice.